İki kültürü de yansıtan bir festival

Bu yıl 17.’si gerçekleştirilen ‘Nürnberg Türkiye Almanya Film Festivali’ yine onlarca filmin izlendiği, yönetmen ve oyuncularla söyleşilerin yapıldığı bir sinema şöleni oldu. 20 yıl gibi uzun soluklu bir etkinlik olma başarısını gösteren festival hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için arkadaşımız Zeynel Kameroğlu, Festival Başkanı Adil Kaya ile görüştü.

 

Yıllardır devam eden ‘Nürnberg Türkiye Almanya Film Festivali’nin bugün geldiği yer konusunda neler söyleyeceksiniz?
Adil Kaya: ‘Türkiye-Almanya Film Festivali’ uluslararası anlamda seviye kazanmış bir festival durumuna geldi. Nürnberg’de düzenlediğimiz Türkiye/Almanya Film Festivali sanırım iki ülke kültürünü eşit düzeyde bir araya getiren ve diyalog sağlayan tek önemli etkinlik. Eşit düzeyde diyalog kavramı çok önemli. Her şeyden önce karşılıklı saygıyı içeriyor bu. Bir kültür dünyasının diğer bir kültür dünyasından daha üstün olduğu düşüncesi çok yanlış. Gel gelelim Almanya’da hemen hemen hiç bir zaman eşit bir düzeyde kabul edildiğimizi görmedim. Bu çok önemli bir konu ve bence Türkiyelilerin Alman kültürüne adapte olmamalarının en önemli nedeni de bu. Yani ‚bizi eşit düzeyde kabul etmiyorsan, biz seni hiç kabul etmiyoruz’ gibi bir tepki sözkonusu. Festival galiba bu eşit düzey anlayışını çok iyi bir şekilde içerdiğinden, sempatisi de büyük.

Festivalimiz, Türkiye Sineması’na düzenli bir şekilde dışarı açılma olanağı vermesi açısından da önemli bir etkinlik. Almanlar zaten festivalimizi Almanya’nın en önemli festivallerinden biri olarak gösteriyor ve konulu festivaller arasında en iyisi diyorlar.

 

Festivaliniz aracılığıyla tanınan ya da ünlenen yönetmen veya oyunculardan kimleri sayabilirsiniz?

Şimdi biz bu etkinliği 20 yıldır yapıyoruz, şöyle geriye dönüp baktığımızda ben de şaşıp kalıyorum. Örneğin ilk kısa filmiyle bize katılan ve ilk ödülünü bizden alan Hamburglu Ayşe Polat şimdi uluslararası festivallerde ödüller kazanan bir yönetmenimiz. Aynı şey Fatih Akın için geçerli, 17 yıldır tanışıyoruz, ilk ödülünü bizden aldı. Yine oyuncu Sibel Kekilli ve ilk kısa filmiyle bizim yarışmamıza katılan yönetmen Nuri Bilge Ceylan sayabileceğimiz diğer isimlerden bazıları.

 

Almanya’da Türkiye kökenli sinemacıları da katarak Alman sinemasının gidişatı hakkında neler diyeceksiniz?

Almanya’da göçmen kökenli sinemacılar gittikçe kendilerini belli etmekteler. Bizim bu yılki programa da bakarsanız bu çok net gözüküyor. Göçmen kökenli sinemacılar olsun diğer yönetmenler olsun, gerçek yaşama bağlı film yapanların oranı az değil, bu da çok sevindirici birşey.

Seyirci kitlesine baktığımızda Almanya’da hala kırılmayan bir sinema sevgisi var. Yani insanlar bazı duygularını bir sinema salonuna gidip, ortak yaşamak istiyorlar.

 

Bu yılki festivalin dikkat çeken özellikleri neler oldu?

Bu yıl okul çocukları için yaptığımız gösterilerde bir patlama yaşandı ve öğrenci sayısı iki katına çıktı. 80 değişik sınıftan iki bine yakın öğrenci sabah matinelerinde festival filmleri izlediler. Bu yıl başka bir gelişme de, festivale katılan göçmen kökenli sanatçı ve yönetmen sayısının epey artması oldu. Bu da festivalin Almanya’da gittikçe artan bir ilgiyle izlendiğini gösteriyor.

İzleyici profili açısından Alman ve Türkiyeli izleyiciler aşağı yukarı eşit oranda gerçekleşti. Sanatçı söyleşileri açısından da durum böyleydi. Festival boyunca toplam izleyici sayımız 10 binin üzerine çıktı. Tabii bunda film ve sanatçı seçimi büyük rol oynuyor; daha çok her iki toplumu da ilgilendiren toplumsal içerikli filmlere ağırlık veriyoruz.

 

Türkiye Almanya Film Festivali’nde ödüller belli oldu

Nürnberg’te geleneksel olarak gerçekleştirilen „Türkiye Almanya Film Festivali“ 10 Mart’ta düzenlenen ödül töreniyle sona erdi.

Uzun metrajlı film yarışmasında en iyi film ödülünü, Reis Çelik’in yönettiği „Lal Gece“ ile Christian Petzold’un „Barbara“ adlı film kazandı.

En İyi Erkek ve En İyi Kadın Oyuncu ödülleri de, „Lal Gece“de başrol üstlenen İlyas’ Salman ve Dilan Aksüt’e verildi.

Festival kapsamında verilen Mahmut T. Öngören İnsan Hakları Ödülü’nü ise „Zene“ filminin yönetmenleri Caner Alper ve Mehmet Binay kazandı.

Festivalin „seyirci ödülü“ de „Bir arkadaş için hayır duası“ filminin yönetmeni Leo Khasin’e gitti. (YH/NÜRNBERG)