Irkçılık ve yoksulluğa karşı güçlerimizi birleştirelim

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) 23-25 Mart tarihleri arasında 17. Genel Kongresi’ni Köln’de toplayacak. Yürütme Kurulu üyesi Sefariye Ekşi, kongre öncesinde gazetemizin sorularını yanıtladı.

 

Bu yılki genel kongrenizde hangi konular öne çıkıyor, öncelikli gündemleriniz neler?

17. Kongremizin şiarı „Irkçılık ve yoksulluğa karşı güçlerimizi birleştirelim!“. İçinden geçtiğimiz dönemin özellikleri ve emekçilerin öne çıkan ihtiyaçları bu konuları daha yoğun ele almamızı gerektiriyor. Her türden ırkçılığa ve milliyetçiliğe karşı emekçilerin ortak yaşamını ve birlikte mücadelesini güçlendirmek üzere çalışmalarımızı nasıl daha etkili hale getirebiliriz sorusuna yanıtlar arayacağız.

 

Niçin ırkçılık? Irkçılık gündemi Almanya’da yeni değil?

Irkçılık gündemi elbette yeni değil. Yeni olan şu: son dönemdeki gelişmeler, ırkçılığın kaynağının ‚bir avuç nazi‘ olmadığını açığa çıkardı. Herkesin de bildiği gibi faşist Zwickau çetesinin işlediği cinayetler, Almanya’daki ırkçılık konusunda yıllardır söylenenleri, çok açık bir şekilde gün ışığına çıkardı. En önemlisi devlet güçlerinin bu cinayetlerdeki rolü ve sorumluluğu daha açık gündeme geldi. Aynı zamanda önümüzdeki dönem açısından ırkçılığa karşı mücadelenin hedeflerini daha da berraklaştırdı ve Alman halkı arasında ırkçılığa karşı duyarlılığı arttırdı. Tabii diğer yandan gerek ırkçı saldırılar, gerekse hükümet ve kimi politik çevrelerin “İslam, göçmenler, uyum” konulu tartışmaları Türkiyeli emekçilerde içe kapanma, toplumu ve Alman emekçisini de kendine düşman görme yanılgısını güçlendiriyor. Bunlara karşı bugün dünden daha yaygın, örgütlü ve ortaklaştırılmış bir mücadele gerekiyor. Ve bunun olanakları da düne oranla daha fazla. Kongremizi de çalışmanın bu yönü özel olarak ilgilendiriyor.

İkinci gündeminiz yoksulluk… Dünyada ve Almanya’da yaşananlardan bağımsız değil tabii ki. Geçen dönemde ekonomik kriz tartışılıyordu ama bu dönemde bunun sonuçları bizzat işçi ve emekçiler arasında yaşanmaya başladı. Taşeronlaşma ve ucuz işgücünün yaygınlaşması çalışmaya rağmen yoksulluğu daha da artırdı. 12 milyon insan yoksul durumda. Çalışanların yüzde 26’sı ise düşük ücretli işlere mahkum. Çalışan Türkiyelilerin büyük çoğunluğu da bu durumda. Diğer yandan ise toplumda kiralık işçiliğe karşı tepkiler giderek artmaya, “kiralık firmalar yasaklansın” talebi ilgi görmeye başladı. Asgari ücret talebini herkes dillendirmek zorunda kalıyor. O zaman bizler için de buradan çıkarılması gereken sonuç; “yoksullaştırmaya karşı taleplerin Türkiyeliler içinde daha yaygınlaştırılması, mücadelenin örgütlenmesi için sendika, parti vb. ile ortak mücadelelerin, kampanyaların daha da güçlendirilmesidir” diye görüyoruz.

 

Genel kongre öncesinde bölge dernekleri kongrelerini yaptı. İki yıl önceki kongrelerinizle karşılaştırdığınızda nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim kongre anlayışımız sadece üyelerle buluşup “neyi yaptık, neyi yapamadık‘  tartışmasını yapmak değil. Üye bileşenlerimizin ötesinde, faaliyet yürüttüğümüz her alanda birlikte hareket ettiğimiz veya gelecek dönemin görevleri açısından ortak çalışma örgütleyeceğimiz kişi ve kurumlarla, işçi, emekçi, kadın ve gençlerle buluşmayı önemsiyoruz. Bunu yaptık bölge derneklerimizde. Almanya çapında 25’e yakın derneğimiz kongresini yaptı. Geçen kongrelerimizden daha fazla sayıda üye ve konuk biraraya gelip yukarıda belirttiğimiz konularda atılacak adımların, daha yaygın ve daha zengin hale nasıl getirilebileceği üzerine değerlendirmeler yapıp, kararlar aldı. Kongrelerimiz örgütlü çalışmanın geliştirilmesi açısından bir adım oldu diyebiliriz.

 

Daha önceki kongrede DİDF’in kitleselleşmesi yönünde karar almıştınız. Bu durum kongrelere nasıl yansıdı, bir mesafe kat edildi mi?

‚Kitleselleşme‘ göreceli bir kavram. Bir önceki döneme göre daralma değil, aksine genişleme ve gelişme var. Azımsanmayacak sayıda derneğimizde işçi-sendika, kadın, gençlik ve semt çalışma gruplarımızın yaptıkları çalışmaların üzerinden yeni üyeler kazanıldı. Derneklerimizde yenilenme var ve bunlar yeni dernek yönetimlerimizin seçimlerine de yansıdı. Önümüzdeki dönemde bu yenilenme bize daha ileriden ve yeni görevler de yüklüyor. Ama elbette ki var olanla yetinmeyip; mücadelenin ihtiyaçlarına uygun olarak örgütlülüğümüzü daha da yetkinleştirme görevimiz var.

Gelecek dönem için başlıca hedefleriniz neler olacak? Ne türden kararlar almayı planlıyorsunuz?

Kongremize katılacak olan yaklaşık 120 delege arkadaşımızla almak istediğimiz çeşitli kararlar konusunda önerilerimiz var. Bunlar içinde öne çıkanlar ise şunlar olacak: Alman vatandaşlığına geçişlerin önündeki engellerin kaldırılması; NPD’nin ve tüm faşist örgütlenmelerin yasaklanması kampanyasının Türkiyelilere taşınması; kiralık işçiliğin yasaklanması ve eşit işe eşit ücret konusunda sendikaların desteklenmesi. (YH)