Portekiz’de GREVE GERAL!

Portekizli emekçiler, emperyalistlerin ekonomik dayatma ve saldırılarına karşı genel greve çıktılar. 24 saatlik genel grev sona ermesine karşın Başkent Lizbon’da metro ve bazı limanlarda grevler devam ediyor. Hükümet yanlısı UGT Sendika Konfederasyonu genel greve destek vermemesine karşın 38 şehirde kitlesel protestolar gerçekleşti. Genel grevi örgütleyen CGTP, işçileri ülkede kalmaya ve mücadele etmeye çağırıyor.

Uluslararası sermayenin piyonuna dönüşen Portekiz hükümetinin saldırılarına karşı yüzbinlerce emekçi genel greve çıktı. Kamuoyunda kısaca “Troyka” olarak adlandırılan Avrupa Birliği (AB), Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından dayatılan ekonomik yaptırımlar ve çalışma yasalarına yönelik saldırılara karşı Portekizli emekçiler 16 ay içinde üçüncü genel grevlerini düzenlediler.

2010 ve 2011 Kasım aylarında düzenlenen genel grevler ülkenin iki büyük sendika konfederasyonu tarafından ortak düzenlenirken bu kez çağrı sadece Portekiz İşçileri Genel Konfederasyonu (CGTP) tarafından yapıldı.

 

ÇALIŞMA YASALARI ESNEKLEŞTİRİLDİ!

18 Ocak günü hükümet, işverenler birliği ve hükümet yanlısı sendika konfederasyonu UGT (İşçilerin Genel Birliği) tarafından çalışma yasalarının esnekleştirilmesine yönelik bir uzlaşma imzalanmıştı.

Uzlaşmaya göre çalışma süreleri ücret karşılığı olmaksızın günlük 8 saatten 12 saate, haftalık çalışma süreleri ise 40 saatten 60 saate kadar uzatılabilecek. Bundan böyle işverenler neden göstermeden ve tazminat ödemeden işçi çıkartabilecekler.

Ayrıca fazla mesai zamları yüzde 50 indirilirken, Noel ve izin paraları kesiliyor. Aylık asgari ücretin 432 Euro’ya düşürülmesiyle ülkede ilk kez yoksulluk sınırının altında ücret ödenmesi sözkonusu olacak. Düzenleme çerçevesinde yine üç ücretli izin günü ve dört resmi tatil günü de silinerek işgününe dönüştürüldü.

Bunun yanı sıra kollektif sözleşmelerle ilgili yasayı da değiştiren “Portekiz troykası”nın yaptığı değişiklik, bundan böyle toplu sözleşme görüşmelerine fabrikalardan sendika temsilcilerinin katılımını da ortadan kaldırıyor. Hükümet ayrıca eğitim ve sağlık alanına yönelik bütçeleri kısıtlayarak onlarca kamu işletmesini satışa çıkarıyor ve işsizlik parasını bir kez daha düşürüyor.

Ülke genelinde resmi işsizlik, istatistiklerde yüzde 14 görünse de CGTP bu oranın yüzde 20’lerde olduğuna dikkat çekiyor.

 

SINIF BÖLÜNMÜŞ DURUMDA!

“Bu grev CGTP’nin grevi değil, yeni çalışma yasalarına karşı direnenlerin ve onurlarını korumak isteyen herkesin grevidir.” Bu sözler CGTP Başkanı Armenio Carlos’a ait. Carlos’un böyle bir açıklama yapması UGT yönetiminin sınıf düşmanı tutumuyla ilgili.

800 bin üyeli CGTP, Portekiz Komünist Partisi’ne (PCP) bağlı çalışırken 400 bin üyeli UGT ise hükümetteki sözde sosyalist PS ile birlikte çalışıyor. CGTP’nin grev çağrısına sadece PCP destek vermedi, aynı zamanda “Bloco de Esquerda” da (Sol Blok) destek verdi. Çalışma yasalarının esnekleştirilmesine yönelik uzlaşmayı PCP gibi reddeden Bloco de Esquerda yöneticileri, “Militanlarımızın ve üyelerimizin birçoğu UGT üyesi olmasına karşın genel greve katılmaları için çağrı yaptık. Çünkü bu genel grev çalışma yasalarının esnekleştirilmesine karşı yapıldığı gibi ülkenin emperyalistlerce kuşatılmasına karşı da verilen bir mücadeledir” diyorlar.

UGT’nin genel greve destek vermemesine rağmen, grevin etkileri ülke genelinde hissedildi. 38 şehirde genel grevle birlikte çok sayıda kitlesel protesto gösterileri yapıldı. Buna rağmen bu genel grev önceki eylemlerle kıyaslandığında daha zayıf geçti. Durumu değerlendiren CGTP Başkanı Carlos, “Genel olarak başarılı bir eylemden söz etmek mümkün, fakat bazı bölgelerde ve sektörlerde katılımın daha az olduğunu da söylemek zorundayız” dedi.

 

ÜLKEYİ TERK ETMEYİN, KÖLELEŞMEYİN!

Çok sayıda genç emekçinin AB ülkelerine ve Portekiz’in eski sömürgelerine giderek ülkeyi terk ettiğine dikkat çeken Carlos, “Köleleşmek istemiyorsanız ülkeyi terk etmeyin, bizimle birlikte mücadele edin” dedi.

Bu vesileyle Başbakan Pedro Passos Coelho’yu da eleştiren Carlos, “Başbakan daha birkaç ay önce gençlerimize şanslarını ülke dışında denemelerini söyledi. Biz bunu kabullenmiyoruz ve bütün gençleri ülkede kalmaya ve mücadele etmeye çağırıyoruz” dedi.

Portekiz İnşaat İşçileri Sendikası SCP Başkanı Albano Riberio, sermaye ve hükümetinin politikalarının gençleri kölelik koşullarında çalışmaya zorladığını söyledi. “Kriz politikaları, giderek artan bir sayıda Portekizlinin köleliğe benzeyen şartlarda çalışmalarına neden oluyor. İspanya’da tarım alanında çalışan işçilere kaba kuvvet uygulandığını gördük, Almanya’da inşaatlarda 12 saat çalışan işçilerimizin 15 kişilik barakalarda kaldıklarına tanık olduk. Yasal yoldan iş bulamayanların şebekeler aracılığıyla Fransa, Lüksemburg ve diğer ülkelerde kaçak, her türlü haktan yoksun çalıştırıldıklarını biliyoruz” diye konuşan Riberio, “Biz bunları kabullenmeyeceğiz, mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Hükümetin açıklamalarına göre 2011 yılında 200 bin Portekizli emekçi yurtdışında iş bulma umuduyla ülkeyi terk etti. Ülkede kalanların ve henüz işini kaybetmeyenlerin durumu ise kötüleşmeye devam ediyor. Publico dergisinin 22 Mart günkü sayısında yer alan bir haberde, “Çalışanların yüzde 60’ı 310-900 Euro net aylık ücret ile geçinmek zorundalar” denildi.

2011 yılında yüzde 1,5 daralan ekonominin 2012 yılında yüzde 3,3 daralması bekleniyor. Bu da daha fazla işsizlik ve yoksulluk anlamına geliyor. Enflasyonun yüzde 4’lerde seyretmesi ve vergilerin yükselmesi ise, yoksulluğun 2012’de da artmayı sürdürecek olması anlamına geliyor. (YH)

 

 

 İSPANYA “HUELGA GENERAL”E HAZIR

İspanyol sendikalarının tamamı ve ülkedeki bütün emekten yana politik gruplar, partiler 29 Mart günü için 24 saatlik genel grev (“Huelga General”) çağrısı yaptılar. Ülkede son yılların en güçlü genel grev ve eylemlerine sahne olması bekleniyor.

Uluslararası Gıda İşçileri Sendikaları Birliği (IUL) tarafından yapılan açıklamada, “İspanyol işçileri, sendikaları ve bütün halkı sadece İspanya’daki saldırılara karşı mücadele etmiyorlar. Onlar AB genelinde Troyka tarafından dayatılan politikalara karşı mücadele ediyorlar. Biz IUL olarak, 29 Mart genel grevini desteklediğimizi ve hükümet geri adım atıncaya kadar kardeşlerimizin yanında olduğunu ilan ediyoruz. İspanyol kardeşlerimizle uluslararası dayanışma çağrısı yapıyoruz” denildi. (YH)