Talepler elde edilebilir!

ARA SIRA / UMUT YAŞAR

 

3,6 milyon emekçinin çalıştığı metal işkolunda TİS görüşmelerinin bütün Almanya işçi sınıfı için farklı bir yeri olduğu bilinmekte. Talepler metal işkoluna özgü olsa da bu işkolunda imzalanan sözleşmeler dolaylı ve dolaysız olarak bütün işkollarını etkiliyor. Metalde imzalanan ücret sözleşmesinin diğer işkolları üzerindeki etkisinin, örneğin kamu işkolunda imzalanan sözleşmelerden çok farklı olduğu biliniyor.

Fakat bu yıl durum biraz daha değişik. Bu yılki TİS görüşmeleri salt ücret TİS görüşmeleri olmasına karşın IG Metall bir adım daha ileri giderek iki tür talep ileri sürdü. İlki, belirtildiği gibi ücret artışıyla ilgili, ikinci bölüm ise kiralık işçiliği düzenlemeye yönelik adımları ve gençlerin gelecekleriyle ilgili talepleri içeriyor.

Şüphesiz tabanın baskısı olmadan özellikle kiralık işçilerle ve gençlerle ilgili talepler gündeme gelmezdi.

Kiralık işçiler ve çıraklarla ilgili ileri sürülen talepler, gerçekte bütün işçi sınıfının ortak talebidir. Taleplerin TİS’lerde gündeme gelmesi politik açıdan kendi başına bile çok önemli. Bu taleplerle sınıfın önemli kesimlerinin karşı karşıya olduğu insanlık dışı çalışma koşullarının gündeme gelmesini sağladığı gibi sermayenin, kiralık işçi uygulamasıyla işçi sınıfını daha fazla bölme çabaları da gündeme gelmekte ve işçiler arasında daha yaygın tartışılması için olanak sunmakta. Meslek eğitimini bitiren gençlerin ezici çoğunluğu süreli iş sözleşmeleriyle oyalanıyorlar. Son yıllarda işe alınan gençlerin yüzde 60’ın yakın bölümü süreli sözleşmelere sahipler. Yani geleceğe yönelik herhangi bir plan yapmaları dahi mümkün değil.

Böylesine önemli taleplerin ileri sürülmesi, doğal olarak bunların ‘nasıl elde edilebileceği’ sorusunu da gündeme getiriyor.

12 ay için yüzde 6,5 talep eden sendika, eğer üyeleri arasında büyük bir hayal kırıklığı yaşanmasını istemiyor ve ileri sürülen talebe yakın bir sonuç elde etmek istiyorsa; eğer kiralık işçilerle ilgili işyeri temsilcilerine daha fazla söz hakkı ve eşit işe eşit ücret talebini içeren yeni bir düzenleme istiyorsa; eğer gençlere geleceklerini en azından ekonomik açıdan daha iyi planlamalarına olanak sunmak istiyorsa o zaman kısa zamanda süresiz grev hazırlığına başlamaktan başka çaresi yok.

Metal işverenleri sundukları sözde teklifle kırmızı çizgilerini çektikleri gibi işçi ve emekçilere ‘hodri meydan’ diyorlar. 12 ay için yüzde 2,6’ya tekabül eden ücret zammı, kiralık işçi ve gençlerle ilgili talepler üzerine konuşmak bile istememeleri ve üstüne üstün haftalık çalışma sürelerini geniş emekçi kitleleri için yeniden 40 saate çıkarma istemleri bunu çok açık ortaya koyuyor!

Burada görülmesi gereken şudur: Metal işverenleri sadece kendileri için TİS masasında oturmuyorlar; bütün sermaye sınıfını temsilen yerlerini almaktalar. Bu IG Metall için de geçerlidir; o da bu saatten sonra bütün işçi sınıfını temsil etmektedir.

Bütün kazanımlar olduğu gibi bütün kayıplar da yine bütün işçi sınıfının kazanımı ve kaybı olacaktır. Aynısı sermaye için de geçerlidir. Kısacası önümüzdeki birkaç hafta sınıfı mücadelesi bu noktaya odaklanacak. Bu durum bütün mücadeleci işçilerin ve sendikacıların omuzlarına daha fazla sorumluluk yüklemektedir. Başta sınıfın geleneksel olarak örgütlü gücünün ve mücadele eğiliminin yüksek olduğu (otomobil endüstrisi) yerler olmak üzere bütün metal işkolunda süresiz grev hazırlığı şimdiden gündeme alınmalıdır. Diğer tarafta ise TİS komisyonları üzerinde şimdiden bir baskı oluşturulmalıdır. Ver.di TİS Komisyonu’nda yaşananların* IG Metall TİS komisyonlarında yaşanmaması için şimdiden önlemler alınmalıdır.

Metalde devam eden görüşmeler diğer işkollarında da işçiler arasında tartışılmalı ve bu taleplerin gerçekte bütün sınıfın talepleri olduğu ortaya konulmalı. Eğer süreç böyle devam ederse ve süresiz grev gündeme gelirse o zaman metal işçileri maddi ve manevi olarak büyük desteğe ihtiyaç duyacaklar. Bunu da diğer işkollarındaki işçi ve emekçiler sağlayacaktır.

Bu arada şunu da söylemekte fayda var: Sendika bürokratlarının ‚işçileri ne zaman ve yüzde kaça satacakları‘ üzerine ahkâm kesmenin kimseye faydası olmayacağı gibi mücadelenin gelişmesini de (“nasıl olsa satacaklar”) engelleyeceği bilinmelidir. Sendika tabanındaki mücadeleci kesimlerin baskısıyla ileri talepler ileri sürülmüştür; şimdi sıra bunları elde etmek için elimizden geleni yapmaktır.

 

* Ver.di yönetimi, TİS komisyonu üzerinde ciddi bir baskı uygulayarak uzlaşma sonucunun ikinci oylamada kabul edilmesini sağladı. Oysa sendika tüzüğüne göre TİS Komisyonu bir kez “hayır” dediğinde bunun geçerli olması ve yönetimin buna uyması gerekiyor!