Asgari ücret talebi neden bir zorunluluk?

DURMUŞ ALICI

 

Günlük Neue Westfälische gazetesi grubuna bağlı Neuen Westfälischen Logistig bölümünde, mevcut işçileri atıp ucuz işçi çalıştırma planı kapsamında 80 dağıtım işçisi işini kaybetti. İşçilerini çıkarmak için Citipost‘un dağıtım grubundan çıkan şirket, dağıtım işini Ost westfalen-Lippe’de şehir içi posta dağıtımını üstlenen „PZS & Westlippe GmbH“ adlı şirkete devretti.

Yılardır Neue Westfälische (NW) gazetesinin dağıtım işinde çalışan işçiler, ücret ve çalışma koşullarının düzeltilmesi için mücadele veriyorlardı. Karda kışta, haftalarca aylarca haklarını almak için direndiler. Bu nedenle de işverenle defalarca mahkemelik oldular. Ve işçiler mahkemede çoğunlukla haklı çıktılar. Bu nedenle işveren de çareyi şirketi devretmekte buldu. Bu şirket de işleri „Mini Job“ dediğimiz küçük işlere çevirerek, süreç içerisinde sabit çalışan işçileri sokağa attı.

Bu yeni şirket işleri parça başı dağıtım olarak yaygınlaştırdı. Mektupların büyüklük ve ağırlığından bağımsız olarak mektup başına 10 Cent veriyor. Mektupların ayrılması işini, dağıtım yapanlar kendi evlerinde yapıyorlar. Kendi arabaları veya bisikletleriyle adreslerine dağıtımını yapıyorlar. Saat ücreti olarak ise en fazla 4 Euro veriliyor.

Günlük çalışma süreleri mektupların yoğunluğuna göre değişiyor. Düzenli bir çalışma saatleri yok.

Hartz IV yardımının altında bir ücret alan çalışanların çoğu, bu yüzden geçinebilmek için sosyal yardıma başvuruyorlar.

Yine birçok işçi, normal geçim standartlarında yaşayabilmek için ikinci, üçüncü ek iş yapmak zorunda kalıyor ve böylece günde 11-12 saat çalışmak durumunda kalıyorlar.

Bütün bu olup bitenlere bakıldığında Almanya’da kiralık işlerin veya „mini job“ların neden yaygınlaştığını anlamak zor değil. Hükümet, ‚işsizliği azalttık‘ diyerek övünüyor ama bunun bedeli düşük ücretler, kötü çalışma koşullarının yaygınlaşması oluyor. Gerçek ücretler düşüyor, alım gücü azalıyor ve insanlar bir işte çalışmasına rağmen yoksullaşıyorlar. Bu nedenle ücretlerin arttırılması patronların ya da politikacıların insafına bırakılmamalı; asgari geçim standartlarına uygun yaşamayı güvence altına alacak yasal asgari ücretin uygulanması sağlanmalıdır.

Metal işkolunda süren toplusözleşme dönemi, 1 Mayıs ve NRW seçimleri bu taleplerimizi dile getirmek için bize önemli fırsatlar sunuyor. Biz de bu fırsatları iyi değerlendirerek, kiralık işçiliğin ve kısım sözleşmelerinin yasaklanması; emeklilik yaşının düşürülmesi; parasız eğitim ve sağlık gibi taleplerimizle, sermaye ve politika üzerinde işçi emekçi baskısını artırmalıyız.