3 Fidan mezarları başında anıldı

12 Mart cuntası tarafından idam edilen 1968 gençlik hareketinin önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edilişlerinin 40. yılında başta mezarlarının bulunduğu Ankara’da olmak üzere Türkiye’nin pek çok kentinde anıldı.
Geçtiğimiz yıl 5 Mayıs günü yaşamını yitiren Denizlerin ağabeyi ve avukatı Halit Çelenk de, hep istediği gibi Denizlerle birlikte anıldı. 6 Mayıs günü Ankara’da anma için binlerce işçi, emekçi, genç ve kadın Karşıyaka Mezarlığı’na aktı. Denizlerin yoldaşı Aydın Çubukçu, “Buraya bayram yerine gelir gibi geliyoruz. Çünkü Denizlerin bizi birleştirdiği her yerde mutluyuz ve güçlüyüz. Mutlaka yeneceğimizi biliyoruz” diye konuştu.
İşçiler, kamu emekçileri, üniversite ve lise öğrencileri, dönemin tanıkları anmanın yapılacağı 2 Nolu Kapı önünde toplandılar. Etkinliğin başlayacağı saatlerde ise neredeyse adım atılacak yer yoktu. Binlerce kişi hep bir ağızdan “Yusuf, Hüseyin, Deniz, sürüyor, sürecek mücadelemiz”, “Halit Çelenk ölümsüzdür”, “Yaşasın Devrim ve Sosyalizm” sloganları attılar. Emek Gençliği üyeleri Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in idam sehpasındaki son sözlerini taşıdılar. Genç-İMO’nun çağrısıyla bir araya gelen genç inşaat mühendisleri, 68’de Zap Suyu’na kurulan köprüye ithafen “3. köprünün değil, Devrimci Gençlik Köprüsü’nün mühendisleriyiz” pankartıyla anmaya geldiler. Çok sayıda siyasi parti, sendika, meslek örgütü ve demokratik kitle örgütünün birlikte düzenlediği etkinliğe Halit Çelenk’in mücadele arkadaşı ve eşi Şekibe Çelenk ile kızları, torunları ve damatları da katıldı.
DİSK Genel Başkan Yardımcısı Metin Ebetürk, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Fevzi Ayber, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ve CHP Milletvekili İlhan Cihaner’in de aralarında bulunduğu çok sayıda sendika ve siyasi parti temsilcisi de anmada yer aldılar. Anmaya katılan sanatçı Ferhat Tunç yoğun ilgi gördü. Sivas katliamında yaşamını yitirenlerin aileleri de anmaya katıldılar.
‘GERÇEK YARGILAMAYI HALKLAR YAPACAK’
Kurumlar adına ortak açıklamayı KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Doğan Kaya yaptı. Emperyalizmin bugün de başta Ortadoğu olmak üzere tüm dünyada kan dökmeye ve halklar arasında düşmanlık tohumları ekmeye devam ettiğini belirten Kaya, emperyalistlerin çıkarlarının bekçiliğine soyunan AKP Hükümetinin İran, Irak ve Suriye halklarını hedef alan politikalarını eleştirdi. Denizlerin “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye”, “Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının kardeşliği” şiarlarının bugün de güncelliğini koruduğuna değinen Kaya, Kürt ve Türk halklarının mücadele birliğinin baskı, inkar ve imha politikalarını bozacak tek güç olduğunu ifade etti. 12 Eylül yargılamalarına da değinen Kaya, darbenin tüm kurumlarıyla hesaplaşmadan iki darbeci generalin yargılanmasının sahte bir yargılama olacağını söyledi. Kaya, “Gerçek yargılamayı, er veya geç halklarımız mutlaka yapacaktır” dedi.
Halit Çelenk’i kızı Serpil Çelenk Güvenç de, babası Çelenk’in “Denizlerin idam sehpasının altına düğüne gider gibi gidişleri” anlatma sorumluluğuyla “acısını bal eyleyip” yıllarca mücadele ettiğini anlattı. Güvenç, “Halit Çelenk, onları o kadar seviyordu ki, onların yanına aktı gitti, onlara kavuştu” dedi.
‘ONLARIN ADI BİZİMLE YAŞAYACAK’
Denizlerin mücadele arkadaşı ve EMEP Genel Yönetim Kurulu Üyesi Aydın Çubukçu, aradan 40 yıl geçmesine rağmen Denizler unutulmazken, binlerce çocuğa Denizlerin ismi verilirken, cellatların isimlerinin dahi hatırlanmadığını söyledi. Bugün iktidarda olanların da iktidardan indikleri anda adlarını kimsenin anmayacağını ifade eden Çubukçu, “Bugün onların çanaklarını yalayanlar dahi mezarlarına bir tas su taşımayacak. Bugün işçiler, emekçiler, gençler burada. Biz geleceği temsil ettiğimiz için Kürdüyle, Türküyle, Alevisiyle yeni bir dünya kurmayı hedeflediğimiz için Denizleri asla ve asla unutmayacağız. Bir kardeşlik, bolluk, özgürlük dünyası kurduğumuzda onları adı hep yanımızda yaşayacak” dedi. ‘
‘DENİZLERİ SEVEN KÜRTLERİ DE SEVER’
Hükümetin ölümler üstünden iktidarını sürdürdüğünü belirten Çubukçu, Denizlerin son sözlerinde vurguladığı “Türk ve Kürt halklarının kardeşliği”ne bugün daha da ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Çubukçu, “Denizler yalnızca kardeşlik çağrısı yapmadılar. Birlikte mücadele, birbiri için de dövüşme çağrısı yaptılar. Bugün kendimize devrimci diyorsak, ezilen halklara karşı görevlerimiz var. Denizleri seven, başta Kürtler olmak üzere bütün ezilen halkları sever” diye konuştu. Konuşmaların ardından binlerce kişi Denizlerin ve Halit Çelenk’in mezarını ziyaret etti.
İSTANBUL’DA BİNLER DOLMABAHÇE’YE YÜRÜDÜ
İstanbul’da Emek Gençliği’nin çağrısıyla yapılan anmada, AKP Hükümeti’nin savaş politikalarına tepki ön plandaydı. Anmada, 1 Mayıs 1977’de yaşanan katliamı solcuların yaptığını söyleyen Halil Berktay’a da tepki ön plandaydı.
Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen 5 bini aşkın kişi, Denizlerin 6. Filo’yu denize döktüğü Dolmabahçe’ye yürüdü. Yürüyüş kortejinin en önünde “İdam sehpalarında, işkencelerde, dağ başlarında katledilen gençlik önderlerini anıyoruz” pankartı arkasında HDK İstanbul Meclisi üyeleri yürüdü. Kortejde, HDK İstanbul Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel, EMEP Genel Başkan Yardımcısı HDK Genel Meclisi Üyesi Ender İmrek, EMEP, BDP ve ESP il başkanları ile Türkiye Yazarlar Sendikası yöneticileri yürüdü.
Beşiktaş Çarşı Grubu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, ESP, BDP, SDP, YDG üyeleri de yürüyüşteki yerini aldı. Yürüyüş sırasında sık sık “Yusuf, Hüseyin, Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, Bijî Biratîya Gelan “İçerde dışarda savaşa hayır” sloganları atıldı.
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, kitleyi Kürtçe ve Türkçe selamlayarak konuşmasına başladı. Önder, “Bir gün bu ülkenin devrim mücadelesinin tarihi yazılacaksa bu tarihi yazacaklar nüfus kayıtlarına bakacaklar. Bir dönem doğanların adı Deniz, Yusuf, Hüseyin, Ulaş’tı. Ondan sonra Mazlumlar, Hayriler, Kemaller oldu. Ölümsüzlük dediğiniz bundan başka bir şey değildir” diye konuştu.
TÜRK VE KÜRTLERİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ İSTEDİLER
HDK İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel “Bir kez daha Dolmabahçe alanından faşizme karşı tek ses tek yürek olduğumuzu haykırmaya geldik” diye sözlerine başladı. “Hep slogan atıyoruz, hesap soruyoruz. Denizlere sahip çıkanlar, işçiler, emekçiler bugün devletten hesap soruyor” diyen Tuncel, “Denizlerin Kürt ve Türk halkları için özgürlük istediğini o yüzden darağacına giderken tereddüt etmediklerini söyleyen Tuncel, aradan 40 yıl geçmesine rağmen devrimcilerin halkların kardeşliği için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Anma programı konserlerin ardından sona erdi. (İstanbul/YH)