İspanya’da madenci direnişi ikinci haftasında

Avro krizinin etkili olduğu Avrupa ülkeleri arasında yer alan İspanya’da, madenlere yapılan sübvansiyonların kesilmesine karşı maden işçilerinin başlattığı direniş ikinci haftasına girdi. Pazartesi günü ülkenin Kuzey Batı’sında bulunan Asturin bölgesinde yollara ve köprülere barikat kuran maden işçileri, polisin barikatları dağıtma girişimine karşı direnişe geçti ve eylemlerini sürdürdü.

Hükümetin madenlere yapılan sübvansiyonlarda yüzde 63 kesintiye gitme kararı alması üzerine başlayan süresiz grev kararının ardından sendikalar ve işçiler karara sert tepki göstermişti. Sübvansiyonların üçte ikisinin kesilmesinin, bölgedeki madenlerin kapanması ve işçilerin işten atılması anlamına geldiğini belirten sendikalar bunun üzerine eylem kararı almıştı. Eylemler Asturien’in yanı sıra Kastilien ve Leon kentlerinde de etkili oldu.

Edinilen bilgilere göre madenciler iki hafta içinde 140 ayrı noktada yollara kömür dökerek barikat kurarak bölgedeki ulaşımı önemli ölçüde aksattı. Ayrıca eylemlerden demiryolu ulaşımı da etkilendi. Geçen hafta Leon kenti yakınlarındaki Cinera kasabasında madenciler ile güvenlik güçleri arasında çatışmalar çıkmış, polis işçilerin üzerine plastik mermilerle ateş açmıştı. Bölgenin belediye başkanı da polisin attığı plastik mermilerden nasibini almıştı.

Bölge halkı da sübvansiyonların kesilmesine karşı başlatılan maden işçilerinin eylemine destek veriyor.

70 MİLYON AVRO ÇOK GÖRÜLDÜ

Binlerce madencinin işten atılması anlamına gelen 70 milyon avroluk sübvansiyon kesintisi dolayısıyla bir açıklama yapan Asturien Bölge Milletvekili Gaspar Llamazares (Birleşik Sol), hükümetin bankaları kurtarmak üzere 100 milyar avro bankalara hediye etmesini “ahlaksızlık” olarak nitelendirdi. Son iki haftadır devam eden eyleme ülke genelinde büyük bir sempati oluşmuş durumda. İşsizliğe ve yoksulluğa karşı geçen yıl sokaklara çıkan “Öfkeliler” ve “15 Mayıs (15-M)” hareketi de maden işçileriyle dayanışma içinde olduğunu açıkladı.

HAFTAYA BÜYÜK MADENCİ GREVİ VAR

Maden işçilerinin grevi, kriz içindeki ülkede bütün emekçileri hareketlendirmiş durumda. Önümüzdeki Pazartesi günü Kuzey Batı Bölgesi’ndeki madenlere yapılan sübvansiyonların kısıtlanmasına karşı da greve çıkılacak. Böylece, Kuzey Batı’da başlayan madenci direnişi ülke geneline yayılacak. Diğer sendikalar ve muhalif güçler de eylemlere destek vereceklerini ilan ettiler.

İşçi ve emek mücadelesi açısından İspanya’da önemli bir yere sahip olan Austrien Bölgesi’nde geçmişte de büyük mücadeleler yürütülmüştü. 1934’de Alejandro Lerroux rejimine karşı gerçekleştirilen büyük işçi direnişi kanla bastırılmıştı ve 3 bin kişi öldürülmüştü. Yine 1962 yılında da bölgede Franko faşizmine karşı büyük madenci grevi gerçekleştirilmişti.

Şimdi de maden işçileri, işbaşına geldiği günden bu yana AB’nin istemleri doğrultusunda Çalışma Yasası’nı değiştiren Sağcı Başbakan Mariano Rajoy’a karşı güçlü bir direniş başlatılmış durumda. (YH)

 

İNGİLİZ MADENCİLERDEN DESTEK MEKTUBU

 

İspanya’da Mariano Rajoy hükümetinin maden sektöründe aldığı yıkıcı kesinti kararı üzerine 23 Mayısta greve başlayan, 31 Mayısta süresiz greve giden ve sürekli eylem halindeki İspanyol madencilere İngiltere’deki meslektaşlarından destek açıklaması geldi.

Önde gelen bir grup İngiliz madenci sendikası, süresiz genel grevde olan İspanyol madencileri desteklemek amacıyla bir dayanışma komitesi kurdular ve bunu, yazdıkları bir açıklamayla kamuya duyurdular. The Guardian gazetesinde yayınlanan mektupta şu ifadelere yer verildi: “Birçok İngiliz gazetesi, İspanya’daki mali krize oldukça geniş yer ayırırken, işçi hareketinin İspanya hükümetinin izlediği kemer sıkma politikalarına verdiği tepki sanki örtbas ediliyor. Bu anlamda, herhangi bir İngiliz gazete okurunun, İspanyol madencilerin 31 Mayısta başladıkları, Asturias ve Leon özerk bölgelerinin belli kesimlerinde neredeyse bir iç savaş haline bürünen süresiz grevlerinden haberdar olmaması anlaşılır bir durumdur. Muhafazakar Mariano Rajoy hükümetinin maden sektöründe, yaklaşık 8 bin madencinin ekmeği ile oynayan, anormal düzeydeki kesinti açıklamasına, madenciler ve örgütleri kararlı ve bütüncül bir dirençle yanıt verdiler. Hükümetinki ise, neoliberal Christine Lagarde ve IMF’nin diğer serbest piyasa savaşçılarına sevinç gözyaşı döktüren cinsten bir yanıttır. İngiltere’de 1984-1985 madenci grevini hatırlayanlar, sokaklarda madencilere ve onları destekleyenlere göz yaşartıcı bomba atan ve plastik mermi sıkan polisle karşı karşıya olmanın ne kadar zor bir durum olduğunu bilirler. İngiliz madencilerin ve NUM (Ulusal Madenciler Sendikası) taraftarlarının, İspanyol sendikalarına ve özellikle de 1984-85 grevi süresince onlarla dayanışan ve mali destekte bulunan madencilere büyük bir şükran borcu vardır. Şimdi onlarla birlikte olma zamanıdır.” (YH)