Yeni Çocuk Bakım Yasası’na hayır!

DİDF üyesi Berlin İşçi ve Gençlik Derneği (BİGEDE), Merkel Hükümeti’nin hazırlığını sürdürdüğü Çocuk Bakım Parası Yasası’na karşı imza kampanyasında topladığı imzaları geçtiğimiz hafta Yeşiller partisi Federal Meclis Grubu’na parlamentodaki bürosunda teslim etti.

Hükümet, yasa tasarısını parlamento yaz tatiline girmeden yasalaştırmak istiyordu. Bunun başarılabilmesi için ise parlamentoda yasa tasarısının iki kez okunması ve daha sonraki oturumlarda da oylanması gerekiyor. İlk sunumu 15 Haziran’da planlanmıştı ancak oturumun açılabilmesi için yeterli çoğunluk sağlanamadı ve tasarının yaz tatilinden önce yasallaşması imkansız hale geldi.

İmzaların teslimi sırasında Yeşiller Federal Milletvekili Ekin Deligöz, yasa tasarını ‘zenginlere bir kıyak’ olarak değerlendirdi. BİGEDE ve kadınların bu girişimini son derece önemli bulduğunu, bu imzaları Aile Bakanı ve Merkel’e ulaştırarak bu yanlıştan dönülmesini isteyeceğini’ söyledi.

Elif Yıldırım BİGEDE adına yaptığı açıklamada, ‘bu tasarının kadınları eve hapsedeceğini, çocukların bir kısmını okul öncesi eğitimden mahrum bırakacağını, okul öncesi eğitimi devletin görevi olmaktan çıkarıp ailelerin sırtına yıkmak anlamına geleceğini ve çocukların sosyal ve zihinsel gelişimini engelleyeceğini’ vurgulayarak ‘bu nedenle bu yasa tasarısının yasallaşmaması gerektiğini’ söyledi.

İmza kampanyası aktivistlerinden İlkay Aslan ve Elif Yıldırım’ın konuya ilişkin gazetemizin sorularına verdikleri yanıtları sunuyoruz

 

‘ZENGİNLERE KIYAK EMEKÇİ ÇOCUKLARINA GELECEKSİZLİK’

 

Merkel Hükümeti Çocuk Bakım Parası (Betreuungsgeld) adı altında bir yasa tasarısı hazırladı. Parlamentoda görüşülme aşamasına geldi. Buna karşı bir kampanya başlattınız. Bu kampanyaya nasıl karar verdiniz? kampanyayı nerelerde yürüttünüz ? Nasıl tepkiler aldınız?

 

 İlkay Arslan: BİGEDE’nin kongresinden sonra oluşan Kadın Grubu bir araya geldi ve çeşitli çalışmalar yapmayı önüne görev olarak koydu. Grup üyesi bazı arkadaşların önerisiyle bu konu gündeme geldi. Bir bilgilendirme toplantısı yaptık. Böyle bir yasanın özellikle biz göçmen ailelerini ve çocuklarımızı olumsuz etkileyeceğini gördük. Buna karşı neler yapabileceğimizi tartıştık ve bir çalışma planı çıkardık. Buna göre bilgilendirme toplantıları yapacak bir imza kampanyası başlatacaktık ve bu imzaları parlamentoda grubu bulunan partilere ulaştıracaktık.

 

Elif Yıldırım: Ben Almanca bilmiyorum o nedenle Almanya’da neler olup bittiğini Yeni Hayat gazetesinden takip ediyorum. Yeni Hayat bu konu ile ilgili bir kaç defa yazılar yayınladı. Ben de oradan öğrendim ve arkadaşlarıma önerdim. Bir araya geldik ve bu çalışmayı başlattık.

 

Nerelerde ve kimlerden imza topladınız?

 

İlkay Arslan: Ben kendim fırında (Bäckerei) çalışıyorum. Çalıştığım işyerine gelen müşterilere anlattım. Çevredeki lokantalarda çalışan garson ve aşçılar bana yardım etti. Çocuğumun gittiği yuvada ve çocuk oyun parklarında velilerden imza topladım. Oldukça olumlu tepkiler aldım.

 

Elif Yıldırım: Nerelere gidebiliriz diye düşündüm ve bütün tanıdıklarımı gözden geçirdim. Bir liste yaptım, baktım ki işyerlerinden mahalledeki ev kadınlarına kadar geniş. Tanıdıklardan onların tanıdıklarına ulaştım ve bu yöntemle en az 50 kişiyle bu kampanyada imza topladım. Ev doktorumun muayenehanesinde olumlu tepkiler alınca başka muayenehanelere gittim. Sokakta semt pazarında imza topladık.

Temizlik işçileri arasında, Gilet’te, spor salonlarında, doktor muayenehanelerinde, çocuk yuvalarında, kısaca özellikle kadınların bulunduğu her yere ulaşmaya çalıştık.

Kampanyanın üçüncü haftasındayız. Şimdiye kadar 2 bin 500 den fazla imza topladık. Kampanyamızı 25 Haziran’a kadar sürdüreceğiz.

Bu arada dernek yönetim kurulumuz aracılığıyla parlamentodaki partilerden randevu talebimiz oldu. Buna şimdiye kadar sadece Yeşiller cevap verdi. Biz de bu kampanyaya aktif olarak katılan dernek üyesi olan ve olmayan kadınlardan bir grup oluşturduk. Ve o ana kadar topladığımız imzaların bir nüshasını Yeşiller grubuna teslim ettik.

 

Yasanın görüşülmesi sonbahara kaldı. Öyle anlaşılıyor ki, konu gündemde kalmaya devam edecek, ne yapacaksınız?

 

İlkay Arslan: Ben çocuğu olan ve olacak ailelerin, çocuklarının geleceğini riske atacaklarını düşünmüyorum.

 

Elif Yıldırım: Bu yasa zenginlere bir kıyak emekçi çocukları için ise geleceksizliğe mahkum olma demektir. İnsanlara bunu iyi anlatmalıyız. Bilgilendirmeye ve ilgiyi canlı tutmaya devam edeceğiz. (Berlin YH)