Irkçılığa ve savaşa karşı çağrı

Neonazilerin son bir kaç yıldır üs olarak ilan ettikleri Dortmund’da 1 Eylül Cumartesi günü gösteri yapmak istemelerine karşı antifaşist örgütler harekete geçti. DİDF, Türkiye kökenli göçmenleri ırkçılara karşı alanlara çıkmaya çağırdı.

 

Son bir kaç yıldır hem 1 Mayıs’ta hem de 1 Eylül’de provokasyon amacıyla gösteri yapan neonazilere karşı antifaşist güçler kitlesel bir gösteri hazırlığı içinde. Çok sayıda inisiyatif, sendika ve parti tarafından kurulan “Dortmund geçit vermeyecek” inisiyatifi tarafından yapılan çağrıda, bütün uluslardan işçi ve emekçiler eyleme katılmaya ve ırkçılara geçit vermemeye davet edildiler.
1 Eylül’de Dortmund’un Hörde semtinde “Savaşa karşı ulusal gün” adı altında Neonaziler tarafından yapılmak istenen gösteri son anda yasaklandı. Yasağa gerekçe olarak ise Eyalet İçişleri Bakanlığı tarafından kısa bir süre önce “Nationale Wiederstand Dortmund” (Dortmund Milliyetçi Direniş) adlı örgütün yasaklanması gösterildi. Yasağa rağmen antifaşistler 1 Eylül’de savaşa ve ırkçılığa karşı gösteri yapacaklar.
NRW’DEKİ MERKEZ: DORTMUND
Neonazi örgütler yıllardır Kuzey Ren Vestfalya’da Dortmund’u kendilerine merkez halene getirmek için yoğun bir çaba harcıyor. Bu nedenle de 1 Eylül ve 1 Mayıs gibi, antifaşist, demokratik güçler için önemli olan günlerde provokasyon amacıyla gösteriler düzenliyorlar. Polis ve yerel mahkemeler de bu provokasyonlara seyirci kalarak gerekli izinleri veriyordu.
Hem de Neonazilerin kentte antifaşistlere ve göçmenlere karşı terör estirdiği bilindiği halde. Güvenlik birimleri tarafından tutulan raporlara göre 2005-2010 yılları arasında Dortmund’da tam 1080 ırkçı olay meydana geldi. Haziran 2000’de faşist Michael Berger, trafik kontrolü sırasında üç polisi öldürmüş, ardından da kente “Berger bizim arkadaşımızdı. 3-1 Almanya kazandı” diye çıkartmalar yapıştırılmıştı.
4 Nisan 2004’te ise kiosk sahibi Mehmet Kubaşık, NSU adlı örgüt tarafından katledildi.
Kentte ayrıca başta Sol Parti Federal Parlamento Milletvekili Ulla Jelpke’nin yerel bürosu ve çalışanlarına olmak üzere pek çok antifaşist kişi ve kuruma yönelik saldırılar gerçekleştirildi.
Son bir kaç yıldır kentte gözle görülebilir şekilde artan Neonazi örgütlerin propaganda afişleri, çıkartmaları ve el ilanları olmasına rağmen, başını “Nationale Wiederstand Dortmund”un çektiği örgütler tarafından düzenlenen gösteriye ilk etapta izin verilmesi büyük tepki toplamıştı.
GÖSTERİ İZNİ KABUL EDİLEMEZ
Çok sayıda antifaşist inisiyatif, örgüt ve parti tarafından kurulan “Dortmund geçit vermeyecek” (Dortmund stellt sich quer) adlı inisiyatif tarafından yapılan açıklamada, Mehmet Kubaşık’ın Dortmund’ta öldürülmesinin arkasında Neonazilerin olduğu bilinmesine rağmen, polisin ırkçı gösteriye izin vermesi “inanılmaz” olarak değerlendirildi.
İnisiyatif sözcülerinden Azad Tahran yaptığı açıklamada, Neonazilerin gösteri yapmasına izin verilen Hörde semtinde bir zamanlar Hitler’in polisi Gestapo’nun işkence hanelerinin olduğunu belirterek, “Bundan sonra da Neonazilerin kente sokulmamasının sadece Dortmundluların elinde olduğunu gösteriyor. Bunun için de öncelikli olarak kent halkının ırkçılar hakkında bilgilendirmemiz ve sokağa çıkmalarını sağlamamız gerekiyor” dedi.
Antifaşist örgüt ve kuruluşlar, 1 Eylül’de Neonaziler tarafından düzenlenmek istenen gösterinin yasaklanmasına rağmen, Dortmund’daki ırkçılığa karşı gösteride aynı zamanda savaşa karşı mesajlar verecekler. (YH)

DİDF: Neonazileri birlikte durduralım

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) da yaptığı açıklamada Türkiye kökenli göçmenleri 1 Eylül’de Dortmund’ta savaşa ve ırkçılığa karşı gerçekleştirilecek gösteriye katılmaya çağırdı.
DİDF Genel Merkezi tarafından gösteriyle ilgili yapılan çağrıda şöyle denildi: “Sendikalar, demokratik partiler, kitle örgütleri ve birçok şehirde kurulan inisiyatiflerle Alman halkı ırkçılara ve ırkçı politikalara karşı sessiz olmadıklarını göstermekte; ayrımcılığa ve milliyetçiliğe geçit verilmeyeceği mesajını vermektedirler. Çünkü milliyetçilik ve ayrımcılık sadece yabancıların, Türkiye kökenlilerin sorunu değildir ve ırkçılar sadece göçmenleri hedef almamaktadır.
Irkçılara ve ırkçı politikalara karşı anlamlı bir yanıt vermek için, Türkiye kökenli emekçiler, gençler, kadınlar olarak biz de 1 Eylül’de Dortmund’ta Alman halkıyla birlikte milliyetçiliğe dur diyelim; NSU olayının aydınlatılıp, sorumlulardan hesap sorulması; ırkçı-faşist örgütlerin kapatılması gibi talepleri dile getirelim.”