Barış ertelenemez bir taleptir

 

1 Eylül Dünya Barış Günü’ne kısa bir süre kala Türkiye’de demokrasi güçleri ortak hareket etme kararı aldı. Aralarında HDK İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel’in de bulunduğu siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri 27 Ağustos’ta İstanbul’da ortak bir basın toplantısı gerçekleştirdi.

Basın toplantısında açıklamayı partiler ve odalar adına okuyan Atilla Özdoğan sözlerine 1 Eylül 1939’da Hitler faşizmi tarafından Polonya’nın işgaliyle başlayan 2. Dünya Savaşı’nda 52 milyon insanın hayatını kaybettiğini hatırlatarak başladı.

Dünyanın birçok ülkesinde yaşanmakta olan çatışmaların ve savaşların insanlığın geleceğini tehdit ettiğini söyleyen Özdoğan, ülkemizde son 30 yıl içerisinde onbinlerce insanımızın hayatını kaybettiğini, yüzbinlerce insanın da zorla yaşam alanını terk ettirildiğini ifade etti. Dünyada ve ülkemizde barış talebinin ne kadar ertelenemez ve acil bir talep olduğunu söyleyen Özdoğan “AKP hükümeti sorunları demokratik bir platformda çözmeyi reddediyor. Çözümü savaş politikalarında ve emperyalistlerin bölgesel çıkarlarına bağlanmakta arıyor. Komşularla ‘sıfır sorun’ politikası ve kardeşlik demagojisi üstünden yıllardır yürütülmeye çalışılan iki yüz hükümet politikasının bugün geldiği nokta bütün komşularla gerginlik ve savaş durumudur. Suriye ve Irak’ın iç işlerine müdahale ediliyor, İran’la sorunlar yaşanıyor, Rusya, Ermenistan ve Yunanistan dahil hiçbir komşu ülkeyle olağan sayılabilecek ilişkiler içerisinde değiliz” dedi. Özdoğan, AKP hükümetinin sadece komşu devletlerle sorunlu ve savaşa girmeye yatkın bir hükümet olmakla kalmadığını aynı zaman da ülkede de savaş koşullarına doğru hızla ilerlediğini söyledi.

 

‚KONTRGERİLLA HATAY’DA, ANTEP’TE KOL GEZİYOR‘

HDK İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, en son Gaziantep’teki patlama olayını insanlık dışı olarak nitelendirdi. Tüzel “Olay aydınlatılmamışken BDP ve Kürt siyasetçiler hedef gösterildi” dedi. “AKP hükümeti bu ülkeyi mayınlı hale getirmiştir” diyen Tüzel, izlenen politikaların halklar arasındaki barışı tehdit ettiğini ifade etti. Kontrgerilla güçlerinin Hatay’da, Antep’te kol gezdiğini, El Kaide tipi örgütlenmelere bu toprakların ev sahipliği yaptığını ve AKP Hükümetinin bu nefreti körüklediğini söyledi. HDK milletvekili Levent Tüzel, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Hatay’da olacak.

DİSK İstanbul Temsilcisi Önder Atay da, “AKP’nin eğitim sisteminden, Ortadoğu’daki sorunlara baktığımızda AKP, yeni bir rejim teşkil etmektedir. Emekçiler eşitlik, özgürlük için, sömürüye karşı 1 Eylül Barış Günü’nde alanlarda olacaktır” dedi.

 

BARIŞI HAYKIRMAK ZOR İŞ

Gaziantep’teki saldırıyı kınayarak sözlerine başlayan ÖDP  İstanbul İl Başkanı Avni Gündoğan, “Öyle bir İçişleri Bakanı düşünün ki ülkede bir sayasi parti binası yakılıyor ve bu durumu normal karşılayıp destekliyor. Her gün savaş dilinin kurulduğu bu ortamda barışı haykırmak zor bir iş. 1 Eylül günü herkesi Kadıköy’e bekliyoruz” diye konuştu.

Halkevleri İstanbul Yöneticisi Avni Can Okur, ülkenin topraklarından halkların kardeşliği mücadelesinin kolay kolay silenemeyeceğini vurguladı.

Halkların Demokratik Kongresi, DİSK, KESK, TMMOB, Türk Tabipler Birliği, İnsan Hakları Derneği, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Halkevleri, TKP 1920 ve Uluslararası İşçi Dayanışma Derneği (UİD-DER) 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde, saat 13.00’da Kadıköy İskele Meydanı’nda bir araya gelecek.

Aynı gün Van’da ise bölgesel bir miting düzenlenecek. Mitinge Ağrı, Muş, Kars, Ardahan ve diğer illerden katılım olacak. (İstanbul/YH)

 

KUTU

 

Hatay’da bir araya genel sendikalar, meslek odaları, yöre dernekleri, inanç grupları ve siyasi partiler 1 Eylül barış mitingine çağrı yaptılar. “Suriye’ye Emperyalist Müdahaleye Hayır platformu”nu oluşturan kurumlar SES Hatay Şube’de bir basın toplantısı yaptılar. Hatay’daki gelişmeleri değerlendiren platform aynı zamanda 1 Eylül günü saat 15:00’te gerçekleşecek barış yürüyüşü için herkesi Eğitim Sen önünde toplanmaya çağırdılar.

Platform adına konuşan Eğitim Sen Hatay Şube Eğitim Sekreteri Gürbüz Şahin, Irak’ın işgalinde olduğu gibi, Suriye’nin de emperyalizmin hedefindeki ülke olmasının kaynağının, başlıca nedenin enerji kaynakları olduğunu söyledi. (YH)