Zengin ülkenin dilencileri

Murat Kuseyri

Geçtiğimiz günlerde İsveç’te Persondesig adlı şirketin evsizlerin çıkardığı bir dergiye ilan vererek dilenci araması büyük tartışmaları beraberinde getirdi. İlandaki çağrıya uyup şirkete başvuran 45 kişi, İsveç’in trafiğe kapalı en işlek caddesi Drottninsgatan’da 4 saat süreyle dilencilik yaptı.
Şirketin saat ücreti 100 Kron’dan dilenci araması İsveç basınının yanı sıra dünya medyasında yer almış ve tartışmalara neden olmuştu. Şirket yöneticileri, yoksul ve evsiz insanların durumundan yararlanarak çıkar sağlamakla itham edildiler. Evsizlere yardım eden Convictus adlı hayır kurumunun şefi Dino Gerdin, dilenciliğin özendirilecek bir şey olmadığını belirterek şirketi iğrençce hareket etmekle suçladı.
‘AMACIMIZ ARTAN YOKSULLUĞA DİKKAT ÇEKMEK’
Tüm bu tartışmalar sürerken Bogdan Szyber ve Carina Reich adlı sanatçılar, yeni liberal politikaların sonuçlarına dikkat çekmek amacıyla böylesi bir projeyi gerçekleştirdiklerini açıkladılar. Stockholm’un merkezindeki Sergel Meydanı’nda dilenmek için başvuruda bulunanlara kartonlar dağıttılar ve kartona ne için dilendiklerini yazmalarını istediler.
Dilenmek için başvuruda bulunanlar arasında 9 yaşındaki Erik’ten 72 yaşındaki Reinhild’e kadar toplumun değişik katmanlarından insanlar vardı. Öğrenciler öğrenimlerini sürdürmek, daire kiralamak ve yurt dışında öğrenim görmek, emekliler geçinebilmek, bazıları da çocuklarına yardımcı olmak için dilendiklerini yazdı. Yine bir genç kız babaannesine doğum günü hediyesi, bir diğeri kışlık ayakkabı alabilmek için dilendiğini söylüyordu.
Asadullah adlı genç ise Yugoslavya’daki savaştan kaçarak İsveç’e geldikleri için Suriye haklının çektiği acıları bildiğini ve onlara para yardımında bulunmak amacıyla dilendiğini yazıyordu. Kışlık ceket alabilmek amacıyla dilenen 35 yaşındaki Kjell Strömberg, 240 kron hasılattan memnundu. Aldığı 400 kron ücretle birlikte yeni bir gocuk alabileceğini söylüyor ve sanatçılardan bu tür projeler olduğunda kendisine haber vermelerini istiyordu.
Dilenenler arasında bulunan bir kaç evsizden biri de Azeri Hasan Amiri’ydi. İşi ve evi olmadığını söyleyen Amiri pet şişeler toplayarak geçimini sağladığını, saatte 100 kron almak için dilendiğini söylüyordu.
9 yaşındaki Erik iyi göremediği için gözlüğe ihtiyacı olduğunu, ancak yalnız yaşayan annesinin ekonomik gücü yetmediği için annesi ile birlikte dilendiğini anlatıyordu. 66 yaşındaki Olof Carlsson ise emekli olduğunu ve hükümetin emekli aylıklarını yükseltmemesini ve toplumda var olan eşitsizlikleri ve adaletsizlikleri protesto etmek amacıyla dilendiğini ifade ediyordu.
Projenin mimarlarından Carina Reich, toplumda giderek yaygınlaşan dilenciliğin nedenlerini sorgulamak ve toplumun dikkatini neoliberal politikaların yol açtığı sonuçlara dikkat çekmek amacıyla böylesi bir projeyi gerçekleştirdiklerini söyledi. Özelleştirmelerin ve sosyal hakların kısıtlanmasının insanları işsizliğe ve yoksulluğa sürüklediğini, geçimlerini sağlayamayan insanların sayılarının arttığını ve toplumun bu insanlara gerekli desteği vermediğini ifade etti.
Dilenen insanların sayılarındaki artışın yıkıma doğru yol alan bir toplumun belirtilerinden biri olduğunu söyleyen sanatçı, hükümetin sanatçılara yapılan kültür yardımlarını kesmesine de tepkili. Hükümetin işsizlere olduğu gibi sanatçılara da “Şirketinizi kurun geçiminizi kendiniz sağlayın” dediğini hatırlattı ve Hükümetin uyguladığı neoliberal politikalarla sosyal devleti adım adım ortadan kaldırdığına dikkat çekti.