CSU’nun ZDF’e baskısı istifa getirdi!

Bavyera eyaletinde önümüzdeki yıl Eylül ayında yapılacak parlamento seçimleri için başlayan yarış, basına yönelik baskı ve sansüre kadar vardı. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana eyalette iktidarı elinde bulunduran Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisinin, ülkenin ikinci büyük kamu televizyonu olan ZDF’e, rakip parti SPD’nin kongresi hakkında haber yapmaması yönünde yaptığı baskı istifayla sonuçlandı.

27 Ekim’de yapılan SPD eyalet kongresinde Münih Belediye Başkanı Christian Ude’nin başbakan adayı olarak gösterilmesinden sonra CSU Sözcüsü Michael Stepp’in, ZDF’in haber programı olan „Heute“nin redaksiyonunu arayarak SPD kongresi hakkındaki haberi yayınlamamasını istediği, televizyon yönetimi tarafından açıklanınca ülkede büyük bir tartışma başladı.

ZDF, Stepp tarafından telefonla baskı yapıldıgını belirttikten sonra, CSU Genel Başkanı ve Bavyera Başbakanı Horst Seehofer gelen tepkilerin ardından Stepp’i görevden aldı. Seehofer ve CSU Genel Sekreteri Alexander Dobriendt, daha önce Stepp’in televizyon kanalını aramasının gayet normal olduğunu ve bunun bir baskı olmadığını ileri sürmüşlerdi.

Ayrıca, Stepp’in televizyon kanalını arayarak rakip parti SPD’nin Başbakan Adayı Ude hakkında bir haberin olup olmadığını sormasının gayet normal bir durum olduğunu da ileri sürdüler. Ancak, ZDF aramanın amacının, haberleri  sansür etmek olduğunda ısrar etti. SPD yönetimi, CSU’nun televizyonun haberlerine müdahale etmesinin basın ve düşünce özgürlüğüne yönelik bir saldırı olduğunu belirterek, Stepp’e destek verenlerin de istifa etmesi gerektiğini talep etti.

Öte yandan kamu televizyonu ARD tarafından yapılan açıklamada da, CSU Sözcüsü Stepp’in televizyon bürosunun şefine SMS yoluyla SPD kongresiyle ilgili bir haberin olup olmadığının sorulduğu bildirildi.

 

SÖDER DE BASKI YAPTI

Benzer şekilde Bavyera Eyaleti Maliye Bakanı Markus Söder’in de geçen yıl çevre bakanıyken, Basın Sözcüsü Ulrike Strauss’un BR televizyon kanalında bakanla ilgili bir haberi programdan kaldırttığı ileri sürüldü.
Süddeutsche Zeitung gazetesinin haberine göre, sansür olayı Fukushima nükleer santralindeki felaketten 6 gün sonra yaşandı. Kaldırılan programda Söder’in felaketten önce ‘Isar ’ nükleer santrali önünde, buranın güvenli olduğunu, felaketin ardından ise ‘Isar 1’in güvenli olmadığı yönünde demeç verdiği belirtildi. BR ise, programı baskı üzerine değil, gazetecilik açısından yayından kaldırdıklarını açıkladı.

GENİŞ YANKI YARATTI
Almanya’da koalisyonun küçük ortağı Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) sözcüsünün haber akışına müdahale girişimi, Alman gazetelerinde de geniş yer buldu. Yorumlardan bir bölümü şöyle:
Süddeuschte Zeitung:  Olanlar, CSU’nun medya ile ilişkilerinin bir süre bozulacak olmasının da ötesinde ciddi bir zarar verdi. Önemli bir seçim yılı olan 2013 yaklaşırken CSU çirkin yüzünü göstermiş oldu.
Der Tagesspiegel: Politikacıların bu tarz aptallıkları, gazetecilere göğsü kabarmış bir şekilde ‚bağımsızlığımı kanıtladım‘ diyebilme zevki veren bir fırsattan başka birşey değil. Gazetecilik anlayışının direğinden dönen kırmızı kartlık bir ‘faul’, hem de bir kamu yayın kuruluşunda ucuz cesarete dayalı bir şova dönüşüyor.
Allgemeine Zeitung: CSU sözcüsü telefonu açtığında gerçekte ne oldu? Eski bir savcı, yargıç ve parti sözcüsü olarak bu kişi, ne yaptığının farkında değil mi? Yoksa politikada kariyer yapmaktan vazgeçti de mesleki anlamda bir intihara mı kalkıştı? Sanırım cevabı artık herkes biliyor: CSU, Sosyal Demokrat Partili rakibi Christian Ude’yi çok ciddiye alıyor. Hem de gazetecilere baskı yapmaya kalkışacak kadar.