Meydan Erdogan’a bırakılmadı

31 Ekim’de Berlin’de bir araya gelen yaklaşık 5 bin kişi, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı protesto ederek, Kürtlere, Alevilere, emekçilere ve azınlıklara yönelik izlediği politikaları kınadı. Miting, Almanya’daki göçmen örgütlerin ortak tutumu açısından bir ilk olma özelliği taşıdı.

 

30-31 Ekim tarihleri arasında Berlin’e gelen Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 40’tan fazla federasyon, dernek ve inisiyatif tarafından düzenlenen bir gösteriyle protesto edildi. Tarihi Brandenburg Kapısı önünde gerçekleştirilen gösteride, sık sık “Faşizme karşı omuz omuza”, “Erdoğan defol”, “Cemevleri inanç yerlerimizdir”, “Açlık grevcileriyle dayanışma içindeyiz” ve “Yaşasın uluslararası dayanışma” şeklinde sloganlar atıldı.

Almanya’nın değişik kentlerinden ve temsili olarak Avusturya ve İsviçre’den katılımların olduğu eylemde, en dikkat çeken nokta ise ilk kez bu kadar geniş yelpazede bir güçbirliği yapılması oldu. Eyleme 5 bine yakın insan katıldı.

Örgütler tarafından yayınlanan ortak metnin okunmasıyla başlayan mitingde, Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth, Sol Parti Federal Parlamento Grubu Başkanı Gregor Gysi, Yeşiller Milletvekili Memet Kılıç, Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen, ATİF, Yekkom, DİDF, Dersim Cemaatı, Ezidiler Birliği, AABF, AABK adına konuşmalar yapıldı. Ayrıca sanatçı Ferhat Tunç da Halkların Demokratik Kongresi adına bir konuşma yaptı.

Sanatçılar Kemal Kahraman ve Emekçi de türküleriyle mitinge destek verdiler. Ayrıca çok sayıda Alman parlamenteri de eyleme katılarak desek verdi.

 

KÜRTLERE, ALEVİLERİ BASKILAR KABUL EDİLEMEZ

Mitingde ilk konuşmayı yapan Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu (ATİF) Başkanı Süleyman Gürcan, “Burada bu sessizliğe, bu insanlık suçuna ortak olanlara sesleniyoruz. Kürt, Türk, Alman, Arap, Müslüman, Alevi, Ermeni, Êzîdî insanlar olarak kardeşiz ve kardeş kalacağız“ dedi.
Kürtçe olarak konuşan Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM) Genel Başkanı Yüksel Koç açlık grevlerine dikkat çekerek, bu konuda hükümetin tutumunu eleştirdi. Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Yürütme Kurulu üyesi Hüseyin Avgan ise yaptığı konuşmada, Erdoğan’ın sadece Türkiye’de yaşayan emekçilere, Kürtlere, Alevilere ve diğer azınlıklara baskı uygulamadığını, aynı zamanda izlediği politikalarda Avrupa ülkelerinde yaşayan göçmenlerin hayatını da önemli ölçüde etkilediğini belirtti.

Berlin’deki eylemle bir tarih yazıldığını söyleyen Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (ABBF) Genel Sekreteri Ali Doğan da, “Erdoğan artık kabul edilmediğini görmelidir. Erdoğan burada teröristlerin buluştuğunu söylüyor. Eğer burada 700’ün üzerindeki açlık grevi eylemcisini savunmak terörizm ise ‘evet biz teröristiz’. Eğer teröristlik, Kürtlerin ve diğer azınlıkların haklarını savunmaksa ‘evet biz teröristiz’. Ama şunu bilsin ki, asıl terörist olan, terör yaratan Erdoğan’dır. Soruyoruz kendisine; 34 genci katletmek barış mıdır? Cemevlerini ucube saymak barış mıdır“ diye konuştu. Doğan’ın konuşması „Ucube Tayyip“ sloganları ile karşılandı.
AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat da, “Biz tarihi değiştireceğiz. Savaş değil, inadına barış, sevgi ve kardeşlik diyeceğiz. Egemenler bugün güçlü olabilir, ama halkların birliği her zaman daha güçlüdür“ dedi.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Başkanı Turgut Öker ise yaptığı konuşmada genel sorunlar yerine daha çok 50 yıllık göç tarihinde ilk kez çok farklı kulvarlarda yer alan göçmen örgütlerinin bir araya gelerek ortak bir miting düzenlemesine dikkat çekti. Mitingin, Avrupa’da güç birliği açısından bir başlangıç olduğunu belirten Öker, bundan sonra bu temelde çalışmaların devam edeceğini belirtti.

 

TÜRKİYE GERÇEĞİ GÖRMELİ

Mitingte Federal Parlamento’da grubu bulunan Yeşiller ve Sol Parti’den temsilciler katılırken, davet edildiği halde SPD’den kimsenin katılmaya yanaşmadığı dikkat çekti.

Yeşiller Eşbaşkanı Claudia Roth, yaptığı konuşmasında Kürtlerin, Alevilerin, Êzîdîlerin ve Ermenilerin haklarının tanınmasını gerektiğini belirterek, “Bu insanlar sizden sadece eşit hak ve özgürlük istiyorlar. Bundan neden bu kadar korkuyorsunuz. Artık haklarını verin. Almanya, AKP Hükümeti’nden Türkiye’deki halklar için eşit hakları talep etmelidir. Burada, ‘Biz Aleviler ve Kürtler eşit şartlarda yaşamak istiyoruz’ diyenlerin sesleri duyulmalıdır“ çağrısı yaptı. Yeşiller’den ayrıca Federal Parlamento Milletvekili Memet Kılıç da bir konuşma yaptı.

Mitinge Sol Parti adına ise konuşmacı olarak Meclis Grup Başkanı Gregeor Gysi ve Meclis Grubu Uluslararası İlişkiler Sözcüsü Sevim Dağdelen katıldılar. Gysi yaptığı konuşmada Türkiye’de yaşayan bütün ulusal kimliklere ve inançlara eşit haklarının verilmesi gerektiği çağrısında bulundu.

Dağdelen de „Binlerce insanın burada olması savaş kışkırtıcısı Erdoğan’a ağır bir tokattır. Bizler buradan Erdoğan’ı istemediğimizi haykırıyoruz. Onlarca gazeteci, binlerce Kürt muhalifler cezaevlerinde. Bunun neresi hoşgörü, demokrasi, insan hakları„ diye sordu.

Miting, katılımcıların hep birlikte söylediği Çav Bella ve Gelin Canlar Bir olalım türküleriyle son buldu. (YH)