Yeşiller sola kayar mı?

Yeşiller Partisi, Hannover’de düzenlediği kongrede genel seçim stratejisini belirledi. Eşbaşkan Özdemir kongre öncesinde her ne kadar “sola kayma” uyarısında bulunsa da özünde neoliberal politikalara devam edilmesi kararı alındı.

 

16-18 Kasım tarihleri arasında Hannover’de yapılan Yeşiller Partisi’nin gündeminde bir taraftan yeni yönetim diğer taraftan da önümüzdeki yıl yapılacak genel seçimler öncesinde nasıl bir politika izleneceği konuları vardı.

Kongre öncesine parti üyeleri arasında yapılan oylamada sol kanadın temsilcisi olarak bilinen Çevre eski Bakanı Jürgen Trittin ve sağ kanattan Federal Parlamento Başkan Yardımcısı Katrin Göring-Eckart’ın genel seçimlerde liste başı adayı gösterilmesi eşliğinde süren tartışmalarda, partinin önümüzdeki yılki genel seçimler öncesinde nasıl bir politika izleyeceği ele alındı. Seçimlerde liste başı için adaylığını koyan ancak kazanamayan Eşbaşkan Claudia Roth, Hannover’deki kongrede yeniden Cem Özdemir ile birlikte eşbaşkanlığa seçildi.

 

KONGRE KARARLARI NEYİN İFADESİ?      

Yeşilleri’in kongresinde önümüzdeki 2013’ün seçim yılı olması nedeniyle daha çok oy almaya yönelik mesajlar öne çıktı. Alınan kararlar, Yeşiller’in işçi ve emekçilerin karşı karşıya olduğu sorunları çözme niyetinde olmadığını bir kez daha gösterdi. Gerhard Schröder öncülüğünde hayata geçirilen Ajanda 2010’un suç ortağı olan Yeşiller, emeklilik yaşının 67’ye çıkarılmasına da onay verdi. Ayrıca, bir süredir SPD tarafından da gündeme getirilen milyonerler vergisi oranının yüzde 42’den yüzde 49’a çıkarılması kararlaştırıldı. Kuzey Ren Vestfalya eyalet örgütü tarafından gündeme getirilen Hartz IV yardımı alanlara karşı uygulanan yaptırımların kaldırılması ise kabul görmedi.

Yeşiller yönetimi tarafından sunulan ve kabul edilen önergede ayrıca ülke genelinde asgari ücretin uygulanması, Hartz IV yardımının 420 Euro’ya çıkarılması, eğitime daha fazla yatırım yağılması, sağlık alanında yurttaş sigortasına geçilmesi gibi öneriler de bulunuyor.

Sözde solcu özde liberal olan Yeşiller, buna uygun olarak, seçim yılında olunmasına rağmen vaat düzeyinde bile olsa elle tutulur bir talep ortaya koymadı; neoliberal politikalarını daha da belirginleştirdi.

Uzunca bir süredir orta tabaka seçmen kitlesinin partisi haline gelen Yeşiller, bu yüzden önümüzdeki dönem federal düzeyde de muhafazakarlarla ortaklık yapmayı bile yoğun bir şekilde tartışıyor. Daha önce Hamburg ve Saarland eyaletlerinde CDU ile ortaklık kuran ancak bunu sonuna kadar götüremeyen Yeşilleri, önümüzdeki genel seçimlerde sadece SPD’ye değil, CDU/CSU de kapıyı açık bırakması gerektiği görüşünde olanların sayısı hiç de az değil. Ancak, buna rağmen kongrede yine de SPD işaret edildi, CDU/CSU ile bugünkü koşullarda federal düzeyde ortaklığın söz konusu olmadığı mesajı verildi

 

ÖZDEMİR’DEN SOL UYARISI

Kongre öncesinde denilebilir ki en dikkat çekici açıklamayı eşbaşkan Cem Özdemir yaptı. Spiegel Online’a bir röportaj veren Özdemir, partisinin, sosyal politikalar açısından yerine getiremeyeceği vaatlerde bulunmayacağını söyleyerek partisine “sola kayma” uyarısında bulundu. Bunun temelinde elbette Yeşiller’in hitap ettiği, oy aldığı kesime göre politika yapması bulunuyor.

Bununla birlikte Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu Başkanı Cohn-Bendit’in bir süre önce başlattığı “muhafazakar açılımı”na Özdemir de destek veriyor. Özdemir verdiği demeçte şunları söylüyor: “Siyah-Yeşil koalisyon tartışmaları yeni değil. Daha önce eyaletler ve belediyeler düzeyinde bu koalisyonlar kuruldu. Berlin’den eyalet örgütlerine ne yapacaklarını söylemek doğru değil. Yeşiller’in politikasının kiminle daha iyi hayata geçirileceğine yerelde karar veriliyor. Elbette benzer bir durum federal politika için de geçerli. Açıktır ki, 2013’te bir çok şeyi SPD ile daha kolay hayata geçirebiliriz. Ama bir koalisyonun temelini içerik belirler, renkler değil” diyor.

Yani ille de SPD ile koalisyon kurmak zorunda olmadıklarını, içerikte uzlaşıldığı takdirde, CDU ile koalisyon kurulabileceğini dile getiriyor Özdemir.

 

ADAYLAR ONA GÖRE SEÇİLDİ

Yeşiller tabanı tarafından seçimlerde liste başı seçilen Trittin ve Göring-Eckart hem sol hem de muhafazakar seçmenlere hitap ediyorlar. Özellikle kiliselere yakın duran, onlar içerisinde çalışmalar yapan Göring-Eckart’ın seçilmesi bir yönüyle Yeşiller’in “Hıristiyan Demokrat” seçmenlere göz kırpması olarak görülüyor. (YH)