Ortadoğu bataklığına marş marş!

AKP Hükümeti’nin Türkiye’nin NATO’dan isteği Patriot füze savunma sistemin Türkiye’nin güvenliğiyle alakalı olmadığı, iki füze bataryası gönderecek Almanya tarafından resmen kabul edildi.

14 Aralık’ta mecliste yapılan oylamadan önce hükümet ve muhalefet partileri arasında tartışmaya neden olan Patriotların hangi illere yerleştirileceği ve hangi amaçla gönderileceği konusunda Federal Savunma Bakanlığı’ndan net yanıt geldi.

Bakanlık Müsteşarı Thomas Kossendey tarafından, muhalefet partilerinin ilgili milletvekillerine gönderilen yazıda, NATO tarafından gönderilecek Patriotların Adana, Kahramanmaraş ve Malatya’ya yerleştirilmek istendiği belirtildi. Almanya’nın göndereceği Patriotların büyük bir olasılıkla Kahramanmaraş’a yerleştirileceği tahmin edilirken, her üç kentin de Türkiye-Suriye sınırına uzak yerde bulunması ve sınırın Patriotların menzilinin dışında kalması, Patriotların Suriye’den gelecek saldırıları engellemeye yönelik olmadığını gösteriyor. Özellikle Adana’nın İncirlik’teki ABD üssüne ve Malatya’nın Kürecik’teki NATO üssüne yerleştirilecek Patriotların asıl olarak, bu üsleri korumaya yönelik olduğu anlaşılıyor.

Bir süre önce Türkiye’ye giden NATO görevlileri Patriotların hangi kentlere yerleştirileceği konusunda çalışmalar yapmış, ancak kamuoyuna bir açıklamada bulunmamıştı. Türkiye’deki basın ise daha çok Malatya, Diyarbakır ve Şanlıurfa kentlerini öne çıkarırken, savunma sistemini gönderecek olan Almanya’nın farklı kentleri telaffuz etmesi dikkat çekici.

 

GENİŞ ALANI KORUMA ÖZELLİĞİ YOK

Federal Savunma Bakanlığı tarafından verilen bilgiye göre, Türkiye’ye gönderilecek Patriotların sadece belirtilen kentlerde belli bir alanı koruma özelliğine sahip olduğuna dikkat çekildi.

Patriotları üreten Lockheed Martin adlı silah tekeli tarafından yapılan açıklamada da Patriotların çok fazla geniş bir alanı koruma özelliği taşımadığı belirtildi. Açıklamada Patriot sisteminin, “Savaşan askerleri ve çok değerli hedefleri” koruma özelliğine sahip olduğu ve muhtemel bir raket saldırısını ancak 15-20 km’lik bir alanda önleyebileceği vurgulandı.

Böylece, Patriotları üreten firmanın verdiği teknik bilgilere göre de, ileri sürüldüğü gibi Türkiye-Suriye sınırını korumaya yönelik olmadığı anlaşılıyor.

Almanya Genel Kurmay Başkanı Ulrich Kirsch de, Patriotların 900 km’lik Türkiye-Suriye sınırını korumasının mümkün olmadığını, burada önemli olanın “sembolik siyasi dayanışma” olduğunu belirtti. Genel Kurmay Başkanı ayrıca, Türkiye’ye gönderilecek askerlerin hangi koşullarda geri çağrılacağının şartlarının da açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Almanya, böylece Afganistan ve Kosova’dan sonra en çok Türkiye’ye asker göndermiş olacak.

 

MALİYETİ 25 MİLYON EURO

Alman hükümetinin hesaplarına göre, Almanya’dan Türkiye’ye gönderilecek 400 asker ve iki Patriot savunma sisteminin maliyeti 25.1 milyon Euro olarak hesaplandı. 15 Aralık 2012-31 Ocak 2013 tarihleri arasında geçerli olacak Türkiye’deki askerlerin görev süresi için yapılacak harcamaların yarım milyon Euro’su bu yılın bütçesinden, 21 milyon Euro’su 2013 bütçesinden, geri kalanı ise 2014’ün bütçesinden karşılanacak. Böylece, içeride sosyal kısıtlamaları gerekçe gösteren hükümetin, konu yurtdışı operasyonları, silahlanma olunca kesenin ağzını açmaktan çekinmediği bir kez daha görülmüş oldu. (YH)

 

NATO’nun linç politikasının oyuncağı olmayın

Aralarında Orhan Pamuk’un da olduğu Nobel ödüllü yazarların Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a yönelik yaptığı “istifa açıklaması”na imza atan yazar, sosyolog ve politolog Alfred Grosser, imzasını geri çekti. Grosser konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ‚Ya istifa edin ya da Kaddafi, Saddam gibi linç edilmeyi veya cezaevine atılmayı kabul edin‘ cümleleriyle sona eren açık tehdit mektubundan imzasını çektiğini kamuoyuna duyurdu.

Alman Kitapçılar Birliği Barış Ödülü sahibi olan Alfred Grosser, David Grossmann, Claudio Magris, Orhan Pamuk, Boualem Sansal ve Martin Walser’in imzalarıyla yayınlanan mektuptaki linç tehditlerinin kabul edilemeyeceğini bildirerek, hayatında ilk kez imzaladığı bir açıklamadan imzasını çektiğini ifade etti.
Altı ödüllü yazarın imzasıyla yayınlanan mektup, değişik örgüt ve kuruluşların tepkisini çekmiş ve yazarlardan imzalarını geri çekmeleri talep edilmişti. (YH)