Sığınmacıyı öldüren polisler cezasız kaldı

7 Ocak 2005’ta Doğu Almanya’nın Dessau kentinde polis karakolunda güvenlik görevlileri tarafından öldürüldüğü ileri sürülen Sierra Leoneli sığınmacı Oury Jalloh’un ailesinin açtığı davada polis para cezasıyla kurtuldu. Daha önce de benzer ölümlerin olduğu Dessau’daki polis karakolunda hücreye atılan Jalloh’un döşeği ateşe vererek intihar ettiği ileri sürülmüştü.

Ancak hücreye atılırken üzeri aranan, bütün eşyalarına el koyulan sığınmacının üzerinde neden çakmak olduğu yönündeki sorulara açıklık getirilmemişti. Ayrıca olay sırasında karakolun yangın alarm sisteminin devre dışı bırakıldığı da tespit edilmişti.

Ülkede tartışmalara yol açan olayla ilgili olarak Jalloh’un ailesi ve antifaşist örgütler tarafından açılan davanın 125. duruşmasında Magdeburg Eyalet Mahkemesi, olayın yaşandığı sırada, karakoldaki polis grubundan sorumlu polis memuru Andreas Schubert’e görevinde ihmalkarlık yaptığı gerekçesiyle 10 bin 800 Euro para cezası verdi.

Hücrede yangının nasıl çıktığı konusuna ise, dava bitmesine rağmen bir açıklık getirilmezken, sözkonusu polis müdürüne adam öldürmeye neden olmaktan ötürü ceza verildi. Dessau Mahkemesi daha önce polisler hakkında beraat kararı vermişti. Ancak avukatların yaptığı itiraz üzerine, karar üst mahkeme tarafından bozulmuş ve dava yeniden görülmeye başlanmıştı.

Eyalet Mahkemesi’nin sorumlu polis hakkında verdiği para cezasını değerlendiren Jalloh’un arkadaşları, avukatları ve ailesi, kararı “göz boyama” olarak değerlendirdiler. Mahkemenin, Jalloh’un ölümünü hala intihar olarak değerlendirdiğini belirten avukatlar, cezanın “ölüme sebebiyet vermekten” verilmesini de eleştirdiler. Avukatlar, tek kişilik hücrede Jalloh’un döşeği kendi başına ateşe vererek, intihar ettiğine inanmıyorlar. Avukatlar karara itiraz edip etmeyeceklerini önümüzdeki günlerde kesinleştirecekeler.

Gelen eleştirileri değerlendiren Yüksek Savcı Christian Preissner ise bütün araştırmalar sonucunda Jalloh’un üçüncü bir el tarafından öldürüldüğüne dair bir delil bulamadıklarını ifade etti. Ancak, sarhoş ve uyuşturucu kullandığı gerekçesiyle gözaltına alınan Jalloh’un intihar ettiğine dair bir delil de bulunmadığı halde, olay sırasında karakolda olan ve yangın alarm sistemini kapatan polislere ciddi bir cezanın verilmemesi, şüpheleri daha da artırdı.

Sığınmacılara yardım örgütü Pro Asyl de yaptığı açıklamada, mahkemenin kararını eleştirerek, kafalardaki pek çok sorunun aydınlığa kavuşturulmadığına dikkat çekti. (YH)