Döviz deposu muyuz!

pasaport1

Türkiye’de AKP Hükümeti’nin Türkiye kökenli göçmenlere yaklaşımı pasaportlara yapılan fahiş zamlarla kendini bir kez daha ortaya koydu. 4-10 yılları arasında geçerli olacak pasaportların beledi 162 Euro’dan 211 Euro’ya çıkarıldı. Geleneksel “döviz kaynağı” anlayışını sürdüren hükümete geri adım attırmak ancak güçlü bir tepkiyle mümkün görünüyor.

Pasaport; yabancı bir ülkeye gidecek ya da yabancı bir ülkede yaşayan bir yurttaşa, hangi ülkenin yurttaşı olduğunu kanıtlayan bir belgedir. Günümüz koşullarında, ülke dışında yurttaşlığın tescili için en önemli ve vazgeçilmez bir belgedir o. Hal böyle olunca yurtdışına çıkacak olanların ya da yurtdışında yaşayanların mutlak olarak bir pasaport sahibi olması zorunluluktur.

Bu zorunlu durum Türkiye hükümeti tarafından son yıllarda izlenen politikalarla adeta cezaya dönüştürülmüştür. Her vatandaşın sahibi olma hakkı bulunduğu halde, getirilen kimi keyfi engelleri bir yana bıraktığımızda, bugün Türkiye’de ve yurtdışında T.C. damgalı pasaportları almak için hem yoğun bir çaba hem de yüksek bir bedel ödemesi gerekiyor.

Bu gerçek, 1 Ocak’tan bu yana bir kez daha Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiye kökenli göçmenler arasında tartışılıyor. Çünkü, Türkiye dışında yaşayan ve Türk pasaportunu taşımak zorunda olan insanlar, yıllardan beri zaten fahiş fiyat ödedikleri pasaporta bu yıldan itibaren çok daha fazla para vermek zorunda bırakılacaklar.

AKP Hükümeti, konsolosluk işlemleri ve pasaport harçlarına her yılbaşı zam yapma geleneğini bu yıl da sürdürdü. Geçen yıl yapılan zamları yeterli görmeyen hükümet, 1 Ocak 2013 tarihinden geçerli olmak üzere, 4-10 yıllık pasaport uzatma harcını, 162 Euro’dan 211 Euro’ya çıkardı. Maliye Bakanlığı tarafından yürürlüğe konan zamla, vatandaşların ödeyeceği miktar yüzde 32 artmış oldu.

 

DÜNYANIN EN PAHALI PASAPORTU

Pasaport çıkarmak ve uzatmak için vatandaşından en fazla parayı alan hükümet ünvanını taşıyan AKP Hükümeti, son zamlarla birlikte bu konudaki liderliğini iyice pekiştirmiş oldu. Örneğin Almanya’da 10 yıllık pasaport uzatma işlemi için vatandaşlardan 59 Euro istenirken, bu rakam Yunanistan’da 84, İspanya’da da 25 Euro alınmakta. Türk hükümetinin pasaport uzatma işlemi için neden bu kadar yüksek harç aldığı ise, bugüne kadar yetkili makamlar tarafından açıklanmış değil.

 

DÖVİZ KAPISI OLARAK GÖRÜLÜYOR

Günümüzde pek çok ülkede pasaport makul bir ücret karşılığında vatandaşlara veriliyor. En pahalı pasaportun Belçika’da (150 Euro) verildiği göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye’nin yaptığı zammın ve belirlediği bedelin Avrupa kriterlerinin çok üzerinde olduğu anlaşılıyor. Bütçe açığı, Euro kriziyle karşı karşıya olan ülkelerde bile pasaport fiyatları bu denli düşük tutulurken, ekonomide “Avrupa’nın Çin’i” olduğunu iddia eden Türkiye’nin bu denli fahiş bir bedel alması, aynı zamanda devletin Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiye kökenli göçmenlere karşı yıllardan beri beslediği “döviz kaynağı” yaklaşımın değişmediğini bir kez daha gösteriyor.

Resmi rakamlara göre Avrupa ülkelerinde 4 milyon Türkiye kökenli göçmen yaşıyor. Bunların yarısının yaşadığı ülkenin vatandaşı olduğu göz önünde bulundurulduğunda yarısının T.C. pasaportu taşımak zorunda. 2 milyon pasaportu 211 Euro’ya çarptığımızda ortada yüz milyonlarca bir meblağın çıktığını görmüş olacağız.

Böylece, yurttaşların zorunluluğu yüz milyarlarca Euro karşılığında tahvil ediliyor. Bu “döviz kapısı” anlayışı sadece pasaportta değil diğer konsolosluk işlemlerinde, harçlarında da kendisini ele veriyor. Keza geçen yıl 10 bin Euro’ya çıkarılan dövizle askerlik de bu anlayışın bir ürünü.

 

BU MUAMMELEYE SESSİZ KALAMAYIZ

Halbuki, yurttaşını düşünün bir devletin yaptığı zam karşısında oturup gerçekçi bir şekilde düşünmesi gerekmiyor mu? Ortalama 4-5 kişiden oluşan hanelerin konsolosluklara nasıl ve hangi koşullarda gideceği hesaplanması gerekiyor. Keza, işsizliğin ve yoksulluğun bu denli arttığı günümüz koşullarında yapılan bu zammın ‘akıl karı’olmadığı önce devlet yetkilileri tarafından fark edilmesi gerekmiyor muydu?

Deme ki gerek görülmemiş! O halde geriye vatandaşların bir kez daha gücünü birleştirerek bu haksızlığa, keyfiyetçiliğe karşı çıkması gerekiyor.

Fahiş oranda zam yaparak rutin bir bürokratik işlemi karlı bir ticarete çeviren hükümet, geçtiğimiz 2011 yılı sonunda da pasaport sürelerini uzatma harcına yine büyük oranda zam yapmış, ancak gelen tepkiler üzerine zam oranını aşağı çekmişti. (YH)

 

İMZA KAMPANYASI

Hükümetin uygulamaya soktuğu pasaport zammı, bu yıl da Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşların tepki ve öfkesine neden oldu. Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), zamları protesto etmek ve iptal edilmesi için  bir imza kampanyası başlattı.

 

 DİDF: ‘VATANDAŞLARA BÖYLE Mİ SAHİP ÇIKACAKSINIZ!’

DİDF tarafından yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi: “ Bugüne kadar işbaşına gelen pek çok hükümet gibi AKP Hükümeti de, Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenlere aynı zamanda döviz geliri kaynağı gözüyle bakıyor. Bunun en somut kanıtı pasaport harçlarına ve geçen yıl bedelli askerlik ücretine yapılan fahiş zamdır. Bu politikalara artık bir son verilmesi gerekiyor. Her yurttaşın en doğal hakkı olan pasaport, fahiş zam nedeniyle bir ceza belgesi olmamalıdır. DİDF olarak daha önce olduğu gibi bu kez de yüksek pasaport harçlarına karşı sessiz kalmayacağız, tepkimizi güçlü bir şekilde göstereceğiz” denildi.

DİDF tarafından başlatılan imza kampanyasında zamların iptal edilmesi ve işsizlere, çocuklara ve emeklilere indirim yapılması talep ediliyor. İmza metninde, AKP Hükümeti’nin ikiyüzlü davrandığına da dikkat çekilerek şu ifadelere yer veriliyor: “Konsolosluklar vatandaşın işini gördüğü ve hizmet aldığı birimlerdir. Ama ne var ki hükümet yıllardır, konsolosluk işlemlerini ticari faaliyet mantığıyla yürütmekte, üstelik insanca muameleyi bile çok görmektedir.

Başbakan, cumhurbaşkanı ve bakanlar ‘Yurtdışındaki vatandaşımız sahipsiz değildir’ diyor; bedelli askerliği 5 bin Euro’dan 10 bin Euro’ya çıkararak mı sahipleneceksiniz bizi! Pasaport harcını üçte bir oranında zamla arırarak mı kol kanat gereceksiniz bize!”.

“Pasaport zamları derhal geri alınsın” sloganıyla başlatılan kampanya çerçevesinde, birçok kentte protesto eylemleri yapılması da bekleniyor. (YH)