Döküm işçileri eylemde

Hıdır Güyıldar

 

Velbert’te baskı döküm alanından üretim yapan Wissler&Radermacher firmasında çalışan işçilerin sendikalaşma mücadelesi sürüyor. İşçiler bir yandan sendikalaşma mücadelelerini sürdürürken diğer yandan da toplusözleşme, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, ücret ve izin talepleri için kısa süreli de olsa iş bırakarak eylem yaptı.
11 Mart Pazartesi günü, sabah ve öğle vardiyasındaki işçiler birer saat iş bırakarak firma önünde gösteri düzenledi. İşçilerin büyük bölümü iş bırakma eylemine katılırken , sabah vardiyasında sadece 3 kişi eyleme katılmadı. Eyleme özellikle kadın işçiler, işini kaybetme korkusuyla eylemlere katılmaktan çekiniyor. Ancak çalışma koşullarının ağırlığı ve ücretlerin düşüklüğü kendilerine başka bir seçenek bırakmadığını belirten işçiler mücadele etmekten başka bir yollarının olmadığını söylediler.

Yaklaşık iki yıldan beri sendikalaşma mücadelesi veren işçilerin büyük bölümü sendikaya üye olmasına rağmen, patron hala sendikayla masaya oturmaya yanaşmıyor. Sendikalarında çrgütlenen işçiler patronun masaya oturmamasına karşı öfkeliler.

 

SENDİKALAŞMA VE MÜCADELE SÜRÜYOR

İşçiler bir yandan kiralık işçi firmalarının kölelik koşullarını dayatmalarına karşı sendikalaşma mücadelesini sürdürürken diğer taraftan da haklarını elde etmek için iş bırakıp eylem yapmaktan başka çare bulamadıklarını söylüyorlar.

İşyerinde toplam 130 işçi çalışıyor ve işçilerden 80’i sendikaya üye olmuş durumda. Firmada aynı zamanda, ATEC ve DÜKAN adlı taşeron firmalar da faaliyet yürütüyor. Kölelik koşulları altında işçi çalıştıran kiralık işçi firmaları aynı zamanda işçilerin gücünü bölüyor. Oturum başta olmak üzere, bir çok sorunu bulunan özellikle Türkiyeli işçiler, bu firmaların bütün koşullarını kabul etmek zorunda bırakılıyor. Adını vermek istemeyen bir Türkiyeli işçi, „oturum almak için taşeron firmanın bütün koşullarını kabul etmekten başka çarem yok. Başka iş bulamıyorum.“ diyerek sorunlar karşısında yaşadığı zorlukları dile getirirken bir diğeri ise, ‘eylem yapmaktan  başka çaremiz yok’ diyerek neden eyleme gittiklerini ve taleplerini anlattı.

 

‘EYLEMDEN BAŞKA ÇARE KALMADI’

Selman Güler: Toplu İş Sözleşmesi’nin uygulanmasını istiyoruz. Şu anda bu alanda ortalama saat ücretinin yüzde otuz altında bir ücretle çalıştırılıyoruz. Saat ücretimiz 8,5 Euro. İzin sorunumuz var, bazıları 24, bazıları 30 gün izin kullanıyor. Herkesin eşit 30 gün izin hakkından yararlanmasını istiyoruz. İzin ve Noel parası alamıyoruz. Hafta sonu vardiya zamlarımız kaldırıldı. Geçen sene yaptığımız eylemden sonra haftasonu primi yüzde 25 artırmıştık. Çalışma sistemi bozuk. İki işçinin yapacağı işi bir işçi yapmak zorunda bırakılıyor. Üstümüzde çok baskı var. Korkudan dolayı özellikle Türkiyeli kadın işçiler eylemlere katılamıyor. Taşeron firmaların baskısı da cabası. İşçilerin doğal haklarından yararlanmasını engellemek ve baskı altında tutmak için, 6 aydan bir işçilere çıkış veriliyor. Bu koşullar altında birer saat iş bırakma eylemine başvurduk. Başka çare kalmadı.