Hafta sonu, gece çalışması ve vardiyalar artıyor

 Zeit anhalten

Almanya’da, hafta sonu, gece ve vardiya işlerinde çalışan emekçilerin sayısı hızla artıyor. Her dört kişiden biri hafta sonu çalışıyor. Bu, son on yıl içinde yüzde 33 artışla yaklaşık 9 milyon kişiyi kapsıyor. Aynı zaman diliminde gece işinde çalışanlar yüzde 46, vardiya çalışanların da ise yüzde 24 artış yaşanıyor. Yasal çalışma saati olan haftada 48 saatin üzerinde çalışanların sayısı iki milyonun üzerinde tahmin ediliyor. Bu rakamlara düşük ücretli işlerde çalışan emekçilerin, geçimlerini sağlayabilmek için ikinci hatta üçüncü işlerde (mini job v.b.) çalışmaları, sezon işçiliği ve Polonya v.b. Doğu Avrupa ülkelerinden gelip taşeron olarak çalışan emekçiler dahil değil.

Standart çalışma saatleri olarak bilinen saat 9.00 ile 17.00 arasını aşan zaman diliminde çalışanların oranı yüzde 51, örneğin Kanada’da bu durum yüzde 32,8. Özellikle pazarlama, sağlık v.b. hizmet işkollarında kadın emekçilerin daha fazla çalıştığı gözetilirse, bu olumsuz çalışma koşullarından en çok nasibini alanlar yine kadın emekçiler. 2012 verilerine göre; yıl boyu çalışan kadın işçiler, erkekler ile eşit ücreti alabilmesi için 84 gün daha fazla çalışmak zorundalar.

Birçok işletmede ve branşta günün 24 saati ve haftanın yedi günü çalışıldığı artık olağan bir durum olarak değerlendiriliyor. Daha fazla üretim, daha fazla pazarlama ve daha fazla kar güden endüstri ve hizmet branşı sahipleri, teknolojinin de yardımı ile iş ve yaşam kültürümüzde değişiklik yarattılar. ‘Aldi’, ‘Lidl’, ‘Kaufland’ v.b. birçok süper market gece saatlerine kadar açık ve bizler artık daha geç saatlerde alışveriş yapıyoruz. Birçok siparişimizi Tele-Shop ya da İnternet üzerinden istediğimiz saatte verebiliyoruz. Kısacası alışveriş saatlerinde zaman kavramı artık yitirilmiş durumda. Alışverişimizi gece yaparken veya sipariş verirken karşı tarafta birileri veya birçok kişi o saatte çalışmak zorunda.

Federal İş Güvenliği ve Sağlık Enstitüsü’nün 2012 yılında, işçilerin çalışma yaşamında, psikolojik gereksinimleri, yük ve stres nedenleri gibi soruları içeren, 18 bin emekçi üzerinden yaptırdığı ve Ocak 2013 yılında kamuoyuna sunulan ‘2012 Almanya Stres Raporu’ verilerinde, emekçilerin yüzde 43’ü son iki yıl içinde çalışma streslerinin daha da arttığını dile getirmiş. Rapor, Almanya’daki uzun çalışma saatleri, aynı anda birçok iş yapmak, hızlı çalışma ve randevu baskısı, 27 AB-üyesi ülke ortalamasından çoğu zaman daha kötü durumda olduğunu ortaya çıkarmış. 2007 yılından bu yana resmi makamlar tarafından tespit edilen işyerlerinde ‘çalışma saatleri yasasına karşı davranışta’ üçte bir artış yaşanmış.

IG Metall Sendikası, uzun süredir işyerlerinde bu olumsuz gelişmeleri gözetleyerek, çalışma koşullarının insan sağlığına uygun hale getirilmesini talep ediyor. Sendikanın hükümete yaptığı, Anti-Stres Yasası’nın oluşturulması ve yürürlüğe girmesi talebi karşısında, Çalışma Bakanı Ursula von Leyen (CDU) ‘Stres her işte yaşanabilir, ama süreklilik almamalı, hasta yapmamalı… Ben kronik strese savaş açıyorum, işletmelerden de birlikte hareket etmesini bekliyorum’ demekle yetindi.

Yine Sol Parti fraksiyonunun bir soru önergesi üzerine verilen cevapta ortaya çıkan haftasonu, vardiya ve uzun çalışma saatlerindeki olumsuz ürkütücü gelişmeler üzerine, Sol Parti’nin, sendikaların da istemlerini hatırlatarak, yasal düzenlemeye gidilmesi talebi bugün hükümet tarafından görmezden geliniyor.

İşsizlik tehdidini de kullanan işverenler, çalışma koşullarını sürekli daha da esnekleştiren farklı farklı modeller ile hafta sonu, gece, vardiya ve uzun çalışma koşullarını emekçilere dayatıyor. Her geçen gün daha fazla emekçinin sağlığı ve aile-sosyal ilişkilerini yok eden saldırılara acilen dur denmesi gerekiyor. Bunun için işyerlerimizden başlayarak daha geniş yelpazede başta sendikalarımızın içinde ve birlikte, bu koşulları yaratan, çalışma saatlerinin düşürülmesi, asgari ücret, eşit işe eşit ücret, kiralık işletmelerinin yasaklanması, vardiya ve hafta sonu işlerinde aile-çocuklu durumunun gözetilmesi talepleri için mücadele etmemiz gerekiyor.

Bülent Bozkurt

 

VARDİYA MESELESİ

 

VARDİYALI İŞ: 2001 – 2011 yılı arası, vardiya çalışanların sayısı 4,8 den 6 milyona çıkmış durumda. Bu yaklaşık dörtte bir artış demek. Artış özellikle (yüzde 43) kadınlarda kendini gösteriyor. Vardiya işi örneğin‚ sosyal mesleklerde (eğitmen) ve sağlık hizmetlerinde (hemşirelik ve yaşlı bakıcılığı) gerçekleşiyor.

 

AKŞAM VE GECE VARDİYASI: 12 yıl önce -2011- 6,1 milyon emekçi gece vardiyası, yani akşam saat 22.00 ile sabah 6.00 arası çalışmak zorundaydı. On yıl sonra – 2011 – bu rakam 8,9 milyon çalışanı kapsıyor. Gece vardiyasında çalışanlarda artışın yüzde 46 olduğunu gösteriyor! Gece vardiyasında özellikle sağlık, otel ve gastronomi branşlarında çalışılıyor. Dükkan açılış saatlerinin uzatılması (en son 2006), süper marketlerin gece 24.00’e kadar açık tutulması ile satış personelleri de gece vardiyasından etkileniyor

 

HAFTASONU İŞLERİ: Federal Hükümetin yaptığı açıklamaya göre 2001 yılında yaklaşık 6,7 milyon kişi hafta sonları da (yani cumartesi ve pazar günleri) çalıştırıldı. On yıl sonra -2011- hafta sonu çalışan sayısı 8,9 milyona çıkmış durumda. Bu yüzde 33 artış anlamına geliyor. Buna göre bugün, her dört işçiden biri hafta sonu da çalışıyor.

 

Almanya’da istihdam en yüksek düzeye ulaştı

Federal İstatistik Dairesi, 2012 yılının son üç ayında 41,9 milyon işçi Federal Almanya’da istihdamda bulunduğunu açıkladı. Bu iki Almanya’nın birleşiminden bu yana en yüksek rakam‘ diye açıklandı. Bir yıl içerisinde çalışanların sayısında 320 bin ya da yüzde 0,8 artış kaydedildi. Bu artış yıl başında yüzde 1,4 iken, yıl sonuna kadar düşüş yaşadığını da gösteriyor.

Ekim ve kasım ayları arası, Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nda yüzde 0,6 ile 2009 dan bu yana görülmedik derece, güçlü bir düşüş yaşandı. Ancak gerek Federal Hükümet, gerekse de Bundesbank hızlı bir toparlanma yaşanacağını bekliyor.

 

PATLAMA YAPAN HİZMET SEKTÖRÜ

Bir numaralı istihdam motoru hizmet sektörü. Yıl sonuna kadar yükselişin yaklaşık dörtte biri bu alanda yaşandı. Sadece kamu hizmetleri, eğitim ve sağlık branşlarında çalışan sayısı 105 bin ya da yüzde 1,1 personel artışı sağladı. İşletmelerdeki hizmet alanlarında artı 55 bin, enformasyon ve iletişim branşında 44 bin personel rapor ettiler. Üretim sanayisinde çalışanlarda artı 61 bin personel (artı yüzde 0,8), inşaat sektöründe 28 bin personel (artı yüzde 1,1) yanı sıra tarım, ormancılık ve balıkçılıkta 4 bin personel (artı yüzde 0,6) artışı yaşandı.

İşçi sayısı 340 bin ya da yüzde 0,9 artış sağlayarak 37,42 milyona ulaşırken, kendi işinde çalışanların sayısında 20 bin ile ya da yüzde 0,4 ile düşüş yaşayarak 4,52 milyona düştü.

 

İNSANIN BİYOLOJİK SAATİ

Bizlerin iç vücut fonksiyonları ritimlere bağlıdır, bunları aynı kalp atışlarını kontrol edemediğimiz kadar az kontrol edebiliriz. Bu ritimlerden birine günlük kullanımda ‚iç saat‘ adı verilir. Bilim insanları buna ‚Sirkadien Ritim‘ diyorlar. O gün boyu uyanık ve aktif kalmamızı ve gece uyumamızı böylece dinlenmemizi sağlar. Vücut ısımız gece saat üç ile altı arası en alt seviyeye düşer. Kalp atışlarımız geceye nazaran gündüzleri hızlanır ve daha hızlı nefes alışverişinde bulunuruz. Midemiz gündüzleri aynı kaslarımız gibi son hızı ile çalışırken, geceleri dinlenmeye ayarlıdır. İnsanın bu ‚iç saati‘ doğuştan gelmedir ve Işık, ısı, ses ve bizim sosyal yaşantımız ile alakalıdır.

Kısaca: Eğer geceden daha aydınlık, sesli ve sıcak ise o zaman uyanığız. Gün daha sakinleştikçe, insanda dinleniyor. Ve gerçekten herkes. ‘iç saat‘ hileye gelmiyor, açıp kapatamayız da.  Vardiya işinde, özellikle gece işinde iç saatinin sayacı ters çalışır. Vücut ve zihin dinlenmek ve uyumak isterken gece vardiyasında ses ve ışık arasında çalışarak performans göstermek isteyen işçi esas yükünün ağır ve önemli bir parçasını vardiyasından dolayı taşır. Akşam ve gece vardiyasında çalışanların başta gelen rahatsızlıkları arasında, mide-bağırsak hastalıkları, daha fazla kansere yakalanma riski bulunurken, sosyal ilişkilerden kopma sonucu yaşanan psikolojik sorunlar da yer alıyor.