NSU sanıldığından da büyük bir örgüt

2000 ile 2007 yılları arasında 8’i Türkiye kökenli 10 kişiyi katleden bu bugüne kadar genellikle üç kişiden ibaret bir örgüt olarak sunulan Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü’nün (NSU) sanıldığından büyük olduğu ortaya çıktı.

Bild am Sonntag gazetesinde yer alan habere göre, iki üyesi ölen diğer üyesi de tutuklanan NSU’ya destek verenlerin sayısı, şimdiye kadar bilinenden çok daha fazla. Soruşturma başlangıcında örgütün 12 destekçisi olduğu açıklanmıştı, ancak elde edilen son veriler ışığında NSU destekçilerinin sayısının 129 olduğu belirtiliyor.

Neonazi cinayetlerini aydınlatmak amacıyla kurulan Federal Meclis Araştırma Komisyonu Başkan Yardımcısı Hans-Christian Ströbele (Yeşiller), “Başta üç kişilik izole olmuş bir terör hücresinden bahsediliyordu, ancak hücrenin sayısız destekçi ve sempatizanı olduğunun ortaya çıkması çok sürmedi” dedi.

Komisyonun geçen haftaki son oturumundan önce bu sayının 129’a çıktığını öğrenen Ströbele, asıl önemli olan, destekçiler arasında iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın muhbir gibi kullandığı ‚bağlantı adamları’nın da olup olmadığını ifade etti. Ströbele „Çünkü bu bilgi, soruşturma makamlarının, daha doğrusu iç istihbarat çalışanlarının aslında daha fazla bilgiye sahip olduğuna, ama yeterince önlem almadığına ve bu yüzden de başarısızlığın daha da dramatikleşmesine neden olduğuna ilişkin yeni malumatlar verebilir. Başlarda bunu düşünemezdik bile ama şimdi bir şok üzerine şok yaşıyoruz“ dedi.

Neonazi cinayetleri ve aşırı sağcıların stratejilerine ilişkin birçok kitap yazan gazeteci Patrick Gesing de bu listenin uzamasına şaşırmadığını, çünkü yeraltında yaşamak için birçok destekçiye ihtiyaç duyulduğunu kaydederek, Alman güvenlik birimlerine ağır eleştirde bulundu. Gesing „Alman güvenlik birimleri için bu gizli liste bir nevi bir Richter ölçeği niteliğinde. Terör hücresinin destekçilerinin sayısı arttıkça, güvenlik birimlerinin başarısızlığının ve bir şeyleri örtbas etme ihtimalinin oranı da artıyor. Ortada iki ihtimal var: Ya güvenlik birimleri hiçbir şey sezmedi, ki bu çok büyük bir hata olur, ya da istihbarat teşkilatı içinde bazı birimler bir şeyler biliyordu ama hiçbir şey yapmadı. İki ihtimal de birer felaket“ dedi.

8′i Türkiye kökenli 10 kişinin öldürülmesiyle ilgili davanın hayattaki başlıca sanığı Beate Zschäpe, 17 Nisan’da Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde yargılanmaya başlayacak. Davanın ilk duruşması, akredite olan yaklaşık 50 basın organı tarafından izleyebilecek. (YH)