Paskalya’da savaşa ve silahlanmaya karşı…

 01ostern2012kiel2

Almanya’da savaş karşıtları Paskalya Bayramı’nda bir kez daha savaşa ve silahlanmaya karşı alanlara çıkıyor. Bu yıl yapılacak protesto gösterilerinde Alman tekellerinin silah satışındaki artış, Suriye ve İran’a yönelik saldırı hazırlıkları ve yurtdışında bulunan Alman askerlerinin geri çekilmesi konuları öne çıkıyor.

 

ABD, Almanya, Fransa ve İngiltere’nin başını çektiği emperyalist devletler ve onların yakın işbirlikçileri, Suriye’ye yönelik askeri saldırı hazırlıklarına hız vermiş görünüyor. Türkiye ve İsrail’in de aralarında bulunduğu ülkeler ekseninde yaşanan gelişmeler ve bunlara paralel hızla artan silah satışları, savaş tehdidini daha fazla büyütmüş durumda. Almanya’nın, 2005-2009 yılları arasında silah satışını ikiye katlaması ve sıralamada 3. olması, dünya genelinde akan kanda Alman silahlarının önemli bir rolünü olduğu görülüyor. Almanya’nın dünya silah satış piyasasındaki oranı yüzde 11. ABD yüzde 30 ile ilk sırada yer alırken, Rusya da yüzde 23 ile ikinci sırada bulunuyor.

Bu nedenle, Paskalya Yürüyüşleri sırasında, Almanya’nın bu denli fazla silah satışı eleştirilecek ve sorunlu bölgelerin silahlandırılmasına son verilmesi talep edilecek. Çünkü, Almanya’nın gerici Suudi Arabistan başta olmak üzere, pek çok ülkeyi silahlandırması aynı zamanda ortaya çıkabilecek halk isyanlarını bastırma girişimlerine de destek vermesi anlamına geliyor.

 

ALMAN ASKERLERİ GERİ ÇEKİLSİN

Paskalya gösterileri sırasında ayrıca, yurtdışında bulunan Alman askerlerin geri çekilmesi de önemli talepler arasında yer alıyor. Federal Savunma Bakanlığı’nın son verilerine göre şu anda 6 bin 289 Alman askeri 10’dan fazla ülkede görev yapıyor. En çok asker halen Afganistan’ın Kuzeyi’nde bulunuyor. 2014’den itibaren geri çekilme planı söz konusu olmasına rağmen, işgalin yarattığı istikrarsızlık nedeniyle Afganistan’da çatışmalar, katliamlar devam ediyor. Bu nedenle Alman askerlerinin en kısa süre içerisinde Afganistan’dan çekilmesi, ülkenin alt yapısının inşa edilmesi için gerekli desteğin verilmesi de Paskalya boyunca yapılacak gösteri ve yürüyüşlerdeki başlıca talepler arasında yer almaya devam ediyor. Daha önceki yıllarda yapılan gösterilerde de Afganistan’da bulunan Alman askerlerinin geri çekilmesi talebi öne çıkmıştı.

 

SURİYE’Yİ İŞGAL PLANLARINA HAYIR!

Bu yılkı gösterilerde ayrıca, Batılı emperyalistler ve onların bölgedeki işbirlikçileri tarafından iki yıldan bu yana Suriye’yi işgal etmek için yapılan girişimler ve hazırlıklar da protesto edilecek. İşgal hareketine destek veren, ancak açıktan Suriyeli muhalifleri, silahların yanlış ellere geçebileceği gerekçesiyle, silahlandırmaya pek sıcak bakmayan Almanya, Kahramanmaraş’a gönderdiği iki adet Patriot savunma sistemiyle işgale tam destek verdiğini ilan etmişti. Bu nedenle, Paskalya gösterileri sırasında Suriye’ye yapılacak muhtemel bir askeri saldırıya Almanya’nın dahil olmaması, Türkiye’deki Alman askerlerinin geri çekilmesi gerektiğini ifade ediyorlar.

Konuyla ilgili olarak Almanya Barış Kooperatifi tarafından yapılan açıklamada, “Barış hareketi olarak Suriye sorunun barışçıl temelde çözülmesini talep ediyoruz. Eğer barışçıl bir çözüm yolu bulunmaz ise, ardından İran’a yönelik benzer işgal planları hayata geçirilecek” denildi.

Almanya’daki barış hareketi ayrıca, Alman ordusunun Mali’ye yönelik askeri saldırıya destek vermesini de Paskalya’daki gösteriler sırasında eleştirecek.

Bu yıl yapılacak etkinlik ve gösterilerde ayrıca Alman ordusunun okullarda, gençleri askerlik mesleğini seçmeye yönelik yaptığı kampanyalar da teşhir edilecek ve bunlara son verilmesi talep edilecek.

 

SAVAŞA KARŞI PASKALYA YÜRÜYÜŞLERİ

Almanya’da 1957’den bu yana Paskalya Bayramı’nda savaş karşıtları her yıl değişik protesto gösterileri, toplantılar ve turlar düzenliyorlar. 1950’li yıllardan dönemin Başbakanı Konrad Adenauer tarafından ülkenin nükleer silahlarla donatılmasını gündeme getirmesine karşı çıkan savaş karşıtları Paskalya Bayramı’nda protesto gösterileri düzenleye başladılar. 1958’de yapılan ikinci gösteriye ülke genelinde 120 bin insan katıldı. Özellikle 1970’li ve 80’li yıllarda savaşa, nükleer başlıklı silahlara ve silahlanmaya karşı yapılan gösterilere yüzbinlerce insan katıldı. 1983’de Bonn’da NATO’nun orta menzilli füzeleri Almanya’ya yerleştirme planlarına karşı yapılan gösteriye tam 700 bin savaş karşıtı katılarak tepkisi göstermişti.

Sonraki yıllarda katılım oranın düşmeye başladığı Paskalya Yürüyüşleri’ne katım Afganistan, Irak işgalleri sırasında yükselmeye başladı.

Bu yıl 70 ayrı kent ve kasabada düzenlenecek Paskalya Yürüyüşleri’ne de binlerce savaş karşıtının katılması bekleniyor. 85 değişik savaş karşıtı örgüt ve kuruluş tarafından yapılan açıklamada, savaş tehditlerini küçümsenmemesi istenerek, savaşa ve silahlanmaya karşı harekete geçilmesi çağrısı yapıldı. Türkiye’nin de içinde olduğu bölgede savaş çanlarının yüksek sesle çalmaya başladığı günümüzde, Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenlerin de savaşa karşı eylemlere katılması daha büyük bir önem taşıyor. (YH)

(Paskalya eylemleri hakkında: http://www.friedenskooperative.de adresinden ayrıntılı bilgi alınabilir.)

 

Almanya 20 yıldır savaşta

 

Bugün yurtdışında 6 bin 540 askeri bulunan Almanya, bu adımı ilk olarak bundan 20 yıl önce attı. İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra Almanya’nın yurtdışına asker göndermesi adeta bir tabu olarak görülürken, 2 Nisan 1993 yılında Helmut Kohl’ün başbakanlığını yaptığı CDU/CSU-FDP hükümeti, Alman askerlerinin Bosna hava sahasının denetlenmesi oprasyonuna katılma  kararı aldı. Bu karar daha sonra Federal Anayasa Mahkemesi tarafından da kabul edildi.

Ancak, Almanya’nın yurtdışına asıl olarak 1998’de kurulan SPD-Yeşiller Hükümeti döneminde yurtdışına göndermeye başladı. Önce büyük tartışmalar eşliğinde Kosova’ya asker gönderildi. Özellikle koalisyon ortağı Yeşiller’in içinde eskiden savaş karşıtı hareketin parçası olması nedeniyle geniş tartışmalar yaşandı. Alman askerlerinin yurtdışına gönderilmesine karşı çıkan kesimler tasfiye edildikten sonra, sorunsuz bir şekilde Afganistan’a da asker gönderildi.

Alman halkı arasında önemli bir tabu olan yurtdışına asker gönderme konusu, Yeşiller ve SPD’nin asker gönderme girişimiyle bir ölçüde kırılmış oldu. Muhafazakar hükümetler döneminde kırılması oldukça zor görünen bir tabunun bu şekilde yumuşatılması, Alman sermayesinin dünya üzerindeki çıkarlarını silah zoruyla korumasının önünü açtı.

Almanya’nın yurtdışına asker göndermesinin “normalleştirildiği” bu dönemde halkın yüzde 60-70’i halen asker göndermeye karşı. Yapılan kamuoyu yoklamalarında halkın sadece üçte biri yurtdışına asker göndermeyi savunuyor.

Son 20 yıl içinde yurtdışına gönderilen Alman askerlerinin 52’si Afganistan’da olmak üzere, 100’den fazlası hayatını kaybetti.

20 yıl önce “insani yardım” adı altında sürdürülen propaganda eşliğinde az sayıda askerle başlayan yurtdışına asker gönderme uygulaması, bugün dünyanın pek çok ülkesi ve bölgesine yayılmış durumda. (YH)

 

6 bin 540 Alman askeri yurtdışında

 

Federal Savunma Bakanlığı tarafından 20 Mart tarihinde kamuoyuna yapılan açıklamaya göre halihazırda, başta Afganistan olmak üzere dünyanın pek çok bölgesinde toplam 6 bin 540 Alman askeri görev yapıyor. Bunların önemli bir bölümü operasyonel görevlerde bulunurken, küçük bir bölümü de gittiği ülkelerin asker ve polislerini eğitiyor.

 

United Nation Assistance Mission in Afghanistan (UNAMA): 4628

United Nations Interim Force in Lebanon (UNIFIL): 156 (Lübnan’da)

Operation Active Endeavour (OAE): 260 (Akdeniz)

Operation ATALANTA: 307

Kosovo Force (KFOR): 746 (Kosova)

United Nations Mission in South Sudan (UNMISS): 14 (Güney Sudan)

United Nations Mission Sudan (UNMIS): 10 (Sudan)

United Nations / African Union Mission in Darfur (UNAMID): 10 (Darfur)

European Union Training Mission Somalia (EUTM SOM): 17 (Somali)

Active Fence (AF TUR): 298 (Türkiye)

Uganda: 17

European Union Training Mission Mali (EUTM MALI): 12 (Mali)

African-led International Support Mission to Mali (AFISMA): 89 (Mali)

Diğer: 3