Faşist partiden neden vazgeçemiyorlar?

0101NPD 

Almanya’daki ırkçı örgütlerin en büyüğü olan NPD’nin yasaklanması için Federal Konsey tarafından başlatılan girişimlere hükümet destek vermedi. Böylece, ırkçı partinin faaliyetlerinden fazla rahatsız olmadığını da ortaya koydu.

 

1964 yılında “komünizmle mücadele” konsepti çerçevesinde kurulan Alman Milliyetçi Demokrat Parti’nin (NPD) kapatılması yönünde sürdürülen tartışmalarda, hükümet bu partinin kapatılması için yeniden Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılmasına karşı çıktı. Bununla da yetinmeyerek Federal İçişleri Bakanları Konferansı ve Federal Konsey tarafından yasak başvurusu için verilen kararların geri alınmasını istedi.

Göçmen esnafları katleden NSU adlı terör örgütüyle NPD arasında somut bağlantıların elde edilmesiyle yeniden gündeme gelen NPD yasağına, koalisyon ortakları CDU/CSU ve FDP birlikte karşı çıktılar. Kabine toplantısından sonra yapılan açıklamada, İçişleri Bakanları Konferansı ve Federal Konsey tarafından başlatılan yasak girişimine ek olarak bir de hükümetin karar almasına gerek olmadığına karar verilerek, hükümetin yasak başvurusu sürecinde yer almaması gerektiği yönünde tavır alındı. Ancak diğer yasak başvurularına destek verileceği ifade edilmekle yetinildi.

Bakanlar Kurulu toplantısında, öncelikli olarak 5 FDP’li bakan yasak başvurusuna karşı çıktı. Bu partinin genel Başkanı Philipp Rösler, bunu “Aptallık yasaklanamaz” şeklinde açıkladı. Irkçılığı “aptallık” olarak nitelendiren Rösler’e çok sayıda örgüt ve siyasetçi yaptığı açıklamayla tepki gösterdi.

FDP yasağa karşı çıkmaya gerekçe olarak da başvurunun başarısızlıkla sonuçlanması durumunda bunun NPD’nin zaferi olacağı ileri sürüldü. Keza, Federal İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich de, yasak konusunda çekimser görüş belirtti. Bütün bunların ardından, Federal Hükümet’in yasak sürecinde almaması gerektiği karar ortaya çıktı.

 

YÜRÜTME NEDEN SORUMLULUK ÜSTLENMİYOR?

Ülkenin yönetiminde bir numaralı sorumlu hükümetin faşist partinin yasaklanması için sorumluluk almaya yanaşmaması ancak iki nedenle açıklanabilir. Bunlardan birincisi, iddia edildiği gibi başarısız kalınması durumunda bunun hükümetin hanesine yazılması. Ancak yasak için gerekli belge ve bilgiler toplanmadan böyle peşin bir karara varılması daha çok ikinci nedeni akla getiriyor. O da, hükümetin gerçekten de NPD’nin yasaklanmasına karşı olmasından başka bir anlam taşımamasıdır.

2003’de SPD-Yeşiller Hükümeti tarafından NPD’nin yasaklanması için Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru, eylemleri gerekçe gösterilen parti yöneticilerinin çoğunun istihbarat elemanı olduğu gerekçesiyle geri çevrilmişti. Aradan 10 yıl geçmesine rağmen devletin bu parti içindeki istihbarat elemanlarını tam olarak çekip, yasaklanması için uygun zemin yaratmaması, bu partinin devletin ajanları tarafından yönetildiği şüphelerini güçlendiriyor. Hükümet partilerinin, eyaletlerde ajanların bu parti içinde önemli konumda olduğu bilgisine hakim olması nedeniyle yasak başvurusunda kaçındıkları tahmin ediliyor.

 

HÜKÜMETE RAĞMEN MÜMKÜN MÜ?

Hükümetin karşı çıkmasına rağmen Federal Konsey, aldığı karar gereğince NPD’nin yasaklanması için Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunması bekleniyor. Başvurunun önümüzdeki yaz aylarında olacağı tahmin ediliyor. Hükümetin destek vermediği, daha çok SPD ve Yeşiller’in ortak olduğu eyaletler tarafından gündeme getirilen bu başvurunun başarılı olması durumunda hükümetin sıkıntıya gireceği anlaşılıyor. Bu nedenle, hükümet ile muhalefet arasında şimdiden tartışma konusu olan faşist partinin yasaklanmasının genel seçimler öncesinde de sıkça gündeme gelmesi bekleniyor. Keza SPD de ayrı bir yasak başvurusu hazırlığı içinde.

 

FEDERAL KONSEY’E ‘VAZGEÇ’ ÇAĞRISI

Bütün bunlara rağmen CDU/CSU ve FDP, SPD’yi ve Federal Konseyi yasak girişiminden vazgeçirmeye çalışıyor. CDU Genel Başkan Yarımcısı Armin Laschet, hükümetin kararından sonra yaptığı açıklamada, Federal Konsey’e ve eyaletlere yasak başvurusundan vazgeçmesi çağrısında bulundu. Keza FDP’li Hessen Başbakan Yardımcısı Jörg-Uwe Hahn de aynı yönde bir çağrı yaptı.

CDU/CSU ve FDP cephesinden yapılan açıklamalara bakıldığında bu partilerin,  NPD’nin varlığından rahatsız olmadığı anlaşılıyor. Dahası, bu örgütle bağlantılı olan militanların katliamlar işlemesine, halk arasında nefret körüklemesine seyirci kalınmak isteniyor. (Köln)