Ayaklanma provası ayaklanmaya dönüştü

 Berlin’deki Maxim Gorki Tiyatrosu’nun ‚Ayaklanma Provası‘ adıyla düzenlediği Paskalya Festivali’nde genç oyuncular rol yapmadı gerçekten ayaklandı. Tiyatronun iki günlük festivaline Almanya’nın değişik yerlerinden katılan genç oyuncular, yol paraları, konaklama ücretlerinin üstlenilmemesi ve festivalde ücretsiz sahneye çıkarılmalarını protesto ederek sahneyi işgal ettiler. Tiyatro yönetiminin tepkisiyle karşılaşan oyuncular yaptıkları açıklamada genelinde kültür insanlarına yönelik emek sömürüsünü ve güvencesiz koşullarda çalıştırılmalarını, ilericiğiyle tanınan Maxim Gorki Tiyatrosu’nda da aynı uygulamanın geçerli olmasını gözler önüne sermek istediklerini belirttiler.

Almanya’nın bu geleneksel tiyatrosu 2013 yılında sahnesini ‚Ayaklanma Provası‘ sloganıyla açtı. Tiyatronun dışında sanki genel bir ayaklanma çağrısı yapılıyormuşçasına bu sloganı içeren büyük pankartlar asılıyken oyunlar da ayaklanma konulu seçildi.

İbsen’in Halk Düşmanı yanında, savaş sonrası Almanya’da çocukların yaşam mücadelesini anlatan oyunlar gösterime kondu. Paskalya Festivali’ne de ‚ayaklanma provası’nı Almanya geneline yaymak istercesine genç oyuncular davet edildi. Bu fırsatı değerlendiren genç oyuncular, yol, konaklama masraflarını üstlenerek festivale geldiler, kendilerine, rolleri karşılığında herhangi bir para almayacakları doğaçlama ayaklanma provası gösterisi görevi verildi ve onlar da sahneye çıkarak ‚ayaklanma provası olmaz, aniden yapılır!‘ diyerek protesto amaçlı işgal eylemini yaptılar.

Festivalin organizatörü Maja Thiesen, protesto eylemini ‚utanmazca‘ olarak nitelerken tiyatro müdürü Klaus Dörr de 50 işgalcinin kendisiyle görüşme ve sembolik olarak oyuncu başına 1000 Euro verilmesi talebini reddetti. Daha sonra salonu seyircilere kapatan Dörr, organizatör Thiesen aracılığıyla protesto eyleminin sanata yönelik olduğunu, işgalciler nedeniyle o akşam gösteri yapılamadığını iddia etti. Protestocular saat 23.00’de bir açıklama yaparak eyleme son verdiler.

Genç oyuncular, çalışma ve ücret koşullarının çalışılan alanda protesto edilmesinden doğal birşey olmadığını, kendi çalışanlarının idealistliğinden yararlanarak onları kölelik koşullarında çalıştıran tiyatronun ‚ayaklanma provası‘ sloganının iki yüzlü olduğunu belirttiler. Amaçlarının insanca yaşamalarına olanak verecek koşullarda çalışmak olduğunu, bu türden eylemlerin Almanya geneline yayılması için çaba harcayacaklarını bildirdiler. (YH)