Demokratik Güç Birliği barış için mücadele çağrısı yaptı

gücbirligi

Demokratik Güç Birliği platformu ilk panelini Frankfurt, Eschborn Cansu Düğün Salonu’nda yaklaşık 400 kişinin katılımıyla gerçekleştirdi.

Ev sahipliğini Almanya Alevi Birliği Federasyonu Hessen Bölge Temsilciliği’nin yaptığı panele; Moderatör AABF 2. Sekreter Özgür Öz, AABK Genel Başkanı, Turgut Öker, Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Avgan, Avrupa Barış Meclisi (ABM) Temsilcisi Günay Aslan, Avrupa Demokratik Haklar Federasyonu  (ADHF) Kazım Cihan, Avrupa Türkiyeli İşçiler Federasyonu (ATİF) Süleyman Gürcan ve Avrupa Dersim Dernekleri Birliği Federasyonu (ADDBF) Başkanı Muharrem Erdoğan konuşmacı olarak katıldılar.
Panel öncesi Ozan Emekçi, sanatçı Zafer Küçük ve İbrahim Kılavuz bir  müzik ve şiir dinletisi sundular.
Ozan Emekçi, yaptığı kısa konuşmasında “Türkiye’de barış rüzgarları eserken halen neden sürgün hayatı yaşadığını anlayamadığını” dile getirdi.
Panelin açış konuşmasını yapan Almanya Alevi Birlikleri
Federasyonu 2. Sekreteri Özgür Öz 1915 Ermeni Katliamından  Koçgiri, Zilan, Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi ve en son Roboski katliamlarına kadar örnekler vererek katillerin her dönem ödüllendirildiğini ifade etti. Türkiye’deki hükümet politikalarına dikkat çekti.

 

BARIŞ VE DEMOKRATİK ANAYASA İÇİN

DİDF Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Avgan konuşmasında Ekim 2012 yılında Turgut Öker tarafından gelen bu çağrıyı olumlu bulduklarını ifade ederek Demokratik Güç Birliği’nin demokratik bir Türkiye’nin oluşmasına katkı sunacağını söyledi. Herkesin kendi inançlarını rahatça yaşayabileceği, kimliklerini korkmadan dile getirebileceği, demokratik bir Anayasa talebinin oluşması ve yaygın hale gelmesi için güç birliğini önemsediklerini vurguladı. 90 yıldır uygulanan inkar, imha ve asimilasyon politikalarının yıkıldığını Kürt halk önderi Abdullah Öcalan ile bir araya gelmek zorunda kalındığını belirten Avgan, “30 yıl süren Kürt ulusal mücadelesi barış kapılarını açarak yeni bir dönemi başlatmıştır. Tam bu noktada bizlere sorumluluk düşüyor. Sözde değil, görevlerimizi özde yerine getirerek ancak barışın  mümkün olabileceğine inanıyorum” dedi.

 

ADDF Başkanı Muharrem Erdoğan, “yıllardır planlı bir şekilde  sürdürülen milliyetçi anlayış ve saldırılar karşısında başta Aleviler, Kürtler, devrimciler ve ötekileştirilmiş gayri Müslimlerin ağır bedeller ödediğini söyledi. 1926 yılında Şark Islahat Planı, 1935 Dersim üzerinde yapılan imha planları ve 1938 Dersim Katliamının halen insan belleklerinden çıkmadığını ifade etti. Daha önce de benzer bir takım oluşumlar kurulduğunu belirterek “ama ilk kez böyle bir  kararlılık ve umutla tek ses tek yürek olduğunu gördüm” diyerek güç birliğinin önemine değindi.

 

AABK Genel Başkanı Turgut Öker, Demokratik Güç Birliği çağırısını yapmaktan kurum olarak onur duyduklarını belirterek, “böyle bir güç birliğini ilk kez yapıyoruz bu güç birliğine onay vermek isteyen halkımızdır” dedi.  Gelişen barış sürecini ‘yürekten’ selamlayan Öker, ”İslamın egemenliği altında  bizler özellikle Aleviler siyasi inançlarından dolayı tarihin sürecinde birçok acılar, zorluklar ve zulmü yaşadık. Dolayısıyla yeniden şekillenen Ortadoğu ve Türkiye coğrafyasında herkesin birbirinin öz yaşam şekillenmesine saygılı olması gerekir” dedi. Kaygıları yüz yüze konuşmak için de güç birliğinin önemli olduğunu söyledi.

 

ABM Temsilcisi Gazeteci Yazar Günay Aslan, Sadece 2012 yılında yaklaşık 2 bin yoksul Türk ve Kürt gencinin öldürüldüğünü belirterek AKP Hükümeti’nin zorunlu olarak İmralı kapısını çaldığını söyledi. Kürt özgürlük hareketinin Alevi hareketinin aydınlatmacı, devrimci ve hoşgörü ruhundan etkilendiğini ifade ederek ‘Pir Sultan ile Ahmedi Xani, Dadaloğlu ile Kawa’nın direniş ruhuyla hep birlikte bu özgürlük mücadelesini devam ettireceğiz’ dedi.

 

ATİF Süleyman Gürcan, ‘farklılıklarımızı  görerek ve anlayarak saygı göstererek bir araya gelmeyi sağlayabiliriz’ diyerek başladığı konuşmasında AKP Hükümeti döneminde yapılan Roboski Katliamı ile Solingen Katliamı arasında bir fark olmadığını görüyoruz’ diyerek Demokratik Güç Birliği’nin bir ihtiyaç olduğunu ifade etti.

 

ADHF Başkanı Kazım Cihan ise  ‘Tek din, tek dil ve tek ırk üzerinden üretilen politika ve senaryolara değinerek Yeni  Osmancılık senaryosu altında sürdürülen politikaları eleştirdi.

Haydar Sezigen