Adalet ve özgürlük için haykıran afişler

 1mayisafis

Ali Çarman

İşçi sınıfının sömürücü egemen sınıflara karşı mücadelesinde dönüm noktası olan 1 Mayıs’lar her bakımdan derslerle doludur. Bugün dünyanın dört bir yanında, Fransızca, İngilizce, Almanca, Rusca, Latince, Hintce, Türkçe, Kürtçe gibi farklı farklı dillerden işçi ve emekçilerin aynı duygular ve heyacanla ortak olan sorunları ve de kurtuluşları için alanlara çıktıkları yegane bir gündür. 1 Mayıs, sınıfa karşı sınıf tutumuyla bütün insanlığın kurtuluşu yolunda ileri atılmış ve dişe diş kavgada kazanılmış bir haktır. Böyle olunca da her 1 Mayıs aynı zamanda sınıf kavgasının içinde bulunduğu duruma da ayna olur.

19. YY.’da işçiler, ağırın da ağırı denebilecek koşullarda alınteri dökerek çalışıyorlardı. Çalışma sureleri tamamen keyfi olup 16 saati buluyordu. İşçiler sabır dedi.. ekmek dedi.. çocuklarım dedi. Lakin yürekte gün be gün nefret ve öfke büyüttü. Ve sabır taşı 1886 yılının 1 Mayıs’ında Amerika’da çatladı.

İşçiler insanca bir yaşam sürdürebilmek için 8 saatlik iş günü talebiyle alanlara çıktılar. Yüzbinlerin katıldığı grev eylemi beş kıtada ses getirdi. Bu tarihten itibaren 1 Mayıs, artık işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin birlik-mücadele-dayanışma günü olarak görülmeye başlandı. Ve değişik ülkelerde 1 Mayıs afişleri duvarları süsler oldu. İşte biz de bu yazımızda Almanya’da işçi sınıfı mücadelesinden kesitler sunan 1 Mayıs afişlerini konu edelim istedik.

 

AFİŞ, PROPAGANDA, ÖRGÜTLENME

Afiş, propaganda ve örgütlenme sözcüklerinin yan yana gelmesi, hak alma mücadelesinde çok şeyi ifade eder. 1 Mayıs’ın yüz yılı aşkın tarihi ve yarattığı geleneği üzerine söylenecek, öğrenilecek çok söz var. İlk yıllarından bu yana afişlerine kabaca bir göz atmak dahi, emek mücadelesi içindeki her kişinin sarsılmasına neden olmakta. ‚Afiş nedir ki‘ denebilir! Ancak bir haberi, bir gerçeği, bir çağrıyı herkese duyurup harekete geçmelerini sağlamada dün olduğu gibi bugün de önemli bir araç. Kullanılan renkler, seçilmiş fotoğraf ve iki satırlık yazı çok anlam ifade edebilir: Örneğin, bir elinde balyoz, çiçek dolu, diğer eli havada bir kapıyı tutmuş işçi kadın fügürlü 1896 1 Mayıs afişi. Kapının sağında, solunda değişik ülkeleri ve meslek dallarını yansıtan semboller. Ya da, iki yıl sonraki afişte ise kapitalist yasaları çöplüğe süpüren bir işçi, binlerce kişi ve adaleti temsilen omuzlarda taşınan işçi kadın dikkat çekiyor. Kızıla çalan upuzun saçları, bir elinde özgürlük meşalesi diğer elinde ‚herşeye rağmen bütün dünyayı istiyoruz‘ yazılı kızıl bir şilt ve bulutlar üzerinde dünyaya sevgi dolu gözlerle bakan kadın emekçi resimli afiş.

 

TARİHİ AFİŞLERDE OKUMAK

Tarihi adeta afişlerde okumaya devam ediyoruz: 1901 Mayısı’nın afişinde, ‚bizim tarafımız (yığınların) haklı ve gerçekçi olanların tarafı. Bayrağımız altında yakında yarınlar aydınlığa kavuşacak‘ sözleri. Güçlü kollardaki çekiç, örsün üstünde, saçlarında mayıs gülleri işaret parmağıyla bayraklarıyla alana akan binleri gösteren kızıl elbiseli kadın. Ufukta görünen güneş ise sosyalizmin semblü. Bu yılların afişlerinde dikkat çeken konularsa; 8 saatlik iş günü, eşitlik, özgürlük, dayanışma ve sosyalizm.

‚Kölelik koşullarına karşı onurluca mücadele edecek yeni nesiller geliyor‘ sözleri için ne demeli…! Sınıf mücadelesinin içinde bulunduğu durum, somut sorunları ve talepleri dikkate alan tutum uzun denecek bir süre ağır basmış… Mücadeleyi, gelişimini, kazanımlarını yansıtan afişlerden bazıları var ki, adeta bütün işçilerin belleklerine kazılmış durumda.

 

SAVAŞA KARŞI BARIŞI HAYKIRMAK

Birinci emperyalist paylaşım savaşının ayak sesleri hissedilmeye başlanmıştır. Egemen sınıflar bir çok yerde savaş hazırlıkları içindedirler. İşte ölüm saçan o günlerdeki 1 Mayıs afişi: Karanlıklar içinde hava griye çalıyor, kor kor olmuş ateşte eritilmeye yüz tutmuş silahlar ve bir kez daha kızıl elbiseli kadın. Elindeki çekiç ile kılıçları dövmenin mutluluğu gözlerinde okunuyor. Bir ucu ateşte diğer ucu tarlada çift süren emekçiye uzanan şiltte; ’silahlar saban demiri yapılsın‘ sözleri. Uzaklardan görülen güneşin (Sosyalizm) etrafında ise ‚barış için‘ yazısı ise olmazsa olmazlardan. İşçi sınıfının umut ve hayalleri, dünyayı değiştirme ve dönüştürme isteğinden, insan yaşamına önem vermesinden geliyor. Onun için de olanca gücüyle savaşa karşı barışı haykırıyor. Bu dönemin aynı zamanda devrimci teori ile devrimci pratiğin içiçe geçip, sosyalizm mücadelesinin dünyayı sarstığı bir dönem olduğu unutulmamalı.

 

SAVAŞ YIKINTILARI ARASINDA

İkinci emperyalist paylaşım savaşı ve faşizm döneminde egemenler 1 Mayıs’a yeniden saldırdılar. Birçok ülkede olduğu gibi Almanya’da da 1 Mayıs yasaklandı. Ancak Een ağır koşullarda 1 Mayıs geleneği yaşatılamaya çalışılır. Böylesi bir dönemde Dimitrov, devrimcilerin Sofya duvarlarına yazılar yazıp, afişler yapmalarından övgüyle söz eder. Faşizmin yenilgiye uğratılmasının ardından afişlerde dikkat çeken olgu savaşın yaralarını sarma, silahlanmayı yerme ve barış bayrağını yükseltmek olmuştur.

 

BÜTÜN İŞÇİLERİ TEK BAYRAK ALTINA ÇAĞIRMAK

1 Mayıs bugün dünyanın dört bir yanında, hemen hemen tüm ülkelerde kutlanır duruma geldi. Ücretli kölelik düzenine karşı mücadelenin, birliğin ve dayanışmanın en anlamlı şekilde ortaya konduğu gün olduğuna hep birlikte tanık oluyoruz. İster Almanya isterse dünyanın başka bir ülkesi olsun, işçinin aldığı ücret ne olursa olsun, işçi kapı dışarı edildiğinde açlık ve sefaletle yüz yüze gelmekte. Birbirlerinden farklı yaşam standartlarına sahip olsalar da, bu acı gerçek bütün işçilerin ortak kaderi durumunda. Yine dünya ekonomisi öyle bir duruma geldi ki, işçinin her eylemi uluslararası özellik taşımakta. En geri ülkeden en ileri ülkelere kadar işçi ve emekçilerin sorunları benzeşti, içiçe geçti. Bunun için de işçi sınıfının mücadelesi ve bayrağı ta başından itibaren enternasyonal niteliklere sahip.

 

GÜNÜMÜZ AFİŞLERİ

Teknolojinin alabildiğine geliştiği dünyamızda, bu ilerlemenin birçom bakımdan işçi ve emekçilerin mücadele araçlarına yansıtılabildiğini söylemek zor. Sendika binalarında ve sokaktaki ilan panolarındaki 1 Mayıs afişleri günümüzü ve içinde bulunulan durumu anlatıyor. Almanya’da 1980 yıllara kadar sendikaların çıkarmış olduğu 1 Mayıs afişlerinde bir ölçüye kadar işçilerin, emekçilerin sorun ve talepleri dikkate alınmış denebilinir. Sendikal bürokrasi, bugün en basit deyimle sınıflar mücadelesi söyleminden, adalet, özgürlük, barış istemine kadar insanlığın ilerlemesinde zafere giden yolun döşeme taşları olmuş kazanımlardan çoktan vazgeçmiş durumda. Ancak böylesi aşağılık bir tutum ve söyleme rağmen sınıfın içinde azımsanmayacak bir mücadele istemi de var. Ve sınıfa inanmış, emekçilerin davasına gönül vermiş olanları umutlandıran da bu gerçekliktir.

 

Börtü böceğin uykuya daldığı gecenin en karanlık anında veya sabahın tan yerini ağardığı vakitlerde büyük heyecanlarla duvarlara asılan afişler bugün de karartılan dünyamızda bizlere yol göstermeye devam ediyor.