‘İş, barış, özgürlük için birleşelim’

Emek Partisi İstanbul İl Örgütü tarafından ‘İş, Barış ve Özgürlük İçin Birleşelim’ çağrısıyla düzenlenen ve yaklaşık 400 işçi, işçi temsilcisi ve sendikacının katıldığı forumda, Kürt sorunu ve barış görüşmeleri tartışıldı. İstanbul’un değişik işçi havzalarından farklı sektörlerde çalışan işçilerin katılımı ile düzenlenen forumda, Kürt sorununun kalıcı bir çözüme kavuşması için işçilerin de sürecin içinde olması gerektiği vurgulandı.

Forumun açılış konuşmasını yapan İstanbul İl Başkanı Güven Gerçek, parti olarak sürdürdükleri “Savaşa dur de demokrasi için birleş” kampanyası kapsamında İstanbul’un birçok ilçesinde, fabrikalarda, atölyelerde işçilerle bir araya geldiklerini, buralarda yapılan toplantıların sonucunda böyle bir forum düzenleme ihtiyacının doğduğunu söyledi. İşçilerle son gelişmeleri tartışmak, işyerlerinde nasıl tartışmalar yürütülüyor bunları öğrenmek istediklerini belirten Gerçek, “İşçi sınıfının Kürt sorununun çözümü ve barış konusunda nasıl tutum alması gerektiğini konuşacağız” dedi.
Kürt sorununun 100 yıllık bir sorun olduğunu, bunun 30 yıllık sürecinin çatışmalarla geçtiğini hatırlatan Gerçek, bazı devlet yöneticilerinin bu realiteyi kabul ettiğini ancak çözümü güvenlik yöntemleriyle tarif ettiklerini kaydetti.

İŞÇİLER ÇÖZÜME MÜDAHİL OLMALI
Şimdi çözüm konusunda bir kapı aralandığını, Öcalan’ın mektubu ile bir açılım yaptığını ve sıranın AKP’de olduğunu söyleyen Gerçek, “Onlar da kendi çözüm şeklini ortaya koyuyor. Akil İnsanlar Grubu ile bölge toplantıları yaparak halka çözüm anlatılacak. Bu süreci eksikliklerine rağmen olumlu buluyoruz. Akil İnsanların bölgelerde yapacağı toplantılara işçilerin, emekçilerin, aydın ve sanatçıların katılımını sağlamalıyız. Hatta örgütleyicisi olmalıyız” diye konuştu.

1 MAYIS’A ÇAĞRI
Kürt sorununun işçilerin bölünmesinin bir aracı haline getirildiğine dikkat çeken Gerçek, esnek çalışma, taşeronluk, özelleştirmeler, sendikal örgütlenmenin önündeki engeller karşısında işçilerin mücadelesinin bütünleşmesinin engellendiğini söyledi. Kürt sorunu konusunda işçilerin taraf olmasının aynı zamanda demokrasi ve ekonomik haklar konusunda da taraf olmak anlamına geleceğini söyleyen Gerçek, bu şekilde işçilerin de siyasete katılmış olacağını kaydetti. Gerçek, suya yön veren işçi sınıfının iktidara da talip olması gerektiğini dile getirdi.
Önümüzde işçilerin Birlik, Mücadele ve Dayanışma günü olan 1 Mayıs’ın olduğunu hatırlatan Gerçek, 1 Mayıs’ta işçilerin iş, ekmek, barış ve özgürlük talepleri ile alanlarda olmasını istedi.

 HEPİMİZE SORUMLULUK DÜŞÜYOR

Forumda konuşan  İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel de özetle şunları dile getirdi: “Kürtlerin yıllardır sürdürdüğü mücadelenin ve duruşun sonucunda hükümet birtakım adımlar atmak zorunda kaldı. Bu sürecin Kürtlerin eşit haklara sahip olması için gerçek bir demokrasi için ortak bir mücadele etmeliyiz. Bu süreçte hükümet ve sermaye kendi çıkarları için yeni sömürü alanları açmak için hareket ediyor. Bizler de çalışmalarımızı yenilemek zorundayız. Yeni anayasa sürecinde işçilerin emekçilerin, Kürtlerin, inanç gruplarının taleplerinin karşılanması için işçilerin mücadele etmesi gerekiyor. Bunun için hepimize sorumluluk düşüyor.”

Petrol-İş Genel merkezinde gerçekleştirilen forumun ardından “Kadın ve Erkek Bütün İşçi Kardeşlerimize, Aydınlarımıza, Bilim İnsanlarımıza, Gençlerimize ve Bütün Halkımıza Çağrımızdır!” başlığı altında bir sonuç bildirgesi yayınlandı.

 

YENİ ANAYASA İÇİN İŞÇİLERİN TALEPLERİ

“Biz işçiler olarak, akan kanın durması ve gerçek bir barışın sağlanması için Kürt halkının demokratik hak ve özgürlüklerinin kabul edilmesini, bu hak ve özgürlüklerin Türkiye demokrasisinin temel unsurları olarak anayasal güvenceye alınmasını istiyoruz.” Denilen bildirgede, yeni anayasa konusundaki taleplere de yer verildi:
“1-) Kürt sorununun eşit haklar temelinde çözümünü esas almalıdır. Anadilde eğitim alma hakkının güvenceye alınmasını ve kendi kendilerini yönetmeleri sağlanmalıdır. Türk halkının sahip olduğu bütün haklar Kürt halkına da sağlanmalıdır.
2-Otuz yıldır süren savaşta 400 milyar dolar harcandı. Bizden alınan vergilerin savaşta değil, sağlıkta, eğitimde, halka hizmette kullanılmasını talep ediyoruz.
3-) Devletin dine, dinin devlete karışmadığı gerçek bir laisizmi sağlanmalıdır. Devlet, tüm inançlar karşısında tarafsız olmalı eşit yaklaşmalı, bu çerçevede Aleviler başta olmak üzere bütün herkes için, gerçek bir vicdan ve inanç özgürlüğü sağlanmalıdır.
4-) Basın ve ifade özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalıdır. İsteyen herkesin siyaset yapma hakkı sağlamalı, seçim barajı kaldırmalı, Terörle Mücadele Yasası, Özel Yetkili Mahkemeler kapatılmalı, koruculuk gibi olağan olmayan kurumların oluşturulmasına izin vermemelidir.
5-) İşçi sınıfı ve emekçilerin serbestçe sendikalaşma, grev (dayanışma grevi, siyasi grev, genel grev) ve TİS hakkının güvenceye alınması demokratik bir anayasa için olmazsa olmazdır.
6-) Her vatandaşa prime bağlı olmadan sosyal güvenlik, emeklilik, parasız sağlık ve eğitim ve barınma haklarının tanınması devletin temel sorumlulukları arasında saymalıdır.” (YH)