Başarı bunun neresinde?

 92-Sen-Verdi-Lufthansa

Almanya’nın en büyük havayolu şirketi Lufthansa ve Birleşik Hizmet Sendikası Ver.di, ücret sözleşme taslağı üzerine 30 Nisan günü anlaştılar. Görkemli uyarı grevleriyle bu kez yer personelinin hakkının elde edileceği izlenimini yayan sendika yönetiminin imzaladığı sözleşme beklenenin çok gerisinde kaldı.

 

12 AY İÇİN YÜZD 5,2 ÜCRET ZAMMI!

Ver.di sendikası görüşmeler öncesinde havaalanlarındaki ‘dağınıklığı’ ortadan kaldırmak ve bu kez bütün Lufthansa çalışanları için tek bir sözleşme imzalayacaklarını ilan etmişti. Bu aynı zamanda işçi ve emekçilerin Lufthansa patronlarının karşısına, uzun yıllardan sonra yeniden “tek yumruk” olarak çıkma anlamına geliyordu.

12 aylık bir sözleşme dönemi için yüzde 5,2 ücret talebiyle müzakere masasına oturan sendika yöneticileri, “iyi iş yapıyoruz, karşılığında iyi zam istiyoruz” gibi sözlerle beklentilerin bir hayli yükselmesine ve mücadele isteğinin de artmasına neden olmuşlardı. 17 nisan günü yapılan üçüncü tur görüşmelerden sonra bir sonuç alınamaması üzerine ver.di yönetimi uyarı grevi çağrısı yaptı. 14 bin emekçinin katıldığı eylem sonucu Lufthansa bir günde 1700 uçuşu iptal etmek zorunda kaldı.

“Gücümüzü hissettirdik” gibi açıklamalarla artık Lufthansa patronlarının dize geleceği izlenimi yayan sendika yöneticileri, aslında bunun gerçekleşmeyeceğini çoktan biliyorlardı. Nitekim müzakerelere oturmadan önce varılan ‘ek anlaşmaya’ göre, ver.di sendikası, işçilerin bölünmesi ve bazı hakların gasp edilmesine baştan onay vermişti.

 

SÖZLEŞMEYLE GELEN GASPLAR!

Toplu sözleşmelerin bütün yer personeli için ortak sürdürülmesine karşın alınan ücret zammı ‘ek anlaşmaya’ bağlı olarak değişik bölümler için farklı düzeylerde gerçekleşti. Kamuoyundan gizlenen ve sendika üyeleri arasında en fazla eleştiriye neden olan olay ise yer personeli kapsamındaki bir bölüm emekçinin ücretlerinin düşürülmesi, çalışma sürelerini uzatılması ve izin günlerinin azaltılması oldu.

Sözleşme taslağına göre Lufthansa Technik ve Lufthansa Cargo bölümlerinde 1 Ağustos 2013’de ücretler yüzde 2,4 ve 1 Ağustos 2014’de ise 2,3 artacak. Lufthansa AG Boden’da ise ücretler 1 Ağustos 2013’de yüzde 1,5 ve 1 Ağustos 2014’de bir kez daha yüzde 1,5 düzeyinde artacak.

Toplam 5 bin emekçinin çalıştığı LSG’de ise ücretler yüzde 3 düşürülecek, haftalık çalışma süreleri 37,5’tan 39 saate çıkarılacak ve izin hakkı 3 gün düşürülecek. Sözleşme bütün işçiler için 26 ay süreyle geçerli olacak. Ücret gasplarının “yükünü hafifletmek” için bu yıl 600 Euro ve gelecek yıl da bir kereliğine 500 Euro ödenecek.

LSG’nin rekabet gücünün piyasadaki rakip firmalara oranla daha düşük olduğunu söyleyen Lufthansa patronları, sendikanın bu nedenle sözkonusu koşulları kabul ettiğini açıkladı.

 

ABA ALTINDAN SOPA..

Sözleşmenin yürürlüğe girebilmesi için Ver.di TİS Komisyonu’nun onay vermesi gerektiği gibi Mayıs ortasında yapılacak bir taban oylamasında Lufthansa çalışanlarının da onaylaması gerekiyor.

Bu durumda “henüz vakit geçmedi” denilebilir. Fakat bu taslağın işçilere sunulmasıyla birlikte emekçiler farklı bir yöntemle çok kötü bölünmek isteniyorlar. Nitekim 33 bin Lufthansa emekçisi için geçerli olacak olan bu sözleşmede 28 bin emekçi ücret artışı elde edecek, 5 bin civarındaki emekçinin ise reel ücret kaybının yanı sıra çalışma süreleri uzatılacak ve izinleri de kesilecek.

Ver.di yöneticileri, taslağı pazarlamaya çalıştıkları açıklamalarda özellikle, “işveren bütün çalışanların izinlerini kesmek ve çalışma sürelerini uzatmak istiyordu, bunu engelledik” diyorlar. Yani görece imtiyazlı bir pozisyonda görünen 28 bin işçiye aba altında sopayı göstererek, “eğer sözleşmeyi onaylamazsanız sizin de bu haklarınız gasp edilir” demeye getiriyorlar. Hatırlanacağı gibi IG Metall sendikası da benzer bir yöntemle Opel işçilerini bölmeyi başarmıştı.

Fakat henüz zaman geçmiş olmadığı gibi LSG işçileri kendileriyle ilgili bölüm üzerine özel bir oylama talebinde bulunabilirler. Böylece hem sendika bürokratlarının, “kararı işçiler verdi” gibi bir savunma olanakları ellerinden alınmış, işçilerin bu yöntemle bir kez daha bölünmelerinin önüne geçilebilir.

 

Bsirske başkanlığa alıştı

Birleşik Hizmet Sendikası Ver.di Genel Başkanı Frank Bsirske, henüz emekliye ayrılmayı düşünmediğini söyledi. Günlük ticaret gazetesi Handelsblatt ile yaptığı bir söyleşide, iki yıl içinde görevini bırakacağı üzerine yapılan spekülasyonları yalanlayan Bsirske, “’Bir dönem daha başkanlık görevini üstlenebilirim’ diye düşünüyorum” dedi.

Ver.di’nin kurucu sendikalarından ÖTV’da Herbert Mai’ın yeniden aday olmasına karşın başkan seçilememesi üzerine o güne kadar sendika içinde ‘sıradan’ üye olan Bsirke, delegelere ‘son çare’ olarak sunulmuştu. Ardından 2001 Mart ayında düzenlenen Ver.di Kuruluş Kongresi’nde Ver.di Genel Başkanı olarak tek aday olan Bsirske, bu görevini aralıksız olarak bugüne kadar sürdürüyor.

Eğer Bsirske 2015 yılında yapılacak Ver.di Genel Kurulu’nda yeniden aday olup seçilirse 67 yaşını doldurmuş olmasına karşın emekli olmak yerine başkanlık yapıyor olacak. Bsirske’nin bu planları sendikanın değişik kademelerinde eleştirilere neden oluyor. Bu çevrelerde bir yanda 67’de emekliliğe karşı bir pozisyon içindeymiş gibi tutum alınırken diğer yanda bu yaşta profesyonel sendikacılığı sürdürmenin bağdaşmadığı söyleniyor. (YH)