Hartz IV öldürüyor!

Nisan ayında biri Berlin’de diğeri Essen’de iki yaşlı kadın evlerinden atıldıktan kısa bir süre sonra yaşamlarını yitirdiler. Politikacıların, “Hartz IV etkisini daha yeni yeni gösteriyor” sözlerine bakılırsa emekçileri daha da zor günler bekliyor!

 

Rosemarie F. 11 Nisan günü yaşamını yitirdi. 67 yaşında ve ileri derecede engelli olan emekli kadın, ölümünden iki gün önce evinden atılmıştı. “Zorla evden çıkarmaları engelleme birliği” (“Bündnis Zwangsräumung verhindern”) tarafından yapılan açıklamada, Rosemarie F.’nin, ev sahibi, mahkeme ve sosyal dairenin baskıları sonucu maruz kaldığı strese yenik düştüğü bildiriliyor.

Rosemarie F. yalnız değildi. Şubat ayında evinden zorla çıkartılması son anda yüzlerce duyarlı insanın gösterileri sonucu engellenmişti; mahkeme uygulamayı durdurmuştu. Ancak ev sahibi buna rağmen baskıya devam etti. Kilitlerin değiştirilmesi vs. vb. Rosemarie F.’nin sürekli maruz kaldığı baskılardı.

Rosemarie F.’e gelen yeni bir mektupta 9 Nisan günü evinden atılacağı bildiriliyordu. Bir doktorun, “Rosemarie F., böyle bir uygulamaya fiziksel olarak dayanamaz. Evinde kalması, sağlığı için kaçınılmazdır” raporu da bir işe yaramadı.

9 Nisan günü 140 polis evi sararak göstericilerin eve zorla girmelerini engelledi ve Rosemarie F.’yi evinden attılar. İlk gece göstericilerden bir grupta kalan Rosemarie F. ertesi gün kendisini destekleyen birliğin acil (“Kälte-Nothilfe”) durumlar için hazırladığı bir eve taşındı; 11 Nisan günü Rosemarie F. burada öldü.

Kälte-Nothilfe’nin kurucularından Dominic Grasshoff, yaptığı bir basın açıklamasında yaşanları, “Hartz-IV cinayeti” ve “Devlet eliyle cinayet” olarak tanımlıyor.

 

BİR ÖLÜM DE ESSEN’DE

3 Mayıs günü Avukat Jan Häussler tarafından www.gegen-hartz.de sitesine gönderilen bir mektupta şöyle deniyordu: “Birkaç gün önce müvekkilim Bayan K. 62 yaşında öldü. Essen Frohnhausen’daki evinden zorla atılmasından yaklaşık bir ay sonra Bayan K. öldü. Bayan K, beni telefonla arayarak evsizliğin, mobilyalarını ve erzak olarak dondurduğu yiyecekleri bile kaybetmesinin kendisini çok kötü etkilediğini söyledi. Evden atılırken hazır bulunan haciz memuru ve sosyal dairenin bir üst yetkilisi, Bayan K.’nın bu duruma gelmesini engellemediler. Evden zorla çıkarıldıktan sonra müvekkilime evsizlerin kaldığı sığınma yerinde kalma teklif edilmiş, fakat kendisi bunu aşağılama olarak reddetmişti.”

Müvekkilinin birkaç yıldır Jobcenter ile kiranın düzeyi nedeniyle mahkemelik olduğunu bildiren Häussler mektubuna şöyle devam ediyor: “Kira, Jobcenter tarafından tam ödenmiyordu. Kiraların ödenmemesinin tek nedeni Jobcenter’in kira yardımını kesmesi olup olmadığını bilmiyorum. Evden zorla atılmanın Bayan K’nın ölümünün tek nedeni olup olmadığını da bilmiyorum. Fakat, evini kaybetmenin Bayan K’da rahatsız ettiği ve sağlığını çok ciddi olarak olumsuz etkilediğine eminim. Bayan K. yaşlıydı ve evinde yalnızlaşmıştı; evinden zorla çıkarıldığını ne yakın çevresi ne de kamuoyu duydu. Anlaşılan böyle bir durumda Bayan K, ne sosyal daireden ne de mahkemeden yardım bekleyemezdi.”

 

YENİ YASA DURUMU DAHA DA ZORLAŞTIRACAK!

Şimdiye kadar insanları evlerinden atmak o kadar kolay değildi. Bunun için bir mahkeme kararı gerekiyordu. Mahkeme son kararını verinceye kadar ise kiracı evinden atılamıyordu.

Geride bıraktığımız 1 Mayıs’tan itibaren yürürlüğe giren bir yasaya göre, artık kiracılar çok daha rahat evden atılabilecek. Bunun için ev sahiplerinin artık dava açmaları bile gerekmiyor; mahkemeye yapılan bir başvuruyla çıkartılan ‘ihtiyati tedbir kararı’, ev sahibine polis zoruyla kiracıyı evden atmaya yetiyor.

Bu yasa özellikle yaşlıları, kronik hastaları ve kalabalık aileleri çok zor durumda bırakacak. Ev sahibinin mahkemeye başvurarak gerekçelerini ortaya koyması böyle bir ihtiyati tedbir kararını çıkması için yeterli. Nöbetçi hakim “sunulan dosyaya göre karar” (“nach Aktenlage”) veriyor.

Özellikle Berlin, Hamburg, Köln gibi büyük şehirlerde kiraların kısa süre içinde yüzde 30 ila yüzde 100’e kadar arttığı bölgelerde zorla evden çıkarmalar artacak. Yasayı protesto eden Kiracılar Birliği’nin verilerine göre Almanya’da her yıl 70 bin ev zorla boşaltılıyor. Yeni yasayla birlikte bu rakamın birkaç kez katlanabileceğini bildiren kiracılar birliği yetkilileri, sadece Berlin’de 60 bine yakın davanın devam ettiğine dikkat çekiyorlar. Ev sahiplerinin, ‘sorunu’ çözmek için yapacakları tek şey davayı geri çekip bir süre bekleme ve ardından ‘ihtiyati tedbir kararı’ çıkartma olacak.

 

HARTZ IV’ÜN TAM ETKİSİ…

Bu yılın başında Hartz IV Yasası’nın yürürlüğe girmesini kendi tarzlarınca kutlayan sermaye yanlısı politikacılar, öncelikle dönemin SPD/Yeşiller Koalisyonuna şükranlarını bildirdikten sonra, “Fakat şunu da belirtmek gerekiyor ki, Hartz IV Yasası tam etkisinin henüz göstermiyor. Bu yavaş yavaş geliyor” demişlerdi. Burjuva politikacıların bu sözlerine bakılırsa emekçileri daha da zor günler bekliyor!

Sadece 2012 yılında 1 milyondan fazla insanın Hartz IV yardımı değişik gerekçelerle farklı süreler için kesildi. Kamuoyuna, “tembel işsizleri çalışmaya zorlama” olarak aktarılsa da, bu gerçekleri yansıtmıyor. Kesilen cezaların asıl nedeni Hartz IV alanların şu veya bu bürokratik engele takılmalarıyla ilgili.

Diğer yanda Hartz IV alan birinin parasının kesilmesi ise, ki bu özellikle yaşlılar ve kronik hastalar için geçerli, yaşam koşullarının neredeyse tamamıyla ortadan kalması anlamına geliyor. Rosemarie F. ve Bayan K.’da olduğu gibi.