İslam Konferansı miadını doldurdu

2006 yılında Müslümanları temsil amacıyla kurulan Almanya İslam Konferansı, Eylül ayında yapılacak Federal Parlamento seçimleri öncesinde son kez 7 Mayıs’ta toplandı. Federal İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich başkanlığında yapılan toplantıda, daha çok hükümetin Müslüman örgütlere verdiği misyon konusundaki eleştiriler öne çıktı. İlk toplandığı yıl Müslüman kuruluşlarla kiliselerin eşit muamele görmesi talebi, Almanya’daki okulların müfredatına İslam Din Dersi’nin dahil edilmesi ve cami inşaatları için sunulan tavsiyeler ele alınmıştı.

Ancak bütün bunlarla birlikte, konferanslar daha çok İslam-terör bağlantısı üzerinden sürdü. Schäuble’den İçişleri Bakanlığı koltuğuna oturan Thomas de Maiziere döneminde, İslami örgütlerin radikal dincilikle mücadele konusunda hükümete daha fazla yardımcı olması gerektiği isteği daha da arttı. Bu talep yeni İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich tarafından “kayıp afiş” kampanyasıyla sürdürüldü.

Milli Görüş’ün de içinde olduğu Almanya İslam Konseyi (İslamrat) ve Almanya Müslümanları Merkez Konseyi (ZMD) daha sonra İslam Konferansı’ndan ayrılmıştı. ZMD, Müslümanların dinî bir grup olarak tanınmadığı gerekçesiyle ayrılma kararı aldı. İslam Konseyi de kuruluş bünyesinde yer alan Milli Görüş hakkında güvenlik soruşturması yürütüldüğü için konferanstan çıkarıldı.

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Bekir Alboğa da yaptığı açıklamada, İslam konferanslarının iyi niyetle başlatıldığını, ancak bugün farklı bir noktaya gelindiğine değinerek, örgüt olarak bundan sonra katılmayacaklarını açıkladı.

Almanya çapında 300 kadar Müslüman cemaatini temsil ettiklerini belirten İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) Diyalog Sözcüsü Erol Pürlü de Süddeutsche Zeitung gazetesine verdiği demeçte,“İslam Konferansı’nın bu şekliyle günümüz ihtiyaçlarına yanıt vermekten uzak kaldığını“ söyledi. Pürlü, Berlin’deki konferansa katılacaklarını, ama toplantıdan fazla bir beklentisi olmadığını dile getirdi. Almanya Türk Toplumu Başkanı Kenan Kolat da “bu şekliyle konferansların bir anlamı kalmadığını” ifade etti.

Son konferansta, yine radikal dincilikle birlikte mücadele ele alındı. Ayrıcı Müslümanlara karşı işlenen suçlara karşı mücadele edilmesi gerektiği çağrısı da yapıldı. (YH)