NSU davası tartışmalı başladı

NSU Prozess - Zschäpe 

8’i Türkiye, biri Yunanistan kökenli olmak üzere toplam 9 göçmen esnafı ve bir polisi katleden ırkçı Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü (NSU) davası 6 Mayıs’ta başladı. Ancak baş sanık Beate Zchaepe’nin avukatlarının reddi hakim talebi nedeniyle dava 14 Mayıs’a ertelendi. Basının yoğun ilgi gösterdiği davada ırkçı katillerin hayli rahat olduğu görüldü.

 

Almanya’da 9 göçmen esnaf ve bir Alman polisi katleden ırkçı Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü (NSU) davası 6 Mayıs Pazartesi günü Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde başladı. Saat 10.00’da mahkeme salonuna getirilen ırkçı teröristlerin oldukça rahat oldukları görüldü.  Baş sanık Beate Zschaepe, salona girdikten bir süre sonra basın mensuplarına arkasını dönerek görüntü vermemeye çalıştı. Daha önce NPD yöneticiliği yapan Ralf Wohlleben ile Holger G.’nin de oldukça rahat olduğu görülürken diğer iki sanık Carsten S. Ve Andre E. basın mensuplarından yüzünü gizlemeye çalıştı.

Tercümanların, sanıklar ve avukatlarının, müdahilerin tespitinden sonra açılışı yapılan davada, ilk sözü Zschaepe’in avukatları aldı. Avukatlar, Mahkeme Başkanı Manfred Götzl hakkında reddi hakim talebinde bulundu.

4 Mayıs Cumartesi günü mahkemeye reddi hakim yazısı gönderen Zschaepe’nin avukatları bu başvurunun görüşülmesi talebinde bulundu.

 

ZSCHAEPE’NİN AVUKATLARINDAN ZAMAN KAZANMA HAMLESİ

Zschaepe’in avukatı Wolfgang Stahl, hakim reddinin gerekçelerini sıralayan metni okumaya başladı. Gerekçe olarak ise, avukatların mahkemeye giriş sırasında sıkı bir şekilde aranması ve Mahkeme Başkanı Görzl’in tarafsız davranmaması gösterildi.

Ailelerin avukatları ise söz alarak, reddi hakim talebine karşı çıkıp, en kısa zamanda iddianamenin okunmasına geçilmesi talebinde buldular. Ayrıca bu gerekçelerin 17 Nisan’dan önce yapılmış olması gerektiğini belirterek o zaman böyle bir başvuruda bulunulmadığına dikkat çektiler.

Mahkeme Başkanı Götzl yapılan başvuruyu değerlendirmek için davaya ilk arayı verdi.

Daha sonra yeniden başlayan davada, Zschaepe’nin avukatlarının başvurusu Federal Savcılık ve mahkeme heyeti tarafından sözlü olarak reddedildi. Bunun üzerine davanın iyi bir başlangıç yapmaması için yoğun bir çaba harcayan ırkçı teröristin avukatları, gün boyunca bu konu üzerinde tartışmaya giriştiler. Ardından, Rolf Wohlleben’in avukatı da benzer girişimlerde bulundu.

Gün boyunca 5 kez ara verilen ilk günkü duruşmada, tanık avukatlarının taleplerini değerlendiren Mahkeme Başkanı Götzl, bu konudaki kararın 14 Mayıs’ta açıklanacağını belirterek davayı bir hafta ertelediğini açıkladı. Böylece, Almanya ve dünya kamuoyunun merakla beklediği NSU davası, iyi bir başlangıç yapmadı.

17 Nisan’da başlaması gereken, ancak basına akreditasyon konusunda yaşanan tartışmalardan sonra 6 Mayıs’a ertelenen davada ırkçılar ve onların arkasındaki güçlerin açığa çıkarılması aşamasına gelinemedi.

Henüz başında ortaya çıkan bu durumun dava boyunca da devam edeceği tahmin ediliyor.

Toplam 488 sayfadan oluşan iddianamenin okunmaya başlanmasından sonra, 600 kadar tanığın dinlenmesine başlanacak. Irkçı terör örgütüyle bağlantılığı olduğu tespit edilen ve haklarında dava açılan ancak tutuksuz yargılanan diğer sanıkların da dinlenmesinin yanı sıra özellikle Halil Yozgat’ın katledilmesi sırasında olay yerinde olduğu tespit edilen Hessen Anayasayı Koruma Örgütü üyesi “Küçük Adolf” da dinlenecekler arasında yer alıyor.

Cinayetler sırasında olay yerinde incelemelerde bulunan güvenlik görevlilerinin, uzmanların ve kurban yakınlarının ifadesinin alınacağı davada, beklenti adil bir sonucun çıkması. (YH)

 

 Dışarıda protesto vardı

 

Nymphenburger Caddesi üzerinde bulunan Eyalet Yüksek Mahkemesi’nin çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, dünyanın pek çok ülkesinden gelen gazeteciler, mahkeme binası önünde kamp kurdu. Münih’te antifaşistler ve göçmen örgütler tarafından mahkeme binası önünde yapılan gösteride taşınan pankart ve dövizlerde NSU ile istihbarat örgütü arasındaki bağlantıya ve Almanya’nın “derin devleti”ne dikkat çekildi. “Almanya’da derin devlet” yazısının olduğu pankarta, Neonazi terör örgütünün kurulduğu Thüringen Eyaleti’nde 1994-2000 yılları arasında Anayasayı Koruma Örgütü Başkanlığı yapan Helmot Roewer ile şu andaki Thüringen Eyalet Anayasayı Koruma Örgütü Başkanı Thomas Sippel ve Hessen Başbakanı Volker Bouffier’in resimleri yer aldı.

Irkçılığa, faşizme karşı uluslararası dayanışma çağrılarının yapıldığı protesto gösterisine Münih DİDF, Sol Parti, Anadolu Federasyonu, ATİK de pankartlarıyla katıldı. DİDF Genel Başkanı Özlem Alev Demirel ve Göçmen Kadınlar Birliği Başkanı Sidar Demirdöğen de eyleme katılarak, ırkçılığa karşı mesajlar verdiler.

 

Katillerin diğer destekçileri

 

Göçmen esnafları katleden NSU terör örgütünün asıl destekçileri istihbarat adına çalışanlardan oluşuyor. Davada tutuksuz olarak yargılanacak diğer tutuklular ve görevleri şöyle:

 

THOMAS S. (45): Beate Zschaepe’nin eski sevgilisi. 2000- 2011 arasında Berlin Eyaleti Anayasayı Koruma örgütü adına muhbirlik yaptı. Uwe Mundlos, Uwe  Böhnhardt ve Beate Zschaepe’ye 1997’de 1 kilo patlayıcı madde TNT temin etti. Berlin polisine üçlünün yeri konusunda ipucu verdi ancak Berlin polisi, bilgileri Thüringen Anayasayı Koruma Teşkilatı’na iletmediği iddia edildi.

 

JAN W. (38): Anayasayı  Koruma Teşkilatı’nın muhbirlerinden. Thomas S. ile yakın ilişkisi vardı. Irkçı Blood &  Honour örgütünün Saksonya  Eyalet Teşkilatı eski başkanı. 1998’den itibaren katil, üçlüye silah bulmaya çalışmış. Katillerle sürekli temas halinde olduğu belirtiliyor.

 

SUSANN E.: Andre E.’nin eşi. Beate Zschaepe’ye kendi  kimliğini tahsis etti. Her perşembe Beate Zschaepe ile Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt’ın  Zwickau’daki evine gidip gelmiş. Komşuları, Beate’nin kız kardeşi sanıyordu. Tutuksuz yargılanıyor.

 

MATTHİAS D.: TIR şoförü. Yardım ve yataklık etmekten soruşturma yürütülüyor. Terör üçlüsüne ev kiralamalarında yardımcı oldu. Tutuksuz yargılanıyor.

 

MAX-FLORİAN B. (35): Katillerin 1998’de kaçmasından sonra ilk barındıran kişi. Terör üçlüsünün gizli kalmasında yardımcı olacak faaliyetler yaptı. Onun kimliği ile Mundlos, kendisine Eylül 1998’de pasaport çıkardı.

 

MANDY S. (38): Beate Zschaepe’ye kimliğini kullandırdı. Katilleri kendi evinde iki ay misafir etti. Yardım ve yataklık etmekle suçlanıyor. Ancak bu suç, zaman aşımına uğramış durumda. Soruşturma sürüyor, tutuksuz yargılanıyor. Max  Florian B.’nin eski sevgilisi.

 

PİERRE J.: (36) Bir video kiralama dükkanı işletiyor. Terör üçlüsünün gizli kalmasında yardımcı olacak faaliyetler yaptı. Uwe Mundlos’a  pompalı tüfek temin etmekle suçlanıyor.

 

HERMANN S.(43): Pierre J.’nin sahibi olduğu dükkanda çalışıyor. Terör üçlüsünün gizli kalmasında yardımcı olarak faaliyetler yaptı. Uwe Mundlos’a pompalı tüfek temin etmekle suçlanıyor.

 

Davadan Notlar

 

– İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Almanya tarihinin en önemli terör davası olarak bilinen ve “Asrın Davası” olarak nitelendirilen NSU davasının baş sanığı Beate Zschaepe’nin mahkemeye elleri ve ayakları kelepçeli olarak getirildiği belirtildi. Ancak mahkeme sırasında kelepçeler çıkarıldı.

– Beate Zschaepe duruşma boyunca dizüstü bilgisayarıyla meşgul oldu.

– Neonazilerin ideoli olmaya soyunan Zschaepe, salona girdiğinde bir kaç adım attıktan sonra sırtını basına döndü ve avukatlarıyla konuşmaya başladı.

– NSU tarafından katledilen kurbanların çoğunun yakınları dava sırasında hazır bulundu.

– Mahkeme etrafında ve içerisinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Toplam 500’den fazla polis görev yaptı.

– Akreditasyonu kabul edilen 50 kadar basın mensubunun yanı sıra 50 kadar misafir de davayı izledi. Sabahın erken saatlerinde misafirler için ayrılan yerlerde ilk 50 kişi davayı izledi. Bunlar arasında kurada çıkmayan gazeteciler de yer aldı.

– NSU kurbanlarının aileleri için kurulan komisyonun başkanlığını yapan Barbara John da davayı izleyenler arasında yer aldı.