Demografi Zirvesi’nden sadece dilek ve temenni çıktı

 

Almanya’da yıllardır sosyal sigortalar sisteminde yapılan kısıtlamaların bahanesi olarak gösterilen demografik gelişim, federal bir zirvenin de konusu oldu. Zirve öncesi açıklanan demografi raporunda 2060’la ilgili bir korku senaryosu çizilerek,  ‚eğer doğum oranları artmazsa göçmen almak zorunda kalacağız‘ mesajı verildi. 

Zirvede konuşan Başbakan Merkel, gençler, çocuklar, yaşlılar ve göçmenlerle ilgili dilek ve temennilerini dile getirirken bunların nasıl gerçekleştirileceği ve ne kadar bütçe ayrıldığı ile ilgili somut bir bilgi vermedi.

Çizilen senaryoda, 2025 yılına kadar 6 milyon insanın emekli olacağı ülkede, 2030’lu yıllardan itibaren sosyal güvenlik sisteminden, çalışma piyasasına kadar birçok alanda sorunların daha da boyutlanacağı yer aldı.

Uzmanlar 2050’li yıllara gelindiğinde her üç kişiden birinin 65 yaş üzerinde olacağını, genç nüfusun ülkenin sosyal gereksinimlerini karşılamakta yetersiz kalacağını, buna paralel sosyal güvenlik sistemindeki dengenin bozulmasıyla sağlık ve bakım giderlerinin finansmanının çökeceğini belirttiler.

Yapılan tahminlere göre Almanya’da 2060 yılına kadar nüfus yüzde 20 dolayında (17 milyon) azalarak 65 milyona inecek.  Partiler, ekonomi uzmanları ve patron örgütleri Almanya’nın yaşlanma ve nüfus ile bağlantılı sorunlarını en azından kontrol altında tutabilmek için kalifiye göçmenleri ülkeye çekmekten başka seçenek olmadığı ve göç politikalarında radikal değişiklikler gerektiği konusunda hemfikirler.

 

YAŞLANAN NÜFUSA ÇÖZÜM ARAYIŞI

Almanya’da yaşlanan nüfusa karşı çözüm yolları geliştirmek için Federal İçişleri Bakanlığı’nın himayesinde gerçekleştirilen İkinci Demografi Zirvesi’nde konuşan Başbakan Angela Merkel de ülkenin nüfusunun giderek azaldığını ama çeşitlendiğini söyledi. 2025 yılında çalışma piyasasında 6 milyon daha az çalışan olacağını belirten Merkel, son yıllarda Almanya’ya göçün attığını ve çalışma piyasasındaki istihdam sorunun dış göçle çözüleceğini ifade etti.

Merkel, “Avrupa Güvenlik ve İşbirliği (AGİT) raporlarına göre ülkemizde çalışma şartları iyi ama imajımız kötü. Karmaşık ve zor bir ülke görünümümüz var. İmajımızı iyileştirmek için çalışmalıyız.” dedi. Nüfusun yaşlanması, doğum oranlarının azalması ve özellikle bazı eyaletlerde öğrenci azlığı nedeniyle okulların kapandığı bilgisini veren başbakan, bu durumu “dramatik ve üzücü” olarak nitelendirdi.

Merkel konuşmasında gençlerin meslek eğitimi almaları için bütün imkanların seferber edilmesi gerektiğini de vurgulayarak “Gençlere yol göstermeliyiz. Özellikle 25-35 yaş arası meslek eğitimi yeri olmayanlara yardım edilmeli. Ancak bu şekilde uzun süreli işsizlik önlenebilir. Herkes üniversite okuyacak diye bir kural yok. Meslek eğitimi ve yüksekokullar arasındaki geçişleri kolaylaştıracağız” dedi.

Göçmenlerin mesleki eğitimine yönelik çalışmaların artırılması çağrısında da bulunan Merkel, entegrasyon konusunda iyileştirmeler olmakla birlikte, özellikle Almanca konusunda hala bazı eksikliklerin yaşandığı savundu. Merkel, uyum konusundaki çalışmaların devam edeceğini de kaydetti.

Yaşlanan nüfus ve  çalışan sayısının azalmasının birçok tehlikeyi beraberinde getirdiğini aktaran Merkel sözlerine şöyle devam etti: “Nüfus değişimini iyi yönetemezsek toplumu bir arada tutmamız zorlaşır ve refahımız bundan zarar görür. Demografik değişiminin yönetilmesinde aile önemli bir role sahip. 1 Ağustos 2013 tarihinden itibaren 3 yaş altı her çocuğa kreşlerde yer vereceğiz. Evli kadınlar için yarı zamanlı çalışma imkânının artırılmasını talep ediyoruz. Yaşlı aile fertlerinin bakımı için ‘bakım izni’ uygulaması getirdik. Toplumun bunlara alışması için zamana ihtiyaç var. Yaşlanan insanlara uygun evlerin inşa edilmesini destekliyoruz.”

Almanya’da genç insanların azalmasının sosyal güvenlik sistemini tehlikeye attığını ifade eden Merkel, nesillerarası sorumluluk duygusunun artırılmasını ve bunun canlı tutulmasını önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Demografi Zirvesi’nin bir diyalog süreci olduğunu belirten Federal İçişleri Bakan Hans-Peter Friedrich de konuşmasında, “Demografi Zirvesi’yle toplumdaki bütün aktörlerin kendisini bulacağı bir platform oluşturmak istiyoruz. Nesillerarası diyaloğu artırmak, dünyaya açık olma ve ülkemizdeki bütün potansiyelleri değerlendirmek en önemli hedeflerimiz” ifadelerine yer verdi.

Zirve bünyesinde oluşturulan çalışma grupları yaşlıların topluma uyum sağlamaları, çalışma ve istihdam piyasasının geleceği, ailenin desteklenmesi ve kalifiye yabancı göçün sağlanması ve ‘hoşgeldin kültürü’nün yaygınlaştırılması konularında çalışmalar yapacak.

 

NÜFUSLA İLGİLİ BAZI BİLGİLER

31 Aralık 2011 tarihine ait son rakamlara göre Almanya’da 81 milyon 843 bin 743 kişi yaşıyor.

2011 yılında toplam 662 bin 685 bebek dünyaya geldi.

2011 yılında ölenlerin sayısı ise 852 bin 328 kişi oldu.

İstatistik uzmanlarının hesaplarına göre, Almanya’da yeni doğan bir kız çocuğunun ortalama 82 yıl 9 ay yaşaması beklenirken, erkek çocuğunun ise 77 yıl 9 ay yaşaması bekleniyor.

2009 yılında 65 yaşın üzerindekilerin yüzde 4,8′i Almanya’dan ayrılarak ülke dışında yaşamaya başladı.