Gerçeklerden çok uzak

Şimdiye kadar yapılan her duruşmanın başında mahkeme başkanı Manfred Götzl kimlerin gelip gelmediğini anlamak için yoklama yaptı. Daha ikinci duruşmada müdahil ailelerin çoğunlukla avukatları tarafından temsil edildiğini saptadı. Zanlı avukatlarının zaman kazanmak adına yaptıkları küçük savaş belki hukuki prosedüre uygun ama kurbanların yakınları için yeni acılardan başka bir anlam ifade etmiyor ve duruşmaya katılmıyorlar. Onların yeniden  Münih’teki mahkeme salonuna dönmeleri ancak ciddi olarak mahkemenin ve zanlıların yargılanmaya başlamasıyla mümkündür. Savcılık iddianamede NSU’nun 8’i Türkiyeli, biri Yunanistanlı, biri polis 10 kişiyi öldürdüğü ve çok sayıda saldırı yapıldığını belirtiyor.

4 Haziran’da ilk zanlılar olarak Carsten Schultze ve Holger Gerlach’ın ifadeleri alınacak. Baş zanlı konumundaki neonaziler Beate Zschaepe, Ralf Wohlleben ve Andre Emingen kendilerine göre yapılabilecek en akıllıca şeyi yaparak, ifade vermeyeceklerini bildirdiler. Mahkemeden beklenti, özellikle de kurban yakınlarının beklentisi ise çok büyük. Hukuki olarak zanlının bireysel suçunun kanıtlanması esas alınmasına rağmen ülke sınırlarını aşacak ölçüde yaygınlaşmış olan aşırı sağ terörün nedenleri, arka plan bilgileri konusunda aydınlatıcı, davayı ileri götürücü bir rol oynamak zorundalar. Bunların hepsi şimdilik karanlıkta…

Geçen hafta Federal Parlamento NSU Araştırma Komisyonu son tanık ve bilirkişileri dinledi. Sıra konuyla ilgili raporun hazırlanmasına geldi. Rapor, Federal Meclis seçimlerinden kısa bir süre önce yapılacak bir oturumda tartışmaya açılacak. Parlamentodaki beş partiye ait komisyon üyeleri, kendilerine güvenli, nesnel ve dayanışmacı bir şekilde NSU cinayetlerini araştırdılar ve devletin bu cinayetleri engelleyememesinin nedenlerini bulmaya çalıştılar.

2012 başında Başbakan Angela Merkel, benzeri olmayan cinayetlerin nedenlerinin hiçbir yer karanlıkta kalmadan ortaya çıkarılacağı sözünü verdi. Komisyondaki milletvekilleri görevlerini yerine getirdiler ama hala gerçeklerden çok uzaktayız. Aynı zamanda bu insanlık dışı olaylardan ders çıkarma konusunda da bir adım atılmış değil. Hükümete sorarsanız çok adım atıldı. Gerçekten öyle mi? Gizli haber alma teşkilatlarında personel değiştirildi, yeni bilgilere erişmek için bazı kurallarda değişikliğe gidildi. Ama yine de ölümlerin arka planı ile ilgili yeterli bilgi yok ve yıllar boyu suçlu muamelesi gören kurban yakınlarından yeterli boyutta özür dilenmedi.

Peki Neonazi katillerin yakalanmasında pek de iyi bir profil çizmeyen savcılar bir ders çıkardı mı? Nazi yürüyüşleri yasaklanacağına sanki NSU cinayetleri olmamışcasına yine Nazi yürüyüşlerini engellemek için protestolar örgütleyen antifaşistlerin eylemleri yasaklanıyor.

Hükümet bir ders çıkardı mı? Ağızlarını açtıklarında NSU cinayetleri gibi olayların bir daha olmayacağının sözde teminatını veriyorlar ama İçişleri Bakanı ne yapıyor? Hala -NSU cinayetlerinin ortaya çıkması sonrası şiddetle mahkum ettiği- NPD’nin yasaklanmasından çok İslami nefret söylemi üzerine konuşuyor…

 

René Heilig

Neues Deutschland

NOT: NSU davasını yerinde izlemeye hak kazanan Evrensel Gazetesi, kuradan çıkmayan Alman gazeteleri Neues Deutschland ve TAZ gazeteleriyle işbirliğine gitti. Yazı Neues Deutschland yazarı Rene Heilig tarafından bu işbirliği çerçevesinde kaleme alındı.