SPD 150 yaşında!

SPD_Wuerfel2 

SPD, 150. yılına yeni bir “enternasyonal” ile girdi. Sosyalist Enternasyonal’e ileride gözlemci olarak katılmayı planlayan SPD, kendisi gibi partilerle “İlerici İttifak” adı altında yeni bir oluşum kurdu.

 

Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD), 23 Mayıs’ta Leipzig’de düzenlediği şatafatlı bir toplantıyla 150. kuruluş yıldönümünü kutladı. Kökleri 150 yıl önce, hatta 1848/49 devrimindeki Komünistler Birliği’ne kadar uzanan SPD’nin tarihi, aynı zamanda bir siyasal hareketin nasıl olup da işçi sınıfının çıkarlarını savunmaktan burjuvazinin çıkarlarını savunmaya doğru değişebileceğini göstermesi bakımından birçok dersle dolu bir tarih.

1848/49’da işçi sınıfının çıkarlarını temsil eden Komünistler Birliği’nin ünlü “Köln’de Komünistlerin Yargılanması Davası”nda burjuvazi tarafından tasfiye edilmesinden sonra geriye kalan güçler daha sonra, Ferdinand Lassale öncülüğünde 23 Mayıs 1863’de Genel Alman İşçi Derneği’ni (Allgemeine Deutsche Arbeiterverein-ADAV) kurdular.

Avrupa’daki en eski partilerden biri olan SPD, bu süre içinde, İkinci Enternasyonal’le devrimci çizgiden uzaklaşarak, Birinci Dünya Savaşı sırasında ulusal burjuvaziyi desteklemiş, İkinci Dünya Savaşı öncesinde de Hitler faşizmine karşı Almanya Komünist Partisi ile ortak bir cephe kurmaya yanaşmayarak önemli tarihsel kırılmalar gösterdi.

İkinci Dünya sonrasında oluşan dengeler ve kurulan düzende ise açık bir burjuva partisi olarak ülke siyasetinde yerini aldı. Dahası, bu ülkede işçi sınıfına ve emekçilere yönelik en sert sosyal kısıtlama paketlerinin hayata geçirilmesi, Alman sermayesinin çıkarlarına bağlı olarak yurtdışına asker gönderilmesi gibi uygulamalara imza attı.

Genel Başkan Sigmar Gabriel, 150. yıl dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında partisi için bu süre zarfında iki önemli tarihin olduğuna işaret etti: 1914, 1933. 1914’te SPD savaş kredilerine destek vererek, Alman sermayesinin savaşa girmesinin önünü açmıştı. Bunun üzerine Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in başını çektiği grup partiden ayrılmış, daha sonra Almanya Komünist Partisi’ni (KPD) kurmuşlardı. 1933’te ise SPD, Hitler’in bütün yetkileri devralmasını içeren oylamada karşı oy kullanmıştı.

Ancak bunlar dışında önemli tarihsel dönüşümler bulunuyor SPD’nin tarihinde. 15 Kasım 1959’de karar altına alınan ve 1989’a kadar geçerli olan “Godesberg Programı”, partinin “sosyalist işçi partisi”nden klasik burjuva partisine geçişini ifade ediyor.

1998-2005 yılları arasında Gerhard Schröder başbakanlığında Yeşiller Parti’siyle kurulan koalisyon hükümeti döneminde, Kosova’ya ve Afganistan’a askerler gönderildi, Ajanda 2010 adı altında emekçilere yönelik geniş kapsamlı saldırılar düzenlendi. Ajanda 2010’a tepki gösteren çok sayıda SPD yönetici partiden ayrılarak WAGS adı altında partileşmiş, sonra da PDS ile Sol Parti çatısı altında birleşmişti.

Bu nedenle, SPD’nin 150. yıl önce kuruluşuna neden olan işçi sınıfının sömürüye karşı mücadelesi bugün de devam ederken, bu parti günümüzde açık bir şekilde saf değiştirmiş, işçi sınıfının karşı cephesinde yer almış bulunuyor. Bu nedenle 150 yıllık tarih, aynı zamanda bir partinin kendisini var eden sınıfa nasıl da yabancılaştığını ortaya koyuyor.

 

NOSTALJİ GÖSTERİSİ

Bütün bunlara rağmen, SPD bir nostalji mahiyetiyle 150. kuruluş yıl dönümünü ADAV’nin kurulduğu Leipzig’da kutlamayı kararlaştırdı. Başbakan Angela Merkel’in, Cumhurbaşkanı Joachim Gauk’un yanı sıra, dünyanın çeşitli ülkelerinden aynı çizgideki 30 kadar partinin temsilcileri katıldı. Katılan partiler arasında ABD’deki Demokratlar Partisi, ANC, Brezilya İşçi Partisi (PT) de bulunuyor. Ayrıca dünyanın çeşitli ülkelerinden 300 katılımcıyla geçmişe yapılan nostaljik göndermelerle 150. yıl kutlaması yapıldı.

 

YENİ BİR ENTERNASYONALE DOĞRU

SPD’nin 150. kuruluş yıl dönümü aynı zamanda dünyada sosyal demokrat partileri kapsayan yeni bir enternasyonalin kurulmasına vesile yapıldı. Halen dünyanın çeşitli ülkelerinden sosyal demokrat partilerin üyesi olduğu Sosyalist Enternasyonal ile ilişkinin sona ermesi gündemde. Geçtiğimiz Aralık ayında İtalya Demokrat Parti’nin çağrısıyla Roma’da bir araya gelen 42 sosyal demokrat parti, “İlerici İttifak” (Progressive Alliance) adı altında yeni bir ağ kurdu. Mevcut Sosyalist Enternasyonal’in 21. yüzyılın sorunlarına yanıt vermekten uzak olduğunu ileri süren bu ittifakın içinde SPD’nin dışında Fransa Sosyalist Partisi, ABD’deki Democratic Governors’ Association, Hindistan’daki Kongre Partisi, ANC, PASOK gibi partiler bulunuyor.

SPD Genel Başkanı Gabriel tarafından yapılan açıklamada “İlerici İttifak”ın sosyal adaletin sağlanması, mali piyasaların yeniden düzenlenmesi ve  yoksullukla mücadele konusunda anlaştığını ve bu temelde hükümet dışı sivil toplum örgütleriyle görüşmelerde bulunacağını dile getirdi.

SPD’ye yakın kaynaklar tarafından basına verilen bilgiye göre, “İlerici İttifak”a ilk etapta 50 partinin üye olması bekleniyor. Focus dergisinde konuyla ilgili yer alan bir habere göre, SPD’nin Sosyalist Enternasyonal’den ayrılmayı gündeme getirmesinin başlıca nedenleri arasında yer alan partiler ve ayırdığı bütçe. Tunus halkı tarafından ülkeden kovulan bin Ali’nin partisi RCE ve Mısır’daki Hüsnü Mübarek’in Ulusal Demokratik Partisi de Sosyalist Enternasyonal üyesi idi. SPD, bu türden partilerin Sosyalist Enternasyonal’de olmasından rahatsız. Gabriel, Frankfurter Rundschau gazetesi için yazdığı yazıda “Sosyalist Enternasyonal artık özgürlüğün sesi değil” demişti.

Bir diğer önemli nokta da, SPD’nin buraya aktardığı 100 bin Poundluk bütçe. Üyelikten çıkıp gözlemci statüsüne geçtiği takdirde 5 bin Pound ödeyecek. (YH)