Almanya’da da direnişe destek, hükümete öfke yağdı

 

Türkiye’de 29 Mayıs günü Gezi Parkı’nın polis terörüyle boşaltılması üzerine patlak veren ve bütün ülkeye yayılan demokratik direniş, aynı anda başta Almanya olmak üzere Türkiye kökenli göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı İngiltere, Fransa, Hollanda, Avusturya, İsviçre gibi birçok Avrupa ülkesinde de geniş yankı yarattı. Onlarca kentte irili ufaklı gösterileri, mitingler, yürüyüşler düzenlendi.

Demokrasi ve özgürlük için ayağa kalkan halka destek verilen bu eylemlerde Erdoğan ve AKP hükümetine, devlet terörüne ise büyük öfke yağdı.

“Her yer Taksim, her yer direniş” sözü gösterilerde en çok kullanılan slogan olurken, “Diren Türkiye yalnız değilsin”, “Yaşasın Uluslararası dayanışma”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Hükümet istifa” gibi sloganlar öne çıktı. Çadırlar, bilgilendirme masaları, müzikli gösteriler yapıldı, Türkiye’de yaşananlar Alman kamuoyuna aktarılmaya çalışılıp, onların da destek vermsi istendi.

Türkiye’deki direnişin seyrine göre azalıp çoğalsa da Almanya’nın başta Berlin, Hamburg, Köln, Frankfurt, Stuttgart gibi merkezleri hemen hergün eylemlere sahne oldu, olmaya da devam ediyor.

15 Haziran’da Gezi Parkı ve Taksim Meydanı’nın yeniden ve daha büyük bir polis şiddetiyle işgal edilip halka yönelik şiddet dalgasının yeniden başlaması üzerine Almanya ve Avrupa ülkelerindeki protestolar da daha kitleselleşti.

 

 Dayanışma eylemleri artarak sürüyor

 

3 haftadır Almanya ve Avrupa genelinde AKP’yi protesto amacıyla düzenlenen eylemler, hükümetin Gezi Parkı’na saldırması üzerine daha da alevlendi. 

15 Haziran’da polisin Gezi Parkı’na saldırarak Taksim Meydanı’nı ablukaya almasına, Almanya’nın pek çok kentinde anında tepki gösterildi. Saldırının yapıldığı gece spontan bir şekilde kent merkezlerinde yapılan gösteriler, bir çok kentte sabaha kadar devam etti. Bazı kentlerde ise eylemler çadırlarda devam etti.

Saldırıdan hemen sonra Köln’de bir araya gelen 1500 kişi, Dom Kilisesi yanında bir araya gelerek Ebertplatz’a kadar yürüdü. Pazar günü yine Dom Kilisesi’nin yanındaki merkez tren istasyonunun önünde bir araya gelen göstericiler yaptıkları konuşmalarda polisin saldırısını kınadılar. DİDF Genel Başkanı Özlem Alev Demirel, Yeşiller Partisi Eyalet Milletvekili Arif Ünal, Sol Parti Köln Belediye Meclisi Grubu Başkanı Jörg Dietjen ve değişik örgütlerin temsilcileri konuşmalar yaptılar. Göstericiler, daha sonra Rudolfplatz’a kadar bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Kentte Pazar günü de DİDF ve birçok Türkiyeli örgütün çağrısıyla yüzlerce insanın katıldığı gösteri ve yürüyüşler yapıldı.

 

BERLİN’DE ON BİN KİŞİ ERDOĞAN FAŞİZMİNİ KINADI

AKP Hükümeti’nin halkın taleplerini karşılamak yerine daha da azgın bir polis terörü estirmesine en büyük tepki gösterilen kentlerden biri de başkent Berlin oldu. 16 Haziran Pazar günü, yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı yürüyüşe birçok Alman’ın da katıldığı gözlenirken, yapılan konuşmalar, taşınan pankartlar ve atılan sloganlarla hükümet sert bir şekilde protesto edildi.

Pazar günü Hamburg’ta da aralarında DİDF ve AABF’nin olduğu çok sayıda örgüt tarafından Türkiye Başkonsolosluğu önünde bir eylem yapıldı. Eyleme çok sayıda insan katıldı. Krefeld’de yapılan eyleme ise 400 kişi katıldı.

Pazar günü DİDF’in çağrısıyla 15 ayrı kentte dayanışma eylemleri gerçekleştirildi.

 

BÜYÜK GÖSTERİ CUMARTESİ GÜNÜ

Öte yandan Avrupa’da Taksim’le dayanışma amacıyla yapılan protesto gösterileri önümüzdeki Cumartesi günü Köln’de büyük bir gösteriye dönüşecek. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) tarafından çağrısı yapılan ve pek çok örgütün de destek vermesi beklenen eyleme onbinlerce kişinin katılması bekleniyor.

 

Stuttgart-Taksim elele

Taksim direnişi başladığı andan kısa bir süre sonra dünyanın dört bir yanında olduğu gibi Stuttgart’ta da emekçilerin sempatisini ve desteğini kazandı. AKP ve polis terörünü protesto, kendi onur ve geleceklerine sahip çıkan emekçilerle dayanışma eylemleri gerçekleşti. Farklı farklı pankart, döviz, bayrak ve gruplar hep birlikte yan yana, kol kola sloganlarını haykırdılar.

Stuttgart 21 karşıtı hareketin dayanışması sürüyor

Stuttgart ta  üç yıldır, Taksim direnişiyle büyük benzerlikler taşıyan bir direniş sürüyor. ‘STUTTGART 21’ karşıtı direnişin ilk aylarında (Eylül 2010) Alman polisi adeta terör estirdi. Yaşlı-çocuk demeden binlerin üzerine yürüdü. Dietrich Wagner gözünü kaybetti ve yüzden fazla kişi değişik yerlerinden yaralandı. Ve o gün Stuttgart tarihine “Kara Perşembe” olarak geçti. Üç yıldır devam eden direniş bir çok başarılar elde etti. Eyalette hükümet ve belediye değişikliğine neden oldu. Ancak Türkiyeli emekçilerin katılımı çok az oldu.

Geleneksel Pazartesi eylemlerinin ana gündemi Taksim olmaya devam ediyor.Toplantılarda, yürüyüşlerde, el ilanlarında, propaganda materyallerinde Gezi Parkı direnişinden övgü dolu sözlerler dikkat çekti. 176.’sını geride bıraktığımız Pazartesi eyleminde sunucular zaman zaman Türkçe açıklamalarda bulunmaya devam ediyor. Haklı ve doğru olan yol farklı dillerden, farklı inançtan emekçileri birbirlerine yaklaştırdı. Ve Türkiyeli emekçiler de bu eylemlerde saf tutmaya başladılar. Ne güzeldir ki, Stuttgart’ta Taksim için gerçekleşen eylemlere Alman emekçilerin katılımı kat be kat arttı. Ve yaşasın uluslararası dayanışma haykırışlarımız şimdi daha güçlü yankılanıyor.

Gençlik bir kez daha kavgada en ön saflarda

Halkın gücünün ve birliğinin ifadesi olan Taksim direnişinde gençlik için ne söylense azdır. Düne değin gençler hakkında olmadık şeyler söyleyenler bir anda geçliğin öfkesi, enerjisi ve gelecek konusundaki tutumundan söz eder oldu. Almanya’da da bugüne değin gerçekleşen eylemlere, burada doğup büyüyen genç kuşakların yoğun ve canlı katılımları dikkat çekiyor. DİDF gençlik tüm eylemlere katılarak çalışmalarda aktif olarak yer aldı. Ortak değerleri, ortak taleplerdeki ısrarcı tutumu bir çok yerde saygınlık kazandı. Şimdi yaygın ve yaratıcı çalışmalarla, bu mücadeleyi daha da genişletip güçlendirme zamandır.