Dövizli askerlikte tüccar mantığı

Türkiye’deki hükümetlerin Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiye kökenli vatandaşları ‚döviz ağacı‘ olarak gördüklerinin en açık örneklerinden biri olan dövizli askerilik uygulması, bir kez daha AKP hükümetiin tüccar pazarlığına konu oldu.

Başbakan Erdoğan, dövizli askerlik miktarını belirlemek için, yurtdışında faaliyet gösteren ve hükümete yakınlığıyla bilinen derneklerle pazarlığa girişti. En son yasaya göre 10 bin Euro olan bedel, gelen tepkiler üzerine 6 bine düşürüldü. DİDF, daha önce 10 bin Euro ödeyenlerin 4 bin Euro’sunun geri ödenmesini ve askerliğin zorunlu olmaktan çıkarılmasını talep etti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetin diğer üyeleri askerlik yapmak zorunda kalan Türk vatandaşlarına yönelik izlediği politika “tüccar” yaklaşımından öteye geçmiyor. 2011’in Aralık ayında bütün tepki ve itirazlara rağmen yüzde yüz zam yapılarak 10 bin Euro’ya çıkarılan bedelli askerlik miktarı, şimdi de kameralar karşısında yapılan pazarlıkla 6 bin Euro’ya indirildi.

2011’in yaz aylarında gündeme getirilen ve 10 bin Euro bedel ödeyenlerin askerlikten muaf tutulması yönündeki uygulama, Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiye kökenliler arasında geniş tepki toplamıştı. Artan işsizlik ve yoksulluk nedeniyle gençler ve  ailelerinden 10 bin Euro alınmasının insafsızlık olduğu belirtilmesine rağmen Erdoğan ve hükümet, uygulamayı savunmuş ve miktarın çok fazla olmadığını ileri sürmüşlerdi.

Ancak, bedelin yüksek olmasından ötürü başvuru beklenin oldukça altında kalınca, konuya ticari getiri açısından bakan hükümet adeta, ’sürümden kazanalım bari‘ diyerek başvuru sayısını arttırmak üzere bedel miktarını düşüreceğini duyurdu.

Yurtdışı Türkleri Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen Yurtdışı Vatandaşları Danışma Kurulu toplantısına katılan Erdoğan, burada kurul üyeleriyle açık açık bedelli askerlik pazarlığına girdi. Bedelin 10 bin Euro olmasına itiraz eden kurul üyelerine “Peki o zaman ne kadar olsun?” diye sordu. Bunu “demokratik bir şekilde karar verme” olarak sunan Erdoğan, bazı kurul üyelerinin 2 bin, 3 bin şeklindeki tekliflerini “insafsızlık” olarak nitelendirdi.

Ardından, orta yol olarak 6 bin Euro’da anlaşıldı. Vatandaşın içinde bulunduğu durum ve Türkiye dışında yaşayanların neden bu bedeli ödemek zorunda olduğu gerçeği bir yana bırakılarak yapılan pazarlık daha sonra “büyük bir indirim” olarak sunuldu.

 

BOZDAĞ ÇALIŞMAYI BAŞLATTI

Miktar konusunda varılan uzlaşmadan sonra Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, dövizli askerlikle ilgili yurtdışındaki vatandaşların memnun olacağı bir rakamın ortaya çıktığını belirterek, “Muhtemelen önümüzdeki Bakanlar Kurulu’nda karar çıkacaktır” dedi. Dövizli askerlikte belirlenecek rakam için yasaya gerek olmadığını ifade eden Bozdağ, bedelin yüzde 50’ye kadar artırılması ya da azaltılmasına Bakanlar Kurulu’nun yetkili olduğuna işaret etti.Bozdağ, bedelin aşağı çekilmesi kararı alındığını anlatarak “Rakamı epey aşağı çekme iradesi var” dedi.
Öte yandan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ise bedelli askerlik uygulamasına ilişkin olarak açılan hesapta 2.1 milyar TL toplandığını, 73 milyon TL tutarın da faiz geliri olduğunu bildirdi. Şahin, şehit aileleri ve gazilere verilen aylıkların bu hesaptan ödendiğine ilişkin iddiaların doğru olmadığını ifade etti.
Şahin, şehit aileleri ve gazilere verilen aylıklar için “Aylıklar bedelli askerlikten elde edilen gelirler ile karşılanmamaktadır” dedi.

 

GENÇLERDEN BEDEL ALINMASIN, MUAF TUTULSUNLAR

Başbakan Erdoğan’ın tam anlamıyla “tüccar mantığıyla” yaklaştığı dövizli askerlik uygulaması asıl olarak Türkiye’nin yurtdışında yaşayan gençler ve onların ailelerinin sırtından döviz elde etme politikasından başta bir şey değildir. Dünyada birçok ülke yurtdışında yaşayan vatandaşlarını askerlikten muaf tutarken, Türkiye zorunlu askerlik uygulamasında ısrar ediyor ve bu yolla binlerce, yüzbinlerce genci mağdur ediyor.

Bir “gelir kapısı” olarak görülen uygulamada ısrar edilmesine Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) da tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Hükümet dövizli askerliği 10 bin Euro’dan 6 bin Euro’la düşürmeyi bir lütuf olarak gösteriyor. Halbuki bu zam daha başında yapılmamalıydı. Bütün eleştirilere rağmen bedeli insafsız bir şekilde 10 bin Euro’ya çıkaran hükümet şimdi sanki gençlere iyilik yapıyormuş gibi bir politika izliyor. Hükümet, madem geri adım atıyor, o zaman öncelikli olarak bugüne kadar 10 bin Euro ödeyenlerin 4 bin Euro’sunu geri ödemelidir. Ardından yurtdışında yaşayan gençler için askerlik zorunlu olmaktan çıkarılmalıdır” denildi.

Almanya Türk Toplumu da yaptığı açıklamada, hükümetin aldığı son kararın, Türkiye dışında yaşayan T.C. vatandaşların beklentilerini karşılamadığı dile getirildi. Genel Başkan Yardımcısı Hilmi Kaya Turan tarafından yapılan açıklamada, „Eskiden yapılan zammın bir anlamda geri alınması söz konusudur. Soruna köklü çözüm bulunmamıştır. Köklü çözüm gelene dek bu miktarın en fazla 2 bin Euro civarına çekilmesi yerinde olacaktır“ dedi. (YH)