Gezi Parkı’ndan Lice’ye yol var

 İhsan Çaralan

 

Cizre’de, “PKK’nin Öz Savunma Güçleri” görüntüleri olduğu iddia edilen görüntüler üstünden fırtına koparılıp bir “Habur sendromu” kışkırtılırken, Dersim’de merkeze bağlı, Kanoğlu köyünde evlerin uzun namlulu silahlarla taranması gündeme geldi. Tam bu saldırının bir provokasyon olduğu, arkasındaki karanlık güçlerin kimler olduğu (*) tartışılırken en kötü haber, Lice’den geldi. Lice’nin Kayacık köyüne yapılan “Kalekol” inşaatını protesto eden Kayacık köylülerine jandarma ateş açtı 18 yaşındaki Medeni Yıldırım hayatını yitirirken 3’ü ağır olmak üzere 9 köylü de yaralandı. Ve tabii bitmedi. Lice Kaymakamı, jandarmanın havaya ateş açtığını, bu yüzden kurşundan ölen ve yaralananlar varsa bunların köylülerin kendi kendilerini vurmaları biçiminde olabileceğini iddia ederek olanlar üstüne tuz biber ekti.

Bunlar işin eyleme dökülmüş halleri, ancak bir de gelişmelerin hükümet boyutu var. “Akil İnsanlar” grubuyla son toplantısını yapan Başbakan Tayyip Erdoğan, sorulara verdiği yanıtta, bir yandan “Sürecin birinci aşamasının tamamlanmadığını” söylerken kendi üstlerine düşenler ve bunları nasıl bir yolla yapacaklarına dair de hiçbir şey söylemedi. Ancak ne yapmayacağına dair bazı şeyler söyledi. Örneğin seçim barajının kaldırılmasını (ya da düşürülmesini) ve ana dilde eğitim gibi konuların gündemlerinde olmadığını açıkladı. Böylece hükümet cenahında “Üstünde çalışılıyor” denilen çalışmaların aslında seçim barajının düşürülmesini bile kapsamayan bir çalışma olduğu böylece ortaya çıktı. Öte yandan Başbakan kalekolların yapımına devam edileceğini de söyleyerek, bölgede durumu yumuşatacak olan “Kalekol yapımlarının durdurulması”, “Koruculuğa son verilmesi” gibi talepleri umursamadıklarını da gösterdi.

Bu gelişmeler olurken, Hükümet Sözcüsü Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç ve Beşir Atalay, “Süreç sorunsuz bir biçimde işliyor” diyebilmektedirler. Yani hükümet, hiçbir şey yapmamış olmasını ve bundan sonra da ciddi bir şeyler yapmayı düşünmüyor olmasını “Sürecin başarıyla devam etmesi” olarak görmekte, en azından böyle göstermektedir.

Buraya kadar tablo, altı ay önce değişik versiyonlarını hemen her gün gördüğümüz bir tablo. Ancak bu tabloya yeni eklenen “Gezi Parkı Forumları”nda konunun gündeme gelmesiyle birlikte, Lice halkıyla dayanışma eylemlerinin de başlamasıdır. Lice’de jandarmanın şiddet kullanmasına karşı; Beşiktaş Abbasağa Parkı, Cihangir Firuzağa Parkı, Nurtepe, Kadıköy Yoğurtçu Parkı’ndan yürüyüşe geçen direnişçiler; “Zulme karşı direniş her yerde”, “Ne AVM ne karakol”, “Lice halkı yalnız değildir”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Diren Lice Kadıköy seninle”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Bijî bratiya gelan”… gibi sloganlar atıp pankartlar taşıdı.

Böylece “Gezi Parkı direnişçileri” ile Kürt halkının özgürlük mücadelesini yolu eylemler birinci ayını doldurmadan kesişti. Ve böylece “Gezi Parkı eylemleri barış sürecini engellemek içindir” diyen ya da “Kürtler AKP ile anlaşıp Gezi Parkı direnişine karşı çıktılar” biçimdeki bütün lanetli propaganda da önemli bir tokat daha yedi. Onun içindir ki, AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik, köylüleri PKK’nin kışkırttığını iddia ederek, bölgedeki karanlık saldırıları, jandarma terörü ve hükümetin tutumunun yol açtığı endişelerin yarattığı tepkileri ters yüz edip, “Bölgede Gezi Parkı’nın benzerini gerçekleştirmek istiyorlar” demeye kadar götürdü. Üstelik de Gezi Parkı’ndan aparma “Diren Barış” sloganıyla!

Kuşkusuz ki, İstanbul’un çıkışı çok önemlidir. Ama Gezi Parkı direnişi demokrasi mücadelesine bağlanacaksa; -ki, bu direnişin anlam kazanmasının tek yolu budur- Gezi Parkı forumları, Kürt sorunuyla Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesini dolaysız bağı konusunda bir netliğe varmak Gezi Parkı direnişinin talepleriyle Kürtlerin ve Alevilerin taleplerinin büyük ölçüde örtüştüğünü açıkça görmek durumundadırlar.

Dün gazetemizin manşete çektiği “Gezi Parkı Aydınlanması”  haberi bu konuda adım atılması için forumların son derece olumlu bir işlev yaptığını göstermektedir.

(*) PKK Dersim’deki saldırıyla kendilerinin bir ilgisi olmadığını açıklarken, Bitlis, Hizan, Tatvan kırsalında da benzer saldırıların kontra güçler tarafından yapıldığını duyurdu.