Park forumlarında mücadelenin örgütlenmesini tartışırken…

forum1

Bir yandan Gezi Parkı etrafında çeşitli biçimde eylemler ve eylemlere polis saldırıları (Ve onlara eşlik eden sivil, palalı, bıçaklı, sopalı güruhların saldırıları), tutuklamalar ve gözaltılar (En son Taksim Dayanışmasının bir bölümü de gözaltına alındı) sürerken, öte yandan da “Park Forumları”nda “Mücadeleyi bundan sonra nasıl sürdüreceğiz?” sorusu etrafında, tartışmalar yapılıyor. Basın üstünden ise, Gezi Parkı eylemlerine katılan kitlenin sınıfsal konumu, örgütsel durumu, “dünya görüşü”,… üstünden “kuramlar” geliştirilme girişimleri aralıksız sürerken kimi siyasi çevreler ise, Gezi eylemlerine katılan kesimleri kendi partilerine katılmaya çağırıp, sorunu kestirmeden çözecek reçeteler geliştiriyorlar.

Burada bu “reçeteci çözümcülerin” çağrılarının genel açısından pek rağbet görmediği ve rutin olduğu dikkate alındığında, bu çağrıların amaç ve geçerliliğini tartışmayı şimdilik bir yana bırakabiliriz.  Ama daha eylemlerin başından itibaren Gezi Parkı eylemleri üstünden “Yeni kuramlar geliştirmeye” girişen liberal-anarşist bir çizgiden, eyleme katılan kesimlerin “örgütsüz, ideolojisiz, siyasetsiz”(*) kesimler olduğu üstünden yaptıkları çıkarsamalarla, örgütsüzlük, siyasetsizlik, ideolojisizlik üstünden ideoloji ve siyaset geliştirenlerin bir açmaza sürüklendiği de bugünden açığa çıkmış bulunmaktadır.

 

DİRENİŞİN GÜÇLÜ YANI VE ZAAFI

Evet; örgütsüz, belirli bir ideolojik-siyasi mihraka bağlı olmayan kesimlerin alanlara çıkması, hükümetin özel yaşamı tehdit eden düzenlemelerine, baskılarına, polis şiddetine tepki göstermeleri, grupçuluk, fraksiyonculuk gibi illetlerle maruz kalmadan eylem yapmaları Gezi Parkı direnişinin güçlü yanlarından birisiydi. Ancak bu sadece bir başlangıç için avantajdı. Eğer istikrarlı, belirli bir amaca bağlı mücadele olacaksa (ki, öyledir), o zaman bu hareketin güçlü yanı aynı zamanda en önemli zaafıydı da!  Dahası mücadele sadece bir protesto olarak kalacaksa, bu “örgütsüzlük”, siyasetsizlik” durumu kabul edilebilirdi de! Yok eğer, bu mücadelenin bir protestoyu aşarak, emekçilerin, halkın, demokratik Türkiye mücadelesinin bir bileşeni olmasından söz ediliyorsa, burada ister istemez ideolojik farklılıklar olsa da siyasal bakımdan demokrasi talepleri etrafında birleşen ve bir demokrasi mücadelesinin (siyasi programın) etrafında birlik olmadan bir ilerleme olmayacağı da ortadadır.

 

DEMOKRASİ CEPHESİ İHTİYACI

Bu yüzden de belki farklı siyasi çevrelerin, farklı ideolojilerin etkisi altındaki kesimlerin aynı ortak talepler etrafında birleşerek hareket etme avantajını koruyan ama aynı zamanda da bu geniş birliği demokrasi mücadelesi etrafında birleştiren bir siyasi tutum ve bunun örgütsel karşılığı olabilecek bir demokrasi cephesi örgütlenmesi bugün için hayati bir ihtiyaçtır. Nitekim “Park Forumları”nda da bu, “Bundan sonra nasıl mücadele edileceği”, hatta daha somut olarak “Yerel seçimlerde Gezi Parkı platformlarının ne ve nasıl tutum alması gerektiğine, güçleri nasıl birleştirebileceğine” kadar sorunlar konuşulmaktadır.

 

GENÇLİĞİN ÖRGÜTLENMESİ VE PARK FORUMLARI

Evet, Park Forumları”nda önemli konular tartışılmaktadır. Hele de bu direniş sırasında gençlerin ve kadınların hem mücadeleye katılan en kitlesel hem de en dinamik kesimler olduğu dikkate alındığında bu forumların gündemi ile ilgili şu sorular hemen akla gelir:

1- Liseli gençliğin örgütlenmesi için okullar açıldığında başlayacak öğrenci temsilciliklerinin seçiminde Park Forumlarının adaylarıyla katılma ve liseli gençliğin örgütlenmesi için gençliğin en acil taleplerinin öne çıkarıldığı bir mücadele çok önemli değil midir? Park forumları bunu gündeme alamaz mı?

2- Üniversitelerde ÖTK ve kol-kulüp çalışmalarında “Park Forumlarına” katılan gençlik çevrelerinin ortak hareket ederek ÖTK’ları idare ve rektörlerin öğrencilere karşı kullandığı üsler olmaktan çıkarılarak öğrencilerin örgütüne dönüştürülmesi ve bu kapsamda üniversite geçliğinin kitlesel örgütünün yaratılması bugün gençliğin önündeki ve elbette Park Forumlarının önündeki bir görev değil midir?

Park Forumları bu konuları gündemine alıp, tartışıp kararlar alamaz mı; alması gerekmez mi?

3- Yerel eylemlerde emekçi gençlik (işçi, işsiz, çırak, gençlik kesimi) kesimlerinin de büyük bir kitlesellikle eylemlere katıldığı dikkate alındığında, forumların, semtlerin ve kentlerin yerel özelliklerini de gözeterek bu emekçi gençlik kesimlerinin örgütlenmesini gündemlerine alması gerekmez mi?

 

KADINLARIN ÖRGÜTLENMESİ İÇİN DE BİR DAYANAK

Yine kadınların örgütlenmesi konusunda Park Forumları, yerel özellikleri de gözeterek, büyük direnişe katılan kadın kitlelerinin kendi talepleri etrafında birlikler, platformlar dernekler,… oluşturmak üzere harekete geçmelerini teşvik için Park Forumlarının inisiyatif alması çok önemli değil midir? Bu forumların, “Bundan sonra nasıl mücadele edeceğiz?” sorusu etrafındaki tartışmalarına yanıt vermek bakımından da bu zorunlu değil midir?

 

YEREL SEÇİMLER ÇOK ÖNEMLİ OLABİLİR

Bu girişimlerle birlikte düşünüldüğünde yerel seçimlere müdahale, yüz binlerce yerel yönetici seçileceğine göre; Park Forumlarının yerel özellikleri de dikkate alarak ortak adaylarla seçime gidilmesi konusunda bir inisiyatif alarak, demokrasi güçlerinin ortak adaylar etrafında seçime katılması için çaba sarf etmeyi gündemine alması doğru olmaz mı? Burada halkın park forumlarında, bir “ön seçim” gibi, doğrudan halkın katılımıyla belirleyeceği adaylara karşı, en azından bazı partiler, kendi adayını dayatabilirler mi? Dayatırlarsa bir itibar görür mü?

 

ANAYASA, LAİSİZM VE KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ

Yine örneğin Gezi Parkı direnişinden sonra Anayasa tartışması Meclisteki partilerin üstünde anlaştığı bir metin tartışması olarak kalabilir mi?

Hele de Gezi Parkı direnişinin, laisizm ve Aleviler başta olmak üzere tüm inanç sahiplerinin inanç özgürlüğü ile hükümetin özel yaşama dini ve ahlaksal gerekçelerle müdahalesinin bu ölçüde birleşmiş olduğunu gösterdiği koşullarda artık; dinin devlete devletin dine karışmadığı, dolayısıyla Diyanetin olmadığı bir laisizmin gerisindeki bir laisizm anlayışı kabul edilebilir mi?

Yine Kürt sorununun çözümü konusunda “Park Forumları” tutum alarak burada Hükümetin ayak sürüdüğü “çözüm sürecine” müdahalesi demokrasi mücadelesinin bir gereği ise Park Forumları bu konuyu tartışmaktan ve burada bir tutum almaktan geri durabilir mi; Lice’deki saldırı karşısında alınan tutumun gereği de bu değil midir?

 

GEZİ DİRENİŞİNİN ÖZGÜNLÜĞÜNÜ KAYBETMEMESİ ÖNEMLİ

Önümüzdeki iki yılda üç seçim yapılacağı dikkate alındığında, ülkemizde demokrasi güçleri elbette, demokratik Türkiye için mücadelenin tüm talepleri üstünden bir mücadele yürütmekle karşı karşıyadırlar. Gezi Parkı direnişin ortaya çıkardığı güçler ve Park Forumları, bu açıdan son derece önemli bir imkandır. Bu imkanı heder etmeden ilerlemek, bu direnişin ortaya çıkardığı güçleri Türkiye’nin demokrasi cephesinin etkin bileşeni olarak gelişmesi için destek vermek son derece önemlidir. Çünkü bu forumlar, bugün demokrasi mücadelesinin halk yığınları içinde yayılması bakımından güçlü ve önemli bir dayanak olarak ortaya çıkmıştır. Onların, özgün özelliklerini kaybetmeden gelişmesi ve ilerlemesi için herkese görev düşmektedir.

İHSAN ÇARALAN

(*) Burada örgütsüzlük ve siyasetsizlik, belki çok genç bir kesim için söz konusudur. Belki bir miktar da büyük kentlerdeki nispeten “orta sınıf” denebilecek bir kesim için söz edilebilir. Ama genel olarak harekete katılan kesimlere bakıldığında, bir örgütsüzlük ve siyasetsizliği bir ortak örgüt olmaması ve ortak bir siyasete bağlanmamış olmak olarak anlamak gerekir, yoksa mücadelenin önünde yer alanların önemli bir kesimi de örgütlü ve bir siyasete bağlıdırlar. Bu yüzden de örgütsüzlük ve siyasetsizlik üstünden geliştirilen kuramlar daha baştan sakat doğmaktadır.