Almanya düşük ücrette Avrupa’nın ikincisi

 Avrupa’nın en zengin ülkesi Almanya’da her dört emekçiden birisi düşük ücretli işlerde çalışıyor. Düşük işlerde çalışanların ortalama saat ücreti brüt olarak 9.54 Euro’nun altında.

 

Hükümet partileri işsizlik rakamlarını düşürmekle övünürken, ülkede düşük ücretli işlerde çalışan emekçilerin sayısında adeta rekor kırılıyor. Nürnberg’de bulunan Federal Çalışma Ajansı’na bağlı olarak faaliyet gösteren İş Piyasası ve Meslek Araştırma Enstitüsü (IAB) tarafından yapılan bir araştırmaya göre de, 2010 yılında Almanya’da her dört emekçiden birisi (yaklaşık yüzde 25) düşük ücretli bir işte çalışıyordu. Bu da yaklaşık olarak 7 milyon emekçiye denk düşüyor.

Enstitü tarafından verilen bilgile düşük ücretli işlerde çalışanlar brüt olarak  saat başı 9.54 Euro kazanıyor. Bu da milyonlarca emekçinin çalıştığı halde yoksulluk içerisinde çalışmaya devam ettiğini bir kez daha gösteriyor.

 

EN ZENGİN ÜLKE DÜŞÜK ÜCRETTE AVRUPA’NIN İKİNCİSİ

Avrupa’nın en zengin ülkesi olmakla övünen, krizden etkilenmeyen ülke olarak gösterilen Almanya’da düşük ücretli işlerde çalışan emekçilerin oranı, Litvanya’dan sonra en yüksek olduğu ikinci ülke durumunda. Daha önceki araştırmalarda, Romanya ve Polonya’da düşük ücretli işlerde çalışanların sayısının Almanya’dan fazla olduğu gösteriliyordu. Hükümetin izlediği politikaları olduğu gibi devam ettiği takdirde Almanya’nın gelecekte Litvanya’yı da geçerek şampiyon olması şaşırtıcı olmayacaktır. Düşük ücretli işlerin en az olduğu ülkelerin başında Danimarka, Finlandiya ve Belçika (yüzde 10) geliyor.

IAB yetkilileri yaptıkları açıklamada, düşük ücretli işlerde çalışanların mutlak olarak yoksul kabul edilemeyeceğini, çünkü ailede çalışanların sayısı, vergi sistemi gibi bir çok etkinin çalışanın aylık gelirini belirlediğine dikkat çekti. Ancak, resmi rakamlara göre ücretli işlerde çalışanların sayısı 7 milyon olarak açıklanırken, yoksulların sayısı da 13-14 milyon olarak belirtilmişti. Bu da düşük ücretli işlerde çalışanların önemli bir bölümünün aynı zamanda yoksulluk içerisinde yaşadığını gösteriyor.

 

YÜZDE 80’İNİN MESLEĞİ VAR

IAB tarafından yapılan araştırmada düşük ücretli işlerden en çok kadınların, gençlerin, düşük kalifiyeli emekçilerin, göçmenlerin, süresiz çalışma müsaadesi olmayan yabancıların ve küçük işyerlerinde çalışanların etkilendiği belirtildi. Özellikle kadınların oranı ortalamanın çok üzerinde.

Ancak bütün bunlara rağmen düşük gelirli işlerde çalışanların yüzde 80’inin mesleki bir diplomasının olduğu da tespit edildi.

 

NEOLİBERAL POLİTİKALARIN SONUCU

Dış ticarette şampiyon olan, ekonomik açıdan diğer Avrupa ülkelerinin ilerisinde olan Almanya’da düşük ücretli işlerde çalışan emekçi sayısının bu denli yüksek olması aynı zamanda neoliberal politikaların hayata geçirilmesinde öncü rolü oynamasından kaynaklanıyor. 1990’lı yıllardan itibaren ülke genelinde yayınlaştırılmaya başlanan düşük ücretli işler, özellikle SPD-Yeşiller Hükümeti tarafından yürürlüğe konulan Ajanda 2010 ile tavan yapmaya başladı. ‘İşsizlerin yeniden iş piyasasına kazandırılması’ adı altında başlatılan bu süreç, sadece milyonlarca emekçinin yoksullaşmasına yol açmakla kalmadı aynı zamanda çalışan işçilerin üzerindeki baskıyı da artırdı. İşsizlik ve düşük ücretli işler, daha fazla ücret ve hak talebinde olan işçilere karşı sürekli bir tehdit olarak kullanıldı ve böylece susturulmaya çalışıldı. Bundan asıl karlı çıkan ise tekeller oldu. Bu nedenle sendikaların ve değişik partilerin düşük ücretli ve kiralık işlerin yasaklanması yönündeki talebi, yoksullukla mücadelede büyük bir önem taşıyor. (YH)

 

 

Yüksek kiralar yoksulluğa mahkum ediyor

 

Bertelsmann Vakfı tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Almanya’nın pek çok kentinde yüksek kiralar halkı daha fazla yoksullaştırıyor. Bir çok kentte kiralar ödendikten sonra geriye kalan miktar Hartz IV yardımı seviyesine kadar düşüyor.

Vakıf tarafından yapılan araştırmaya göre, 100 kentin 60’ında emekçilerin aylık geliri, kirayla birlikte 1169 Euro olan Hartz IV yardımının da altında. Böylece, bir çok ailenin eline kirayı ödedikten sonra ancak temel ihtiyaçlar için verilen Hartz IV yardımı seviyesinde para kalıyor.

4 kişilik ailenin ortalama gelirinden yola çıkılarak yapılan hesaplamaya göre bazı kentlerde kira miktarı aylık gelirin yüzde 50’sine kadar varıyor. Örneğin Frankfurt/Main, Jena, Freiburg ve Münih kentlerinde aylık gelirin neredeyse yüzde 50’si kiraya gidiyor. Buna karşın Iserloch’ta gelirin sadece yüzde 20’si kiraya gidiyor. (YH)