Dinlemeye karşı ülke genelinde eylem

Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu (NSA) ile Alman istihbarat servisleri arasında yakın bir işbirliği olduğunun ortaya çıkması, Almanya’nın birçok şehrinde 27 Temmuz’da yapılan gösterilerle protesto edildi.

Dünya çapında düzenlenen protesto eylemine Almanya’da 10 bin’in üzerinde kişi katıldı. Değişik insan hakları örgütleri, inisiyatifler, Occupy Hareketi, Sol Parti, Yeşiller ve Korsanlar Partisi tarafından çağrısı yapılan protesto gösterilerinin en kitleseli 3 bin kişinin katılımıyla Hamburg’da gerçekleşti. Protesto yürüyüşüne FDP Hamburg Federal Milletvekili Burkhardt Müller-Sönksen de destek verdi. Ancak Müller-Sönksen‘ konuşma yaptığı sırada önce yabancı madde fırlatıldı. Daha sonra ise konuşma yaptığı kamyonetin kasasından aşağıya düşürüldü.

Berlin’deki gösteriye ise 2 bin 500 kişi katıldı. Köln’de de Dom Katedrali önünde çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu 700 kişi NSA’nın Prism adlı gözetleme programını protesto etti.

Eylemler sırasında Başbakan Merkel’in NSA’nın Almanya’da yaptığı dinlemelere sessiz kalması eleştirildi, belgeleri açıklamayan NSA eski ajanı Edward Snowden’e destek verildi.

7 Eylül’de Berlin’de NSA’nın dinlemelerine karşı büyük bir miting ve yürüyüş yapılması planlanıyor.

 

SPD’NİN İKİYÜZLÜLÜĞÜ BURADA DA GÖRÜLDÜ

NSA skandalı ortaya çıktığından bu yana hükümete sert eleştiriler yönelten anamuhalafet partisi içerisinde konuyla ilgili farklı görüşler ortaya çıkmaya başladı. Başbakan adayı Steinbrück ile Genel Başkan Sigmar Gabriel, Merkel’i ABD’yi eleştirmemekle eleştirirken, SPD üyesi eski İçişleri Bakanı Otto Schily, partisini uyardı. Der Spiegel’e açıklamalarda bulunan Schily, en büyük tehlikenin terörizm ve örgütlü suçlar olduğunu ifade ederek, buna karşı önlemlerin alınmasının kaçınılmaz olduğunu belirterek, ABD’nin yaptığı dinlemelerin yerinde olduğunu savundu. Dinlemelerin Schily’nin de içişleri bakanı olduğu 1998-2005 yılları arasına kadar uzandığı tahmin ediliyor. Bu nedenle de SPD’nin de dinlemelerde payının olduğu ifade ediliyor. Basında yer alan haberlere göre, SPD’nin NSA’nin yaptığı dinlemelere karşı güçlü bir seçim kampanyası yürütmeyecek.

 

ALMANYA NSA’NIN ORTAĞI

Öte yandan NSA’nın, internet ve telefon üzerinden yapılan bütün görüşmeleri kaydetmesinden Almanya’nın önceden haberdar olduğu ortaya çıktı. Haziran başında ortaya çıkan skandal konusunda bir süre sessiz kalmayı yeğleyen Başbakan Merkel, sonunda katıldığı bir televizyon programında terörle mücadele konusunda bilgilerin toplanmasının önemli sonuçlar verdiğini söyleyerek durumu savundu. ABD’den gelen bilgilerde terör saldırılarının engellendiğine dair bir kaç da örnek göstermişti.

Ne var ki; Der Spiegel dergisinde yayınlanan belgelerde, Alman istihbaratı ve güvenlik birimlerinin uzun zamandan beri NSA’nin bütün bilgileri topladığından haberdar olduğu ve bu bilgilerin paylaşılması konusunda görüşmeler yapıldığı, pek çok bilgiye aldığı, hatta Alman istihbarat örgütlerinin NSA’ya kendilerinin topladığı bilgileri de sunduğu belgeleriyle ortaya konuluyor. Bu nedenle, ABD’nin Almanya’dan habersiz bir şekilde dinlemeler yapmadığı belgelenmiş oldu.

Ama kişisel bilgilerin, görüşmelerin sözde “terör” gerekçesiyle kaydedilmesi, özellikle Almanya’da hassas bir durumu teşkil ediyor. Çünkü Alman halkı, kişisel bilgilerin devlet tarafından toplanmasının nasıl bir sonuca yol açtığını Hitler faşizmi döneminde yaşadı. İnsanların siyasi görüşleri, inançları, ulusal kimlikleri, cinsel tercihleri konusunda tutulan kayıtlar, sonunda milyonlarca insanın toplama kamplarına doldurulması için kullanıldı. Cumhurbaşkanı Joachim Gauck da, yabancı istihbarat örgütlerinin Almanya’daki yurttaşların telefon ve internet üzerinden yapılan görüşmeleri kaydetmesinin kendisini tedirgin ettiğini söyledi. Hatta skandaldan sonra açık bir şekilde telefon etmekten, mail yazmaktan çekindiğini de dile getirdi.

NSU skandalı şimdiden Merkel ve bakanlarını köşeye sıkıştırmış durumda. Başbakanlık Daire Başkanı Roland Poffala, istihbarat örgütlerinin çalışmalarını denetleyen Federal Parlamento Kontrol Komisyonu’nun önüne çıkıp açıklamalarda bulunmak zorunda kaldı.

Alman istihbarat örgütlerinin NSA’nın dinlemelerindeki rolünü araştırmak için bugüne kadar yapılan beş toplantıdan ciddi bir sonuç çıkmadı, çıkması da beklenmiyor. Hükümet partileri mümkün olduğu kadar konuyu gündemden düşürmeye, muhalefet partileri ise seçime kadar gündemde tutmaya çalışıyorlar. Ne var ki, NSA eski ajanı Snowden’in yanında götürdüğü belgeler bu skandalın öyle kolay kapanmayacağını gösteriyor. (YH)