Yine savaş çanları çalıyor

 SYRIA-BRITAIN-CONFLICT-MILITARY

Batılı emperyalist devletler Suriye’ye yönelik askeri bir müdahale için hazırlıkları hızlandırdı. Esad’ın temsil ettiği rejimin devrilmesi için bugüne kadar elinden geleni yapan Almanya, daha çok “sessiz müdahaleci” politikası izliyor. Siyasi olarak işgale destek veren Almanya, askeri müdahaleye bilfiil katılmaya ise pek sıcak bakmıyor.

 

Hitler faşizminin, 1 Eylül 1939’de provokasyon ve yalanlar üzerinden Polonya’ya saldırarak İkinci Dünya Savaşı’nı başlatmasının üzerinden tam 74 yıl geçti. Ne var ki o günden bu yana yalanlar üzerinden emperyalist işgaller ve işgal planları hiç bitmedi. Öncesini bir yana bırakırsak son 12 yıl içinde Afganistan, Irak ve Libya aynı yalan senaryolarla emperyalist devletler tarafından kan gölüne çevrilerek işgal edildi.

“Kimyasal silahlar”, “teröre destek” gibi gerekçelerin yalan olduğu sonradan ortaya çıktığı halde ne kıyılan canlar nedeniyle bir özür dilendi ne de işgallere son verildi.

Aynı senaryo iki yılı aşkın bir süredir Türkiye’nin bir başka komşusu olan Suriye’nin işgali için devreye konulmuş durumda. İşbirlikçilerin silahlandırılarak çıkartılan iç savaşta bugüne kadar yaklaşık 100 bin kişi hayatını kaybetti, milyonlarca insan ise yerinden yurdundan edildi.

ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın başını çektiği emperyalist devletler ve onların bölgedeki işbirlikçileri Türkiye, İsrail, Katar, Suudi Arabistan… gibi ülkelerin tek derdi Beşar Esad’ın temsil ettiği Baas rejiminin yıkılması, yerine işbirlikçi bir grubun getirilmesinden başka bir şey değildir.

Bunca kan ve gözyaşının nedeni emperyalist devletler ve onların işbirlikçisinin Suriye’ye ve bölge üzerinden yaptıkları çıkar hesaplarıdır. Hal böyle olunca da, iç savaş nedeniyle  yaşanan ölümlerden sonra yaptıkları açıklamalar ikiyüzlülükten başka bir şey değildir.

Suriye’deki rejimi devirmek için yürürlüğe konulan senaryolar 21 Ağustos’ta başkent Şam yakınlarında gerçekleştirildiği ileri sürülen kimyasal saldırı vesile edilerek yeniden hız kazandı. Batılı emperyalist devletler saldırının Suriye rejimi tarafından gerçekleştirildiğine dair somut bir ipucu olmadığı halde savaş halini aldılar.

 

ALMANYA SESSİZ MÜDAHALECİ

Suriye’ye yönelik askeri müdahale konusunda ABD, İngiltere ve Fransa açıktan ve yüksek sesli açıklama ve tehditlerde bulunurken Almanya daha sessiz görünüyor. Olası bir saldırı içim Kahramanmaraş’a füze savuma sistemi gönderen Almanya, müdahaleye daha çok ekonomik ve siyasi destek verme eğiliminde.

Genel seçimler öncesinde, Alman halkı arasındaki savaşa karşı olan hassasiyetin farkında olan partiler, kendilerine oy kaybettirecek açıklamalardan kaçınmayı tercih ediyorlar.

Bunda elbette Almanya’nın işgale karşı çıkan Rusya ve Çin ile ilişkileri fazla germeme politikası da önemli bir yer tutuyor. Zira Alman sermayesinin her iki ülkeyle önemli ticari ilişkileri bulunuyor. Ne Batı’dan kopma ne de Çin ve Rusya ile olan ticari ilişkilerinden vazgeçmek istemeyen Almanya, daha çok Batı ittifakına askeri ve siyasi destekle yetinmeyi tercih ediyor gibi görünüyor.

Bu nedenle ABD, İngiltere ve Fransa cephesinden askeri müdahale çağrıları yapılırken, Almanya “temkinli” davranmayı yeğliyor.

Suriye’de 21 Ağustos’taki saldırı sırasında büyük bir olasılıkla kimyasal silah kullanıldığını söyleyen Başbakan Angela Merkel, Almanya’nın muhtemel bir askeri saldırıda aktif olarak yer almayacağının mesajını vermekle yetindi. Federal Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle ile yaptığı açıklamada askeri müdahale için uluslararası camianın birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Federal Savunma Bakanı Thomas de Maiziere de yaptığı açıklamada Alman ordusunun askeri müdahale içerisinde olmayacağını söylemekle yetindi.

Hükümet partilerinin yanı sıra muhalefet partileri de muhtemel bir askeri saldırıya Almanya’nın katılmaması gerektiği yönünde açıklamalarda bulundular. SPD’nin başbakan adayı Peer Steinbrück yaptığı açıklamada, askeri müdahale yönünde bir tartışmanın dahi gündeme getirilmemesinden yana olduğunu söyledi. CDU ve Yeşiller’den politikacılar da açıklamalarında daha çok “siyasi çözüm” yolunun tercih edilmesi gerektiği çağrılarında bulundular.

Sol Parti adına yapılan açıklamalarda ise Suriye’ye yönelik muhtemel bir askeri saldırının bölgedeki çatışma ve gerilimi daha da artıracağı, büyük çatışmalara yol açacağına dikkat çekilerek Almanya’nın askeri müdahaleden uzak kalması istendi. Açıklamada Almanya Genelkurmay Başkanı Volker Wieker’in Ürdün’de işgalden yana ülkelerin genelkurmay başkanlarının katıldığı toplantıda yer alması da eleştirildi.

Sol Parti, ayrıca halkı savaştan yana olan partilere oy vermemeye de çağırdı. (YH)

 

SURİYE’YE KARŞI İŞGAL HAZIRLIKLARI

 

Geçen yıl Suriye’nin kimyasal kullanmasını „kırmızı çizgi“ ilan eden ABD Başkanı Barack Obama, 21 Ağustos’taki kimyasal saldırı iddialarından sonra Ulusal Güvenlik Ekibi ile atılabilecek adımları değerlendirirken, Amerikan donanması da Akdeniz’e ek takviye sevk etti. Akdeniz’den sorumlu ABD’nin Altıncı filosuna bağlı USS Mahan destroyeri ana limana yol alırken, geri döndürülerek Akdeniz’de görev yapması emredildi. Bölgede görev yapan USS Gravely, USS Barry ve USS Ramage destroyerleri de birkaç düzine Tomahawk füzesi ile Akdeniz’in çeşitli noktalarına konumlanmış durumda.

Böylece ABD, Akdeniz’den Suriye’ye saldırı için önemli hazırlıkları yapmış bulunuyor.

Bu hazırlıklar üzerine, ABD’nin İngiltere’yle birlikte iki hafta içinde Suriye’ye askeri müdahale planladıkları iddia edildi. Independent gazetesinin, İngiltere Başbakanlığı kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Batılı güçlerin BM desteğini almaya çalışacaklarını ancak bu gerçekleşmezse, Suriye’ye tek yanlı olarak da saldırı olasılığına hazırlandıklarını yazdı. Independent, herhangi bir müdahalenin “Donanmadan düzenlenecek füze saldırısı şeklinde olmasının muhtemel olduğunu” da yazdı.

 

ABD-RUSYA GERGİNLİĞİ

ABD’nin Suriye’ye askeri müdahale yapacağı iddiaları üzerine Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’i telefonla arayarak Rusya’nın endişelerini belirtti. Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD’ye Şam’a olası bir askeri harekattan kaçınması çağrısında bulunarak provokasyonlara yenilmemesini ve BM temsilcilerinin kimyasal silah kullanılıp kullanılmadığını soruşturması için yardımcı olmasını istedi. Görüşmede Lavrov, son günlerde ABD tarafından yapılan Suriye’ye askeri müdahale ile ilgili hazırlık açıklamalarından Moskova’nın derin kaygı duyduğunun altını çizdiği belirtildi.

Lavrov Suriye’ye Birleşmiş Milletler’in ( BM) kararı olmadan yapılacak bir askeri müdahalenin uluslararası hukukun ihlali anlamına geleceğini söyledi.

 

ÇİN SESSİZLİĞİNİ BOZDU

Çin de, konu hakkında ilk resmi açıklamasını yaptı. Pekin yönetiminden yapılan açıklamada, Suriye’de BM tarafından yapılan kimyasal silah incelemelerine destek verildiği bildirildi.

Çin’in, Suriye’de kimyasal silah kullanıldığı yönündeki iddialara büyük önem verdiğine vurgu yapan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, kimyasal silah kullanıldığı iddialarının doğrulanması konusunda BM’nin kararlarına bağlı kalacaklarını ve yapılan araştırmaların bağımsız, nesnel, adil ve profesyonel bir şekilde yürütülmesini desteklediklerini kaydetti. Suriye sorunu için tek çözümün siyasi yollardan geçtiği tezini yineleyen Çinli Bakan, Suriye konusunun çözümü için ikinci Cenevre Konferansı’nın düzenlenmesinin aciliyet taşıdığına işaret etti.

Öte yansan Fars haber ajansına göre de İran Genelkurmay Başkan Yardımcısı Mesud Cezayiri, ABD’yi “kırmızı çizgiyi” geçmeme konusunda uyardı ve bunun “ciddi sonuçları olacağını” söyledi.

Savaşa karşı mücadele her yerde

 

1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla savaş karşıtı örgütler ve sendikalar tarafından Almanya’nın değişik kentlerinde toplantılar ve gösteriler yapılacak. 1957 yılından bu yana 1 Eylül’de savaşa karşı etkinlikler yapan Alman Sendikalar Birliği (DGB), yaptığı yazılı açıklamada da bu yıl da savaşa karşı mücadele çağrısında bulundu. DGB Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Federal Hükümet’e askeri harcamaları ve silah satışını azaltma çağrısında bulundu. DGB’ye bağlı sendikalar 1 Eylül’den itibaren değişik kentlerde savaş ve barış konulu toplantılar düzenleyecekler.

 

 

AACHEN BARIŞ ÖDÜLÜ VERİLECEK

Her yıl savaş karşıtı kurumlara 1 Eylül’de verilen Aachen Barış Ödülü bu yıl savaşa karşı çıkan okullara veriliyor. Uluslararası kategoride Irak’ın Dohuk kentindeki bir okula, Almanya kategorisinde ise “Schulen ohne Bundeswehr” (Askersiz okul) kampanyasını sürdüren Hulda-Pankok-Gesamtschule (Düsseldorf), Robert-Blum-Gymnasium (Berlin), Käthe-Kollwitz-Schule (Offenbach a.M.) okullarına ödül verilecek. Törene Eğitim ve Bilim Sendikası Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Başkanı Dorothea Schäfer de katılıp bir konuşma yapacak.

Hamburg’da ise 31 Ağustos Cumartesi günü savaşa karşı bir gösteri yapılacak. Saat 14.00’te Kriegsklotz’da başlaşacak yürüyüşün ardından Mönckebergstr.’de bir miting yapılacak.

Aynı gün Berlin, Bochum, Essen, Esslingen ve Karlsruhe’de de gösteri ve anlamalar yapılacak. Etkinlikler 1 Eylül Pazar günü devam edecek.

Diğer kentlerdeki savaşa karşı etkinlikler hakkında ayrıntılı bilgi için: www. friedenskooperative.de