„Büyük servetlerin yükümlülüğü artırılmalı“

schneider

Sosyal yardım kurumlarının çatı kuruluşu olan Paritätischer Gesamtverband’ın genel müdürü Dr. Ulrich Schneider, adil paylaşım için yapılacak eylemle ilgili gazetemizin sorularını yanıtladı.

 

“Adil dağılım” neden gerekli?

Almanya’da her yedi kişiden biri yoksulluk tehdidi altında. Ve örneğin Ruhr Havzası gibi, en büyük sıkıntılara sahip insanların yaşadığı yerlerde ise, belediyelerin sosyal altyapıya ayırdıkları kaynaklar son derece sınırlı. Spor salonları ve çocuk oyun alanları çürümüş durumda. Yüzme havuzları ve kütüphaneler kapatılıyor. Gençlik merkezleri, sosyal sorunlu bölgelerdeki, yaşlılar merkezleri ve ailelere hizmet sunan kurumlarla bu tür projeler kapılarına kilit vuruyor. Almanya gerçekten bir yol ayrımına gelmiş durumda, ne yönde ilerleyeceğine karar vermek durumunda. Eğer gelişmeleri ve toplumun bölünmesi nedeniyle mağdurların artmasını seyretmekle yetinmeyeceksek, artık bir şeyler yapılması gerekiyor. Yani dağılım konusunu gündeme getirmekten başka şansımız yok.

„Sosyal devleti finanse etmek” için yılda 35 milyar ek harcama yapılması gerektiğini açıkladınız. Bu miktar nasıl ortaya çıkıyor? 

Sadece sosyal yardımları ihtiyaçları karşılayacak düzeye çıkarabilmek, yaşlıların bakımını insan onuruna yakışır şekilde düzenlemek ve engelli çocukların öğrenime katılımını sağlamak için 20 milyar Avro gerekiyor. Okulların tamiri, sağlık hizmetleri, sosyal hizmetler, daha fazla anaokulu eğitmeninin istihdamı ve sığınmacılara yardım için yapılacak harcamalarla birlikte bu meblağ ortaya çıkıyor. Öğretmen ve eğitmen sayısının artırılması için yapılması gereken harcamalar da dahil edildiğinde 50 milyar avroya çıkıyor. Eğer bunları gerçekleştirmek istiyorsanız, harcamaları da artırmak ve yeni bir dağılım politikası izlemek zorundasınız.

Toplumsal servetin dağılımındaki eşitsizlik neden bu kadar hızlı büyüdü? 

Kamu bütçelerindeki mali sıkıntılar ve borçlanmanın durdurulması sorunu derinleştirdi. Federal Hükümetin izlediği konsolidasyon politikası neredeyse sadece harcamaların kısıtlanmasına yol açtı. Burada kaybedenler en başta uzun süreli işsizler, yoksul aileler, kira yardımı alanlar ve diğer sosyal yardıma muhtaç kesimler oldu. Bütçe konsolidasyonu, zaten dezavantajlı olan kesimlerin daha fazla dışlanmasına yol açtı. Aynı zamanda son 15 yılda vergi politikalarına bağlı olarak süper zenginler ve yüksek gelirlilerin yükleri azaltıldı. Bu kesimler kazançlarını iyice artırarak servetlerini katladılar.

Platform, zenginliklerin adil dağılımı konusunda hangi somut önerilerde bulunuyor? 

Aslında para var. Ama servetin dağılımı özellikle bizim ülkemizde ahlaksızca. Eğer toplumun en zengin yüzde 10’luk kesimi servetin yarıdan fazlasına sahipse, yeniden dağılım konusunun gündeme gelmesi kaçınılmazdır. En yüksek servetler ile üst düzey gelir gruplarının toplumsal yükümlülükleri artmak zorundadır. Bunun yolu da servet vergisi kesilmesinden ve yüksek gelir gruplarının gelir vergisinin artırılmasından geçiyor. Davlet sadece bu yolla bir yanda ekonomik başarıyı, diğer yanda sosyal standartların korunmasını sağlayabilir.