Daimler Bremen’de bantlar durdu

Tekel yönetiminin üretimin belli bölümlerini taşeron firmalara devretme planı işçiler arasında tepkiye neden oldu. Planların resmen ilan edilmesnini ardından işçiler iş bıraktı.

 

Daimler’in Bremen fabrikasında montaj bantları 75 dakika durdu. IG Metall İşyeri Sendika Temsilciliği (VKL) tarafından örgütlenen protesto eylemine 3 bin işçi katıldı.

Daimler yönetiminin planlarında göre şimdiye kadar fabrikada sadece(!) hizmet işlerini üstlenen taşeron firmalar bundan böyle üretim sürecine de katılacaklar. Bu da işçilerin tepkisine neden oluyor.

 

‘GEDİK AÇILDI MI SONU GELMEZ’

İşyeri Temsilciliği (BR) ve Sendika Temsilciliği (VKL) üyesi Gerhard Kupfer, Junge Welt gazetesine verdiği bir demeçte, “Bu yönelimin bir başlangıç olduğunu düşünüyoruz. Gedik bir kez açıldı mı bunun sonu gelmez” dedi.

Tekel yönetiminin karoseri üretiminde 90 işçiyi kapsayacak sınırlı bir uygulamadan söz ettiğini söyleyen Kupfer, “Taşeron firmalar üretim sürecine girdikten sonra bir daha çıkmaları çok zor olacaktır ve giderek artan oranda üretim sürecine dahil edileceklerdir” dedi.

Tekel yönetiminin Macaristan’ın Kesckkemét şehrindeki fabrikayı örnek aldıklarını söyleyen sendikacı, “Bu fabrikada sadece araç montajı Daimler işçileri tarafından yapılmakta. Montaj öncesi üretim sürecinin neredeyse tümü taşeron firmalar tarafından gerçekleştiriliyor” dedi.

 

ESNEK ÇALIŞMA ARTACAK

Tekel yönetimin üretimin bazı bölümlerini taşeron firmaya devretme planlarının yanı sıra üretimi daha esnekleştirmek istediğini de sözlerine ekleyen Kupfer, “Menajerler üretimi piyasadaki dalgalanmaya göre örgütlemek istiyorlar. Bu da çalışma sürelerinin daha fazla esnekleşmesi anlamına geliyor” dedi.

Tekel yönetiminin 2020 yılına kadar en büyük rakipleri olan BMW ve Audi’yi geride bırakmak için üretilen araç sayısını olağanüstü artırmak istediğine dikkat çeken sendikacı, “Kısacası alınan önlemlerle işçilerin daha fazla ve etkin sömürülmesi planlanıyor. Buna göre işçilerden yılda 15 Cumartesi vardiyası daha yapmaları isteniyor. Ayrıca tekel yönetimi ihtiyaç duyduğunda vardiyaları uzatmak istiyor. İhtiyaç olmadığında ise vardiyaların iptal edilmesini istiyor” dedi.

“BR ve VKL olarak yönetime daha fazla üretmek istiyorlarsa daha fazla işçiyi işe almaları gerektiğini söyledik” diye konuşan sendikacı, “Tabi işe alınacaklar ne taşeron firma ne de kiralık işçi olmalı, hepsi Daimler’in kadrolu işçisi olmalı. Buna da firma yanaşmıyor. Gerekçe ise işyerinde o kadar yer olmadığı! Biz de o zaman sorduk; iyi de o zaman taşeron firmalar, kiralık işçiler nerede üretecekler?!” dedi.

 

NE TAŞERON NE DE KİRALIK İŞÇİ!

Bir süre önce SWR tarafından hazırlanan bir belgesel filmde Daimler’de taşeron firmalar üzerinden çalışan işçilerin 8,19 Euro saat ücreti aldıkları ve bunun yeterli olmadığı için Hartz IV yardımı almak zorunda kaldıkları belgelenmişti. Ayrıca daha sonra gümrük memurları tarafından yapılan incelemelerde Romanyalı test sürücülerinin 3,80 Euro saat ücreti karşılığında taşeron firmalar üzerinden Daimler için çalıştıklarını hatırlatan Kupfer, “Şimdi Genel İşyeri Temsilciliği (GBR) ve Tekel Yönetimi taşeron firmalar ve kiralık işçilerle ilgili yeni bir işyeri sözleşmesi yapmak için görüşüyorlar. Biz bu görüşmelerin yapılmasına karşıyız. Filmle belgelenen kötü çalışma koşullarının önceden bilinmediğini düşünmüyoruz. Fakat şimdi yapılacak bir anlaşma ile taşeron firma ve kiralık işçi uygulamasına sağlam bir kılıf uyduracaklar. Taşeron firma veya kiralık işçi çalıştırılması gibi uygulamalar aşırı sömürü koşullarında çalışmaktır ve bu tür işlerde çalışanların durumları sözleşmelerle değişmeyecektir. Bana göre şimdi vakit varken bu tür çalışma koşullarına karşı her türlü olanağı değerlendirerek mücadele etmeliyiz” dedi. (YH)