Resesyon bitti mi?!

 Avrupa İstatistik Dairesi Eurostat, 14 Ağustos günü AB’de resesyon döneminin sona erdiğini ilan etti. Almanya’daki genel seçimler öncesi yapılan açıklama hükümet partilerine ‘ilaç” gibi geldi; Almanya’nın “AB içinde lokomotif rolünü” oynadığına dikkat çeken hükümet partileri, “Tasarruf politikaların doğruluğu Portekiz’de görüldü” diyerek bir taşla iki kuş vuruyorlar.

 

Avrupa İstatistik Dairesi Eurostat, Almanya’daki genel seçimlere yaklaşık beş hafta kala Avrupa Birliği’nde (AB) resesyon döneminin sona erdiğini ilan etti. Hükümet yanlısı basın ise yayınlanan rapordan hareketle AB ve Euro Birliği (EB) içinde krizin sona erdiğini vurgulayarak, AB ve EB’nin bunu Merkel hükümetinin icraatlarına borçlu olduğunun altını çizmekte gecikmedi.

Deutschlandfunk Radyosu, “Avrupa, tarihinin en uzun resesyon dönemin bitirdi” başlığı altında özel program hazırlarken, FAZ gazetesi ise, “Euro bölgesi kendini resesyondan kurtardı” başlığı altında bu kahramanlığın asıl mimarının Almanya olduğunu belirtti. SZ, FR gibi sol liberal gazeteler biraz daha temkinli yaklaşsalar da neredeyse bütün basın organları uzun süre verdikleri kötü haberleri bir kenara bırakıp “moral pompalayan” haberlere ağırlık verdiler.

 

NEREDEN BAKILDIĞINA BAĞLI!

Aslına bakılırsa, Eurostat tarafından yayınlanan rapordaki verilere göz atıldığında (kutuya bkz.) çıkarılan sonucu bile sorgulamak mümkün.

Hemen başta şunu belirtelim; Eurostat, AB ve EB’nin 2013’ün ikinci çeyrek diliminde bir önceki çeyreğe oranla resesyonu geride bıraktığını ve % 0,3 büyüdüğünü ileri sürüyor. Fakat tabelaya göz atanlar verilerin eksik olduğunu görüyorlar. 2013 yılının ilk iki çeyreğinin karşılaştırıldığı bölümde 7 ülkenin verileri yok. Yine bu bölümde bir önceki çeyrek döneme göre 6 ülke ekside görünüyor.

Önümüzdeki aylarda bu eksik verilerde tamamlandıktan sonra “% 0,3’lük büyüme” oranının aşağı çekilme ihtimali olduğu bir yana, bunun eksiye düşmesi de sürpriz olmayacaktır.

Tabelada bir önceki yıla oranla yapılan karşılaştırmaya baktığımızda AB’nin % -0,2 ve EB’nin % -0,7 daraldığını görmekteyiz. Tabelanın bu bölümünde de 6 ülkenin verileri bulunmuyor. Bu bölümde 8 ülkenin ekside olduğu, yani ekonomilerinin daraldığını görüyoruz. Bu bölüm içinde, önümüzdeki aylarda bu eksik verilerin tamamlanması ardından tablonun olumlu yönde değişmeyeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

 

EMEKÇİLER İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

Bir anlığına Eurostat’ın vardığı sonucun doğru olduğunu varsayalım. AB ve EB “resesyondan” çıktı, yani durgunluk dönemini geride kaldı. Peki, bu yüz milyonlarca emekçi için ne anlama geliyor, aslında buna bakmak gerekiyor mu?

AB veya EB’nin resesyondan çıkması Yunanistan, İspanya, İtalya, Portekiz, Kıbrıs, İrlanda, Hollanda ve diğer ülkelerin emekçileri için ne anlama geliyor?! Almanya’nın 0,7 ve Fransa’nın 0,5 büyümelerinin ağırlığı istatistiklere nasıl yansıdığı görülüyor, fakat bu, diğer AB ve EB ülkelerindeki emekçilere ne fayda (bu gelişmenin Almanya ve Fransa’daki emekçilere nasıl yansıdığı konusunu şimdilik bir tarafa bırakıyoruz) getiriyor? İşten atmalar durdu ve işsizlik mi azaldı, geniş emekçi kitlelerinin alım gücü arttı ve yoksulluk mu azaldı..? Hayır tam aksine bu ülkelerde işten atmalar devam ediyor (turizm nedeniyle kısmi sezonsal oynamalar bir yana), yoksulluk artıyor.

 

ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM…

AB’de olduğu gibi Euro bölgesinde de önümüzdeki dönem ekonominin düzelmeyeceği şimdiden söylenebilir. Özellikle Euro bölgesinin Almanya ve Fransa’dan sonra gelen üç büyük ülkesi İtalya, İspanya ve Hollanda ekonomileri uzun dönemdir daralıyor. Veriler önümüzdeki dönem bu gidişatın düzelmek bir yana daha da kötüleşeceğini gösteriyor.

Suriye’ye yönelik bir emperyalist saldırı olasılığı ve bunun piyasaları nasıl etkileyeceğini bir yana bıraksak bile ABD’nin para politikasında gündeme getirmeyi planladığı sınırlamalar şimdiden etkisini göstermeye başladı. Büyük finans kuruluşları gelişmekte olan piyasalardan döviz rezervlerini çekmeye başladılar. Bu da, ülkelerdeki faizlerinin yükselmesine, ulusal para birimlerinin değer kaybetmesine neden oldu. Bunun ise söz konusu ülkelerdeki bu olumsuz gelişmeyi tekrar gelişmiş kapitalist ülkelerin ekonomilerine olumsuz olarak yanstacağı ortada.

2013 yılının sonu, 2014 yılının başında dünya genelinde yeni bir kriz dalgasıyla karşılaşma olasılığı giderek büyüyor. Bu ise yeni bankalar ve tekeller için yeni kurtarma paketleri, emekçiler için ise tasarruf paketlerinin gündeme geleceği anlamına geliyor. Kısacası kapitalist kısır döngü devam ediyor.

 

 Serdar Derventli

 

POLİTİKALARIMIZIN DOĞRULUĞU..

Avrupa İstatistik Dairesi Eurostat’ın raporu hükümet partileri CDU/CSU ve FDP, “Koalisyonumuzun ısrarlı politikalarının sonucu” şeklinde yorumlandı. Fransa’nın ekonomik büyüme oranını görmezden gelen Alman politikacılar, “Almanya, AB içinde lokomotif rolüne uygun davranıyor ve bütün olanaklarıyla birliğimizin ekonomik olarak ilerlemesine önemli ölçüde katkı sunuyor” görüşünü savundular.

Almanya’nın “AB genelinde tasarruf politikalarına başka bir alternatif olmadığı” konusunda çok ısrarlı bir çizgi izlediğini söyleyen Hükümet Sözcüsü Seifert, “Portekiz ekonomisinin olağanüstü büyümesi bunu çok net ortaya koyuyor” dedi. Almanya’nın bu çizgisini koruyacağını ifade eden Seifert, Almanya’ya yönelik eleştirilerin artık kesilmesinin asıl nedeninin de, izlenen politikanın başarısının artık görülür olmasıyla bağlantılı olduğunu söyledi.

Alman basın organlarında, genel seçimlere az bir süre kala yapılan açıklamanın hükümet partilerini güçlendireceği şeklinde yorumlandı. (YH)

 

 Avrupa Birliği ve Euro Ülkeleri GSH değişim oranları

2012* 2013*  2012**           2013**

3.Ç   4.Ç         1.Ç   2.Ç         3.Ç   4.Ç          1.Ç    2.Ç

EURO 17        -0,1  -0,6         -0,3   0,3         -0,7  -0,9         -1,1  -0,7

AB 28             0,0   -0,5        -0,1   0,3         -0,4  -0,7         -0,7  -0,2

 

Belçika 0,0   -0,1         0,0   0,1          -0,4   -0,5        -0,6  -0,1

Bulgaristan        0,1    0,1          0,1  -0,1           0,7    0,6         0,4    0,2

Çek Cum.        -0,3   -0,3        -1,3   0,7         -1,4   -1,6        -2,4  -1,2

Danimarka         0,9   -0,6         0,0   :                           0,0   -0,4       -0,7      :

 

Almanya          0,2   -0,5          0,0   0,7           0,9    0,3        -0,3    0,5

Estonya            1,4    0,6         -1,0   0,1           3,1    3,0          1,3   1,4

İrlanda             -1,0   -0,2        -0,6     :            -0,5  -1,0         -1,0     :

Yunanistan       :       :     :        :             -6,7  -5,7         -5,6  -4,6

 

İspanya            -0,3  -0,8        -0,5  -0,1          -1,6  -1,9        -2,0  -1,7

Fransa             0,2   -0,2        -0,2   0,5           0,0  -0,3        -0,5   0,3

Hırvatistan        0,3   -0,4          0,0    :             -1,9  -2,3        -1,5     :

İtalya               -0,3   -0,9         -0,6  -0,2         -2,6  -2,8        -2,3  -2,0

 

Kıbrıs              -0,8  -1,4        -1,7 -1,4          -2,3  -3,5        -4,7  -5,2

Letonya             1,3   1,2           1,2   0,5           5,3    5,6         5,6    4,3

Litvanya             1,5    0,7          1,3   0,6           3,8    3,1         4,2    4,1

Lüksemburg     -0,2   2,2         -1,6     :           -0,3    1,6        1,0     :

 

Macaristan         0,0   -0,5         0,6   0,1          -1,7   -2,5        -0,5   0,2

Malta                 0,6    0,1          0,0    :                          1,8    1,7          1,7     :

Hollanda          -0,9  -0,6        -0,4  -0,2          -1,5   -1,5        -1,4  -1,8

Avusturya          0,1   -0,1         0,1   0,2           0,8     0,7          0,2   0,2

 

Polonya             0,4    0,1          0,2   0,4           1,7     0,8          0,7   1,1

Portekiz           -0,9  -1,8         -0,4   1,1         -3,6   -3,8         -4,1  -2,0

Romanya         -0,5   1,0          0,3   0,3          -1,0     0,8         2,2    1,2

Slovenya          -0,6  -1,0         -0,7     :           -2,8   -2,8         -3,3     :

 

Slovakya             0,2   0,1          0,2   0,3           1,9    1,0           0,8    0,8

Finlandiya        -0,1  -0,8          0,2   0,7          -1,6   -2,2        -2,4    0,0

İsveç                   0,1   0,0          0,6  -0,1           0,3    1,5          1,6    0,6

Birleşik Kraliyet 0,7  -0,2          0,3   0,6            0,1    0,0           0,3   1,4

 

*Bir önceki çeyrek döneme oranla yüzdesel değişim.

** Bir önceki yılın çeyrek dönemine oranla yüzdesel değişim.

 

Kaynak: Eurostat

 

 

AB ülkeleri ulusal gelirlerine göre

 

Almanya                          2.644,20

Fransa                           2.032,30

Birleşik Kraliyet           1.926,65

İtalya                           1.565,92

İspanya                        1.049,53

Hollanda                         599,34

İsveç                              409,22

Polonya                          381,21

Belçika                          376,23

Avusturya                       307,00

Danimarka                      245,04

Yunanistan                      193,75

Finlandiya                       192,54

Portekiz                          165,25

İrlanda                            163,94

Çek Cum.                       152,31

Romanya                        131,75

Macaristan                        97,67

Slovakya                          71,46

Lüksemburg                      44,43

Hırvatistan                         43,90

Bulgaristan                        39,67

Slovenya                           35,47

Litvanya                            32,86

Letonya                            22,26

Kıbrıs                               17,89

Estonya                            17,00

Malta                                  6,80

 

Kaynak: Eurostat; veriler milyar Euro. Kalın harflerle yazılan ülkeler Euro ülkeleridir.