Kadınlara yeni tuzak, yüksek gelirli ailelere yeni vergi hediyesi

CDU/CSU, kadınları eve bağlamak ve yüksek gelirli aileleri çocuk yapmaya özendirmek için nikahlı ailelere yeni vergi muafiyetleri getirmeyi planlıyor.

CDU/CSU, seçim öncesi vaatlerinin arasında ailelere yeni bir vergi indirimi getirilmesi de yer alıyor. Buna göre çocuklar için vergiden muafiyet sınırı 8354 Euro’ya çıkarılacak. Amaçlananın, aileleri çocuk yapmaya özendirmek olduğunu belirten CDU/CSU’lu politikacılar, demografik gelişimin olumlu yönlendirilmesi için bunun zorunlu olduğunu iddia ediyorlar. Daha önce var olan evli eşlere yönelik vergi muafiyetinin (Ehegattensplitting), yüksek gelirli ailelere yapılan bir hediye ve kadını eve bağlama- çalışmasını engelleme yöntemi olduğu eleştirileri ve Ehegattensplitting’in kaldırılıp bu paranın anaokulu ve kreşlere ayrılması önerilerine kulak tıkayan muhafazakar partiler şimdi tekrar yüksek gelirli ailelere ayrıcalık yapmaya hazırlanıyorlar.

Koblenz Üniversitesi Eğitim ve Sosyal politika Enstitüsü (ibus) yöneticisi sosyal bilimci ve iş pazarı uzmanı Stefan Sell, sözde genel olarak kadınlara ve ailelere mali destek sunmak adına yapılan vergi muafiyetlerinin dar gelirli ve yoksul ailelere hiçbir ek kazanç sağlamadığı eleştirisini getirdi. Sell, ailelere tanınan vergi muafiyeti ile dar gelirli ailelerin yılda en fazla 300, zengin ailelerin ise 866 Euro’luk ek kazançlarının olacağını belirtti. Hartz IV’le yaşayan ailelerin ise hiç bir ek kazancı olmayacak. CDU/CSU’nun çocuk parasını 35 Euro arttırma planı bile Hartz IV’le yaşayan ailelerin cebine giren paranın artmasına yol açmayacak. Bunun nedeni bu ailelerin ellerine geçen paranın sabit olması. Kısacası bu aileler çocuk başına 35 Euro fazla para alsalar bile, Hartz IV kapsamında verilen para çocuk başına 35 Euro azaltılmış olarak verilecek. Stefan Sell, ailelere getirilen vergi indiriminden yalnızca nikahlı çiftlerin yararlanacak olmasının da nikahsız birarada yaşayan ailelere yönelik ayrımcılık olduğuna dikkat çekti. Amaçlananın kadınları çalışma yaşamının dışına çekmek ya da mini iş vb. gibi sigortasız işlerde çalışmaya mahkum etmek olduğunu belirten Sell, çocuklarını anaokulu veya kreşe göndermeyen kadınlara ödenen paraya ek olarak bu yolla da kadınlara yönelik onları eve kapatma politikası izlendiğine dikkat çekti.

Birlik partilerinin, aileleri çocuk yapmaya özendirmek için onlara rüşvet verme yolunu denediğini belirten uzman, ‘ellerine para geçenlerin daha fazla çocuk yapacağı, parası olmayanların az çocukla yetineceği’ mantığının dünyanın değişik ülkelerinden ve özellikle de ABD’den ters örneklerle çürütülmüş olduğunu kaydetti.

Fransa ve benzeri ülkelerde eşlere veya ailelere vergi indirimi yerine bu paranın kreşlerden başlamak üzere çocuk eğitim ve öğretimine ayrıldığını bildiren Stefan Sell, Almanya’nın da sendikaların, kadın örgütlerinin talepleri doğrultusunda bu yolda adım atmasının zorunlu olduğunu açıkladı.

Ayrıca Almanya’da çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanması için çocuk başına 586 Euro temel çocuk parası ayrılması, ücretsiz eğitim-öğretim hakkının garanti edilmesi de Sell’in talepleri arasında yer alıyor. (YH)