Suriye’nin kimyasal silahları Almanya’dan

Son haftalarda dünyanın yoğun bir şekilde tartıştığı Suriye’deki kimyasal maddelerin önemli bir bölümünün Almanya’dan gittiği ortaya çıkı. Sol Parti tarafından yöneltilen bir soru önergesine hükümet tarafından verilen yanıta göre 2002-2006 yılları arasında toplam 100 tondan fazla kimyasal maddenin Almanya tarafından Suriye’ye satıldığı belirtildi.

Hükümetin yanıtında satılan kimyasal maddelerden,  kitlesel bir şekilde ölümlere yol açabilecek sarin gazının elde edilmesinin mümkün olduğu da ifade edildi. Federal Hükümet, 2002-2006 yılları arasında Suriye’ye 137 ton kimyasal madde satıldığını ifade etti.

Kimyasal maddelerin Suriye’ye en çok SPD-Yeşiller Hükümeti tarafından verilmesi dikkat çekiyor. Ancak daha sonra kurulan CDU/CSU-SPD “büyük koalisyon” hükümeti döneminde de kimyasal satışının sürdüğü gözleniyor.

Federal Hükümet, Suriye’ye satılan kimyasal maddelerin insani amaçlar için kullandığını, ancak son gelişmelerle birlikte başka amaçlar için kullanılıp kullanmadığının araştırılacağını belirterek, şu ana kadar kimyasal silah amacıyla kullanıldığına dair bir bilginin olmadığını açıkladı. Yanıtta, BND’nin bu konuda gizli çalışmalar yaptığı da kaybedildi.

Almanya’nın Suriye’ye kimyasal madde verdiğinin ortaya çıkmasından sonra bir açıklama yapan Başbakan Angela Merkel, konunun bütün yönleriyle araştırılacağını ifade etti. Dönemin hükümetinin mutlaka bütün yönleriyle bir inceleme yaparak kimyasal madde satışında bulunduğunu dile getirerek, “Bana verilen bilgilere göre Almanya’nın sattığı kimyasal maddeler insani amaçlar için kullanılmıştır. Mayıs 2011’da Suriye’ye yönelik alınan yaptırım kararlarından sonra kesinlikle bir satış olmamıştır. Keza Almanya’nın verdiği kimyasal ürünlerden Sarin gazı üretildiğine dair de elimizde bir bilgi bulunmamaktadır” dedi.

ALMANYA-SURİYE İLİŞKİLERİ

Bugün Batı emperyalizmi tarafından hedefe konulan, ekonomik ve siyasi ilişkilerin dondurulduğu Suriye, daha bundan iki yıl öncesine kadar pek çok Avrupa ülkesi ile gayet iyi ilişkilere sahipti. Ayrı zamanda AB tarafından kurulan Akdeniz Birliği üyesi olan Suriye ile iyi ilişkilerin olduğu ülkelerin başında ise Almanya geliyordu. Almanya 2009 ve 2010 yılları için Suriye’ye toplam 26 milyon Euro’luk kalkınma yardımı, 12 milyon Euro’luk da teknik yardımda bulundu.

Economist Intelligence Unit’in (EIU) verilerine göre Almanya 2009 yılında Suriye’den 813 milyon Euro’luk mal alırken, 641 milyon Euro’luk da mal sattı. Almanya’nın Suriye’den satın aldığı malların başında petrol gelirken, Suriye’nin Almanya’dan aldığı malların başında ise kimyasal madde geliyordu.

Resmi verilere göre Almanya Suriye’ye, 2006’da 8.7 milyon Euro, 2007’de 9.6 milyon Euro ve 2008’in birinci yarısında 9.7 milyon Euro’luk kimyasal madde sattı. Ancak bu kimyasal maddelerin kimyasal silaha dönüştürülerek kullanılıp kullanılmadığı konusunda elde her hangi bir somut bilgi bulunmuyor. Dahası, rejimin elindeki maddelerin bir bölümünün isyancıların kontrol ettiği bölgelerde olabileceği ve onların eline geçebileceği de ifade ediliyor.

Ancak kim tarafından kullanıldığından bağımsız olarak, Suriye’de 1500’den fazla insanın canına mal olan kimyasal silah saldırısının ana malzemesinin Almanya’dan gitmiş olma ihtimali hayli yüksek görünüyor.

HALEPÇE’DE ALMAN KİMYASAL GAZI KULLANILDI

Zira geçmişte yaşanan Halepçe Katliamı da halen akıllarda. 16 Mart 1988’de Saddam rejimi tarafından kullanılan ve 5 binden fazla Kürdün katledilmesine neden olan gazın Almanya’dan gittiği daha sonra ortaya çıkmıştı. Halepçe Katliamı’ndan sonra, kullanılan gazın Alman firmaları tarafından illegal bir şekilde Irak’a verildiği saptanmıştı. Katliamın 25. yılında Federal Parlamento’da Halepçe’nin yıldönümü nedeniyle düzenlene törende, katliamda Almanya’nın payının olduğu mecliste grubu bulunan bütün partiler tarafından da kabul edilmişti. Bu nedenle, hükümete yabancı ülkelere satılan kimyasal maddelerin başka amaçlar için kullanılıp kullanılmadığının iyice denetlenmesi çağrısı yapılmıştı. Ancak, Suriye’ye iki buçuk yıl içerisinde satılan 28 milyon Euro’luk kimyasal maddenin farklı amaçlar için kullanılıp kullanılmadığına dair henüz somut bir ipucu yok. Kesin olan ise BM silah denetçilerinin hazırlamış olduğu rapora göre Şam yakınlarında insanların kimyasal silahla öldürüldüğü… (YH)

 

ABD gizli raporu:

Sarin gazı Suriye’ye Türkiye üzerinden gitti

 

ABD Savunma Bakanlığı eski üst düzey yöneticilerinden, eski istihbaratçı Micheal Maloof, WND News haber sitesindeki köşesinde, El Kaide’nin kimyasal silah edindiğini ve kullandığını gösteren bir raporu ele geçirdiğini yazdı.

Rusya’nın Sesi Radyosunun haberine göre, Maloof ABD ordusuna ait olduğunu bildirdiği raporun kendisine ABD istihbarat kuruluşları arasında yer alan Ulusal Saha İstihbarat Merkezi’nden (NGIC) geldiğini, raporun gizli ve “yabancı merkezlere gönderilmemeli” diye sınıflandırılmış bir rapor olduğunu belirtiyor.

Maloof’a göre, raporda El Kaide’nin kimyasal silah yapımında kullanılan sarin gazına sahip olduğu belirtiliyor. Sarin gazı Sünni Selefiler’den oluşan Irak El Kaidesi tarafından temin edildi. Gaz, Türkiye üzerinden El Kaide’nin Suriye kolu olan El Nusra Cephesi’ne gönderildi.

Geçtiğimiz Mayıs ayında Adana ve Mersin’de polisin, El Nusra Cephesi mensuplarının kaldığı evlere yaptığı baskınlarda ele geçirilen sarin gazının bir bölümü de Irak El Kaidesi’nin gönderdiği gazdı. Yakalanan gazın miktarı 2 kiloydu.

ABD askeri istihbarat raporunda, El Kaide’nin kimyasal silah üretme çabalarının Türkiye’deki operasyona karşın sürdürdüğü bildirilirken, Amerikalı askeri bir kaynak, “Nusra Cephesi ve Irak El-Kaidesi’nin sarin gazı üretme çabaları“na ilişkin 50 belge olduğunu belirterek, “El Kaide’nin bu çalışmaları, Mayıs 2013’te Irak ve Türkiye’de bazı kilit isimlerin tutuklanmasıyla birlikte büyük bir darbe aldı“ dedi.

Raporda, El Nusra Cephesi’nin, bir bölümü Türkiye’ye geçirilen sarin gazının diğer bölümünü geçtiğimiz Mart ayında sivillere ve Halep’te Suriye ordusuna karşı kullanılmış olabileceği belirtiliyor.
Maloof, kaynağının El Kaide’nin o tarihten sonra belki büyük miktarlarda sarin gazı ürettiğine de inandığını; El Kaide’nin kimyasal silah üretiminin finansörünün ise bir Suudi Arabistanlı olduğunu, ancak ismini veremeyeceğini söylediğini de bildirdi. (YH)