AfD’nin arkasında kimler var?

 Genel seçimlerde aldığı 2 milyon oyla (yüzde 4.7) dikkat çeken Almanya İçin Alternatif Partisi (AfD), neoliberal, milliyetçi özelliklere sahip sermaye gruplarının desteklediği bir oluşum. 3 Şubat 2013’te kurulmasına rağmen, söz konusu sermaye gruplarından aldığı maddi destekle kısa bir sure içerisinde kendisini tanıtmayı başaran bu örgütün en tanınmış destekçilerinden birisi 1995-2000 yılları arasında Alman İşverenler Birliği (BDI) başkanlığını yapan Olaf Henkel. Euro karşıtlığından çok, Euro’nun Kuzey ve Güney olarak ikiye bölünmesini savunan Henkel, ekonomik durumu kötü olan Güney Avrupa ülkeleri ile ekonomisi iyi olan Kuzey Avrupa ülkelerinin ayrı Euro kullanması gerektiğini dile getiriyor.

AfD’nin sözcüsü Prof. Dr. Bernd Lucke ise ilk olarak neoliberal görüşler tarafından Thomas Straubhaar ile birlikte 2005’deki genel seçimlerden önce, “Hamburg Çağrısı” (Hamburger Appell) adı altında bir çağrı yapmıştı. Die Welt gazetesinde yayınlanan bu çağrıyı aynı görüşleri paylaşan çoğu ekonomi alanında olmak üzere 250 akademisyen de desteklemişti.

O dönem, hükümetin oluşturan partilerin alım gücünün yükseltilerek, ücretlerin artırılmasıyla krizin içinden çıkılabileceği yönündeki görüşlere karşı hazırlanan söz konusu çağrıda, açık bir şekilde krizin ancak düşük ücretli işlerin çoğaltılması, ücretlerin aşağı çekilmesiyle, çalışma sürelerinin uzatılmasıyla, için sürelerinin kısaltılmasıyla aşılabileceği ileri sürülüyordu.

Hamburg Çağrısı’nın gazetelerde çıkan ilanların parasını ise neoliberal görüşleriyle tanınan Yeni Sosyal Piyasa Ekonomisi Enstitüsü (INSM) ödedi. Bu enstitüye ise asıl olarak metal ve elektronik işverenleri destekliyor ve yıllık bütçesinin yaklaşık olarak 10 milyon Euro olduğu tahmin ediliyor.

AfD sadece neoliberal görüşleri savunmuyor, aynı zamanda ırkçı ve milliyetçi görüşlere de sahip. Seçim kampanyası sırasında bunu daha çok göçün yeniden düzenlenmesi, yeni kriterlerin belirlenmesi şeklinde özetledi.

Bu ırkçı yaklaşımından ötürü bir çok ırkçı ve yabancı düşmanının bu partide toplanacağı işaretleri şimdiden gelmeye başladı. Daha önce Berlin Eyalet Senatosu’nda CDU’dan istifa ederek Hollanda’daki Geert Wilders’in partisine benzer bir şekilde “Özgürlük” partisini kuran Rene Stadtkewitz, federal çapta örgütlenmeyeceğini belirterek, AfD’ye geçme mesajı verdi. Bu partinin bir çok üyesinin AfD’ye üye olmak için harekete geçtiği belirtiliyor.

Bu partinin Doğu Almanya’daki eyaletlerdeki oy oranın ortalamanın üzerinde olması, Sol Parti’den 340 bin oy alması dikkat çekici.

Yapılan anketlere göre, AfD’nin Mayıs 2014’de yapılacak Avrupa Parlamentosu’na temsilci göndermesine kesin gözüyle bakılıyor. (YH)