Altın Şafak terörü can alıyor

Yunan polisi nazi örgütü Hırisi Avgi’ye (Altın Şafak) yönelik yaptığı operasyonda aralarında genel başkan ve 4 milletvekiliyle 14 üst düzey parti yöneticisinin bulunduğu 19 kişiyi gözaltına aldı. 13 kişinin de arandığı açıklandı. Gelişmeler operasyonların devam edeceğine işaret ediyor.

Cunta artığı olan ve cuntadan sonraki yıllarda ordu içinde yürüttüğü faşist çalışmalar nedeniyle ordudan atılan ve bir süre cezaevinde kalan Nikos Mihaliolakas tarafından kurulan Altın Şafak partisi on yıllardan beri varlığını sürdürüyor, suç işlemeye devam ediyor.

Bütün bunlar yeni kanıtlanmış, yeni keşfedilmiş gibi duyuruldu. Oysa yıllardan beri her türlü kanıt ortada duruyordu. Hükümet ve polisin bu örgütün varlığına göz yumarak suça ortak olduğu hemen her olayın ardından dile getiriliyordu. Özellikle polis ve askerler içindeki faaliyetleri ortada olmasına rağmen yetkililer “araştırıyoruz” açıklaması ile yetiniyorlardı.

Hükümet ve yetkililer Altın Şafak’ın meclise girmiş yasal bir parti olduğunu söylüyor ve hatta Yeni Demokrasi Partisi’nin bir çok ileri geleni bu parti ile seçim ittifakını savunuyordu. Daha iki ay öncesine kadar ittifak senaryoları tartışılıyordu. Altın Şafak ise iktidarı hedeflediklerini açıklıyor ve kendileri dışında her kesimi “hain” olarak suçlamaya devam ediyordu. Kısacası sistem politikalarının bir sonucu olarak güçlenen ve iktidarı talep eder noktaya gelen nazilerin kontrolden çıkması rahatsızlık vermeye başladı. Nazileri yasal bir parti olarak gören ve onlarla paslaşmayı ihmal etmeyen yeni demokrasi partisi televiyzon kanallarında anayasa uzmanlarını konuşturarak nazilerin örgütlenmesinin dağıtılabileceğini ve bu partinin seçimlere girişinin yasaklanabileceğini duyurmaya başladı.

Kuşkusuz nazilere karşı gelişen ve anti faşist bir cephe görünümü kazanan geniş tepkilerin ortaya çıkması oldukça önemli ve bu yöndeki çalışmaların devam edeceği görülüyor. Hitler faşizmine karşı verilen ulusal kurtuluş savaşında yer almış olan cumhurbaşkanı Papulyas da bu örgütün dağıtılmasını talep etmiş ve hemen önlem alınmasını dile getirmişti. Yunanlı işçi ve emekçiler, aydın kesimler, gençler nazilere karşı oluşturulan cepheyi genişletmek için yerleşim birimlerinde ve değişik alanlarda antifaşist mücadele komiteleri kurdu. Kısacası nazilere karşı ciddi bir tepki örgütlendi ve bu yöndeki girişimler devam ediyor.

Ancak hükümeti oluşturan koalisyon partileri açıkça, nazilere yönelik operasyonlardan ve sonrasında oluşacak durumdan fayda sağlamanın hesaplarını yapıyor. Hükümet yanlısı basın Altın Şafak’ın seçimlere girmemesi durumunda bu partinin oylarının hükümet partilerine kayacağını ve ülkede istikrarı sağlayacak bir sonucun çıkacağını yazıp duruyor. Son kamuoyu yoklamaları, hükümetin nazilerin üstüne gitmesi nedeniyle koalisyonun güçlü ortağı Yeni Demokrasi’nin oylarını yüzde 2 oranında artırarak ana muhalefet partisinin önüne geçtiğini gösteriyor.

Tabi bu durum hükümet partilerinin Altın Şafak’a karşı daha radikal tutum alacaklarını ve erken seçim tartışmalarının gündeme oturacağını da gösteriyor. Nazilere karşı yapılan operasyonlar sırasında yeni demokrasi partisi ve hükümet ortağı PASOK partisinin ileri gelenlerinin başlattığı “aşırı uçlar sadece Altın Şafakla sınırlı değil” açıklamaları muhalif sol hareketlere, işçi emekçilere ve sendikal harekete karşı bir saldırının başlayabileceğini de gösteriyor.

 Seyit Aldoğan

Altın Şafak lideri de tutuklandı

 

YUNANİSTAN’da Neonazi Altın Şafak’ın üst düzey yöneticileri ve üyelerine karşı başlatılan operasyonlar kapsamında gözaltına alınan örgütün lideri Nikos Mihaloliakos, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
‘Organize suç örgütü kurma ve yöneticisi olma’ gerekçesiyle başlatılan kovuşturma kapsamında önceki akşam mahkemeye çıkarılan örgüt lideri Mihaloliakos’un, 5 saat süren ifadesinin ardından, tutuklu yargılanmasına karar verildi.
Mihaloliakos, kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti ve duruşlarının siyasi olduğunu savundu. 5 saat süren sorgulama sonucunda mahkeme, oy birliği ile Mihaloliakos’un ‘suç örgütü yöneticiliği ve üyeliğinden’ tutuklanmasına karar verdi.
Mahkemenin Mihaloliakos’a ilişkin suçlamaları arasında, “örgütün siyasi ve askeri kanat lideri olması, örgüt tarafından işlenen bütün suçların önceden planlanması ve örgütün yasadışı eylemlerinin koordinasyonunu ve yönlendirmesini yapması” yer alıyor.
Öte yandan 18 Eylül’de cinayete kurban giden müzisyen Pavlos Fissas’ı öldürdüğünü kabul eden Altın Şafak üyesi ile defalarca olay öncesi ve sonrası telefonda konuştuğu tespit edilen Nikea Hücresi Lideri Yorgos Patelis’in de tutuklanmasına karar verildi.
Daha önce, örgütün 4 milletvekilinden üçünün şartlı serbest bırakılmasına, bir milletvekilinin ise tutuklanmasına karar verilmişti.

 

ALTIN ŞAFAK

Vatan, din, aile gibi her zaman gericiliğe zemin olarak kullanılan değerler üzerinden faaliyet sürdüren örgüt 2012 yılında yapılan seçimlerde yüzde 8 oy alarak 18 milletvekiliyle meclise girmişti. Örgüt, yabancı düşmanlığını kışkırtarak ve krizden kaynaklanan sorunlar üzerinden sistem karşıtı bir görünümle ortaya çıkarak ciddi bir kitle tabanı oluşturmayı başardı ve sempati topladı.

Mecliste bulunan tüm partileri “hain” ve “vatan düşmanı” ilan eden Altın Şafak’a verilen oyların ciddi bir bölümü sermaye politikalarına yönelik tepkilerin bir sonucuydu. Hızla işsiz gençler, yoksul insanlar ve gericiler içinde örgütlenen Altın Şafak, yabancılara yönelik bazıları ölümle sonuçlanan saldırılarına hız verdi. Birçok şehrin merkezi meydanlarında yardım paketleri dağıttı ve göçmen işçi çalıştıran işverenleri tehdit ederek Yunanlıların çalıştırılmasını dayattı. Kreşlerin yabancı çocuklara kapatılmasını, tüm yabancıların ülkeden sürülmesini gündeme taşıdı. Göçmenlerin bulunduğu yerleşim birimlerinde operasyonlar yaparak ve sözde asayişi sağlayan önlemler alarak sisteme alternatif olduklarını yaymaya çalışan örgüt son zamanlarda yunanlı devrimcilere ve antifaşistlere karşı saldırılarını artırdı ve ülke genelinde “hücum kıtaları” oluşturduklarını kamuoyuna duyurdu. Son saldırıların birçoğu askeri elbiseler giyen nazilerce yapıldı.

Bir buçuk yıl içinde birçok öldürme ve yaralamayı içeren yüzlerce olaya imza atan naziler en son sevilen bir müzisyeni katledince tepkiler büyüdü. Savcılar ve polis 5 gün gibi kısa bir süre içinde Altın Şafak’ın bir suç örgütü olduğunu ortaya koyan kanıtları bir, bir servis etmeye başladılar. Yunanistan istihbarat teşkilatının bir elemanı, 9 polis ve subay açığa alındı. İki polis ise tutuklama istemiyle gözaltında bulunuyor. Polis ve kamu düzeni bakanlığından yapılan açıklamalarda Altın Şafak’ın 400’ün özerinde olayın faili olduğu ve askeri bir tarza örgütlendiği, kara para aklama, haraç toplama, yasadışı yollarla gelir sağlama gibi faaliyetler yürüttükleri vurgulandı.