Paketin oyalamadan başka bir anlamı yok

 Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi (ABDEM) bir açıklama yayınlayarak AKP’nin “Demokratikleşme Paketi” nin Kürt halkının beklentilerine cevap vermediğini söyledi. Erdoğan’ın büyük bir gürültü ile açıkladığı pakette asıl atılması gereken adımlar, yapılması gereken düzenlemelerin yapılmadığını ve bir kaç sembolik değişiklikle göz boyama yoluna başvurulduğu belirtildi.

Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi Yürütme Kurulu adına yapılan açıklamada, 21 Mart Newroz’unda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısı ve gerillanın sınır dışına çekilmesi ardından geçen 90 günde bir çatışma ve ölüm haberinin gelmemesinin barış umudunu artırdığı ancak devletin bu süreçte demokrasi taleplerine şiddet uygulamaya devam ettiğine dikkat çekildi.

AKP hükümeti’nin adım atmak yerine beklentileri karşılamayan bir paket açıkladığına işaret edilen açıklama şöyle devam etti:

“Paket sürecin tamamen seçimlere yönelik yatırıma dönüştürülmek istendiğini göstermiştir. Hâlbuki insan canı ve temel haklar seçim malzemesi yapılamayacak kadar değerlidir.

Bu nedenle Başbakan Erdoğan tarafından büyük bir gürültüyle açıklanan ve maalesef AB kurumları ve Avrupa ülkeleri tarafından da olumlu olarak değerlendirilen pakette asıl atılması gereken adımlar, yapılması gereken düzenlemeler yapılmamış, bir kaç sembolik değişiklikle göz boyama yoluna başvurulmuştur.”

Hükümet’in “umut tüccarlığı” yaparak oyalamadan başka bir anlamı olmayan paketi ‘devrim’ gibi gösterdiğini ifade eden Barış Meclisi, paketin sorunları çözme yerine, erteleyen ve bu seçimlerde de AKP’yi desteklemeyi vaaz eden bir içerikte olduğuna dikkat çekti.

Açıklamada Başbakan’ın “Demokratikleşme Paketi” nin başta Kürt halkı olmak üzere, Alevilerin, azınlıkların ve emekçilerle dalga geçmekten başka bir anlam ifade etmediği belirtildi. “Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisimiz (ABDEM) paketin haklarımızın talebine yanıt olmadığı görüşündedir” denildi.

Açıklama, “gerçek anlamda demokratik bir Türkiye’nin kurulması, bütün halkların ve inançların eşit ve gönüllü bir şekilde bir arada yaşaması mücadelesinde bundan sonra da Avrupa’dan destek vermeye devam edeceğiz. Tam hak eşitliğine dayalı demokrasinin kazanılması için omuz omuza mücadelemiz sürecek. Başta AB kurumları olmak üzere, Avrupa devletleri ve basınını AKP ve Erdoğan’ın söylediklerinde değil, bu sorunların gerçek muhatabı olan demokrasi güçlerine, Kürtlere, Alevilere… kulak vermeye davet ediyoruz” ifadesiyle son buldu. (YH)