KAPİTALİZMİN KURBANLARI

 Dünya Açlık İndeksi’ne göre yeryüzünde 842 milyon insan açlık sınırında yaşıyor. Açlığın hakim olduğu bölgelerin başında Güney Asya ve Afrika geliyor. BM raporlarına göre 6 saniyede bir çocuk açlıktan ötürü hayatını kaybediyor.

 

Kurban Bayramı, İslam dünyasında yoksulların yılda bir kez de olsa bir parça et yemesine vesile olurken, dünya genelinde milyonlarca insan açlık ve sefaletin pençesinde. En çok da Güney Asya ve Afrika’da kapitalizmin yarattığı talan ve sömürüden ötürü, milyonlarca insan açlık sınırının altında yaşamını sürdürme çabası içinde.

Geçtiğimiz günlerde Berlin’de bir basın toplantısıyla açıklanan Dünya Açlık İndeksi’ne göre, dünya genelinde tam 842 milyon insan kronik olarak açlık sınırı altında yaşamını sürdürüyor. Bu da yeryüzündeki her 8 kişiden birisinin açlık sınırı altında yaşadığı anlamına geliyor. Raporu açıklayan Dünya Yoksullarla Yardım Örgütü Başkanı Baerbel Dieckmann, açlığın özellikle Güney Asya ve Sahra’nın güneyinde kol gezdiğine dikkat çekti.

Rapora göre, milyonlarca insanın açlıkla boğuşmasına asıl olarak silahlı çatışmalar, savaşlar, işsizlik, doğal afetler ve yüksek gıda fiyatları neden oluyor.

Dünya Yoksullara Yardım Örgütü tarafından verilen bilgile göre, doğal afetlerden korunmak için ayrılan her bir doların üç dolar tasarruf edilmesine yol açtığına dikkat çekilerek, öncelikli olarak sulama sistemlerinin, bentlerin ve sağlam binaların yapılması gerektiğine dikkat çekerek, bunların olmaması durumunda dünya genelinde açlığın daha da artacağına işaret etti.

Yardım Örgütü Başkanı Dieckmann, açlığın olduğu bölgelere genetiği bozulmuş bitkilerin bölgeye gönderilmesinin, akçıkla mücadeleye yaramadığını belirterek, bu durumun özellikle bölgedeki tarımı yok ettiğini ve küçük üreticilerin büyük tekellere bağımlı hale geldiğine dikkat çekti. Ayrıca, açlığın hakim olduğu bölgelerde yeteri kadar gelire sahip olmayan insanlar en temel gıda maddelerini dahi satın alamaz hale gelmiş durumda.

Gelişmiş sanayileşmiş ülkelere iklim değişimine karşı etkili mücadele etmeye çağıran Dieckmann, “Bugün dünyada yeteri kadar temel gıda üretilmesine rağmen açlığın devam etmesi bir skandaldır. Çünkü üretilen bu gıda maddeleri doğru bir şekilde paylaşılıyor” dedi.

Dünya Açlık İndeksi’ne göre açlığın en dramatik boyutlara ulaştığı ülkelerin başında Brundi, Eritre, Kamerun, Madagaskar geliyor. Ayrıca savaşın hakim olduğu Suriye’de de çok sayıda insan açlıkla karşı karşıya.

Açıklanan indekste bu bölgelerde 1990’dan bu yana en kötü durumun yaşandığına işaret edildi. Her ne kadar dünya genelinde açlıkta 1990’a göre yüzde 34 iyileşme olduğu ifade edilse de, durumun hala ciddiyetini koruduğuna dikkat çekiliyor. Özellikle de son yıllarda açlık konusunda sürekli bir artış söz konusu. Önceki döneme göre iyileşmenin olduğu bölgelerin başında ise Güney Asya, Latin Amerika ve Karabik gösterildi.

Dünya Yoksulluk İndeksi, 2006’den bu yana yayınlanıyor.

 

HER 6 SANİYEDE BİR ÇOCUK ÖLÜYOR

Öte yandan Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan bir rapora göre, dünya genelinde her gün açlık nedeniyle onbinlerce insan hayatını kaybediyor. Birleşmiş Milletler Özel Temsilcisi Oliver de Schutter’in New York’ta açıkladığı rakamlara göre her altı saniyede bir çocuk açlıktan ötürü hayatını kaybediyor. Schutter’in verdiği bilgiye göre yine her gün açlıktan ötürü onbinlerce insan ölüyor. Böylece kapitalizm bir tarafta ne yediği ve harcadığının haddi hesabını bilmeyen bir kesim yaratırken, diğer tarafta ise her gün onbinlerce insan açlıktan hayatını kaybetmek zorunda kalıyor. Bu durumun dünya ekonomisinin çarpık yapılanması ve adaletsiz dağılımından kaynaklandığı da BM raporunda ifade ediliyor.

Schutter, dünya çapında açlıktan ötürü yaşanan bu ölümlere karşı temel gıda maddelerinin üretiminden köklü bir dönüşüme gidilmesi gerektiğine işaret ederek bunların başında tarım alanlarında çalışma, yoksul ülkelerdeki gelişme ve herkesin temel gıda maddelerini edinebilmesinin güvence altına alınması geldiğini söyledi. (YH)

 

Üretilen temel gıda maddelerinin üçte biri tüketilmeden atılıyor

 

Dünya genelinde yaşanan adaletsizlik en çok da temel gıda maddelerinin üretimi ve tüketiminde yaşanıyor. Açlık ve yoksulluğun hakim olduğu bölgelerde insanlar bir parça ekmeğe muhtaç bir şekilde geceleri aç yatarken, zenginliğin olduğu bölgelerde ise üretilen ancak tüketilmeyen temel gıda maddelerinin yarattığı sorunlar “dert” olmaya başlandı. Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan bir rapora göre dünyadaki tarlaların yüzde 28’inde üretilen temel gıda maddelerin tüketilmeden atıldığını, dolayısıyla bu durumun çevreye büyük bir zarar verdiğine işaret edildi.

Dünya Gıda Örgütü Genel Müdürü Jose Graziano da Silva de yaptığı açıklamada dünya genelinde üretilen temel gıda maddelerinin üçte birisinin tüketilmeden çöpe atıldığını söyledi. Bu da yılda yaklaşık 1.3 milyar ton temel gıda anlamına geliyor. Temel gıda maddelerinin tüketilmeden atıldığı ülkelerin başında Çin, Güney Kore ve Japonya geliyor. Bu ülkelerde her yıl kişi başına 200 kilogram temel gıda atılıyor. Kuzey ve Latin Amerika ülkelerinde daha çok et, Avrupa ülkelerinde ise sezme ve meyve atılıyor.

 

Avrupa’da 43 milyon açlık sınırında

 

Açlık sınırında yaşayanlar sadece yoksul ülkelerin değil aynı zamanda zengin Avrupa ülkelerinde de giderek artıyor. Uluslararası Kızılay Örgütü (IFRC) tarafından verilen bilgiye göre Avrupa’da 43 milyon insan sıcak bir yemek ve yeteri kadar temel gıda maddesi tüketemiyor. 120 milyon Avrupalı ise açlık sınırı riski altında.

IFRC Genel Sekreteri Bekele Geleta konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Avrupa 60 yıldır insanı açıdan en büyük krizini yaşıyor” dedi. Avrupa kıtasının bir tarafından zenginlik diğer tarafından yoksulluğun olduğuna işaret eden Geleta, Kızıl Haç’ın 2009-2012 yılları arasında Avrupa’nın 22 ülkesinde dağıttığı gıda maddelerinin yüzde 75 arttığı ifade edildi.

Fransız Kızıl Haçı tarafından verilen bilgiye göre, ülkede yiyecek yardımı alanların dörtte üçünün aynı zamanda kirasını da ödeyecek durumda olmadığına işaret etti. İngiltere’de ise bu yıl ilk kez Kızıl Haç örgütü yardım dağıttı. (YH)