ABD elçiliği dinleme merkezi

ABD istihbaratının Almanya Başbakanı Angela Merkel’i dinlemesi konusundaki bilgiler somutlaştı. Der Spiegel’de yer alan habere göre, Almanya’daki dinlemeler asıl olarak ABD’nin Berlin Büyükelçiliği ve Frankfurt Konsolosluğu çatısına yerleştirilen özel antenlerle yapıldı. Merkel’in, 2002’den beri dinlendiği ve Bush’tan sonra Obama’nın da dinlemeden haberdar olduğu belirtiliyor.

 

ABD istihbarat örgütü Ulusal Güvenlik Dairesi’nin (NSA), Almanya Başbakanı Angela Merkel’i Berlin’deki ABD Büyükelçiliği binasının çatısına yerleştirilen bir düzenek üzerinden dinlediği ortaya çıktı. Der Spiegel dergisinin haberine göre, Berlin’de bütün bakanlıklar ve Başbakanlık Dairesi’nin bulunduğu Brandenburg Kapısı’na çok yakın olan Paris Meydanı’nda yeni inşa edilen ABD Büyükelçiliği’nin çatısına NSA ve CIA tarafından özel bir dinleme sistemi kurulduğunu yazdı.

Derginin haberine göre, Merkel’in çevresinde zaman zaman dinlendiğine dair kuşkuların dolaştığı ve daha çok da Rusya ve Çin’den şüphe duyulduğu, “dost ve müttefik” ABD’nin Merkel’i dinleyebileceğine ise pek ihtimal verilmediği belirtiliyor. NSA’nın “Çok Gizli” ibareli belgesine göre, 2010 yılında NSA ve CIA tarafından görevlendirilen ve özel yetiştirilmiş “Special Collection Service -(SCS)” timi Berlin’deki ABD Büyükelçiliği’nin çatısına dinlemelerin çok daha kolay ve yaygın yapılabilmesi için özel bir anten yerleştirmiş.

 

SİSTEM 80 DEĞİŞİK YERE KURULDU

NSA eski ajanı Edward Snowden’in verdiği belgeler üzerinden hazırlanan haberde, benzer dinleme sistemleri dünyanın 80 değişik yerinde kurulmuş. Bunların 19’u Avrupa’da bulunuyor. Avrupa’daki kentlerin başında Paris, Madrid, Roma, Prag ve Cenevre sayılıyor. Bu sistem Almanya’da ise Berlin ve Frankfurt’ta kuruldu. ABD Büyükelçiliği ve konsolosluklarında dinlemeye karşı özel olarak yapılmış alanlarda çalışan SCS ekipleri, “diplomat” statüsünde Almanya’da bulunuyordu. Elçilik ve konsolosluklarda ise özel ayrıcalıklara sahip.

Uluslararası anlaşmalar büyükelçiliklerden ve konsolosluklardan dinlemelerin yapılmasını yasaklarken, ABD bunları takmadan uzun bir süre başta Almanya olmak üzere pek çok ülkede internet ve telefon üzerinden yapılan bütün görüşmeleri kaydetti.

Bütün bu belgelere rağmen NSA, dinlemelerin yapıldığına dair resmi bir açıklama yapmaya yanaşmadı.

 

MERKEL 2002’DEN BERİ DİNLENİYORDU

NSA’nın belgelerinden Başbakan Merkel’in “0173” ile başlayan telefonun dinlemek üzere takibe alındığına yer veren Der Spiegel, dinlemenin 2002 yılından itibaren uygulandığı ve bunun Obama’nın Haziran 2013’te Berlin’e yaptığı ziyarete kadar devam ettiği dile getirildi. Böylece Merkel’in telefonunun Georg W. Bush’un işbaşında olduğu dönemden itibaren 10 yıldan fazla bir süre ABD istihbaratı tarafından dinlendiği saptanmış oldu. New York Times gazetesi de Merkel’in 2002’den beri dinlendiğini yazdı.

Derginin iddiasına göre, Beyaz Saray ve AB istihbaratının bir buçuk yılda bir dinlenen listeleri gözden geçirdiğini, bu nedenle dinlenen ülke liderlerinin 1’den 5’e kadar değişik kategorilerle numaralandığı ifade edildi. Buna göre Çin yöneticileri 1, Brezilya ve Meksika yöneticileri 3 ile kategorileştirildi. Almanya da bu kategoride yer aldı. Gizli belgelerde Almanya’nın dinlenmesine gerekçe olarak ekonomideki istikrar, dış politikadaki hedefler ve yüksek düzeydeki silah sistemi gösterilmiş.

 

İKİ HAFTA PAZARLIK YAPTILAR

Der Spiegel’in belgeleri Federal Hükümet’e iletmesinin üzerinden geçen iki haftanın ardından, ABD’nin Merkel’i dinlediği doğrulandı ve bu temelde diplomatik girişimler başladı. Obama’nın Güvenlik Danışmanı Sussane Rice’nin bir hafta sonra Başbakanlık Dairesi’ni arayarak, “Merkel’in şu anda dinlenmediği, gelecekte de dinlenmeyeceği sözünü verdiği” açıklaması dikkat çekti. Böylece, geçmişte dinlendiği dolaylı biçimde kabullenmiş oluyordu. Daha sonra da konunun fazla dallanıp budaklanmaması, kamuoyuna yansıtılmaması temelinde değişik düzeylerde her iki ülke arasında görüşmeler devam etti. Ancak Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’nin ülkesinde yurttaşların dinlenmesine karşı Obama ile görüşmesinden sonra, Merkel de benzer bir görüşmede bulunma kararı aldı. Yapılan Merkel-Obama görüşmesinde de Obama, olanlar için Merkel’den özür diledi, ancak bu ortalığın yatışmasına yetmedi.

 

OBAMA ÖNCEDEN BİLİYORDU

Ortaya çıkan belgeler ve bilgiler, ABD’nin uzun bir süredir dünyanın pek çok ülkesinde milyonlarca insanın yanı sıra liderleri de dinlediğini gösteriyor. Bush döneminde yaygınlaştırılan bu uygulama Obama döneminde de olduğu gibi devam etti. “Bild am Sonntag” gazetesinde yer alan habere göre, Obama’nın 2010’dan beri Merkel’in dinlendiğinden haberdar olduğu ileri sürüldü. Gazetenin NSA üst düzey yöneticilerine dayandırarak verdiği habere, NSA Başbakanı Keith Alexander’in Obama’ya Merkel’in dinlendiğine dair bilgi verdiği, ancak Obama’nın dinlemenin durdurulması yerine dosyanın tutulmasını istediği iddia edildi. (YH)

 

Telekulak tasarısı BM’ye sunuldu

 Almanya ve Brezilya, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’na, dijital çağda mahremiyet haklarına saygı gösterilmesi çağrısını içeren bir karar tasarısı sundu.

Tasarıda ‘aşırı elektronik izleme’ye son verilmesi çağrısında bulunuluyor ve kişisel bilgilerin yasa dışı yollarla toplanmasının ağır bir hak ihlali olarak değerlendirilmesi öneriliyor.

Brezilyalı ve Alman yetkililer ABD’nin ülkelerine yönelik geniş kapsamlı gizli izleme faaliyetleriyle ilgili iddialara sert tepki göstermişti. Hiçbir ülkenin adı geçirilmeyen karar tasarısı, Genel Kurul’un insan hakları komisyonunda görüşülecek.
Bu ayın sonuna doğru oylanması beklenen tasarı, tüm ülkelere uluslararası hukuk tarafından güvence altına alınan mahremiyet hakkını koruma çağrısı yapıyor.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararlarının bağlayıcılığı yok. Ancak yeterli desteği alması halinde bu kararların ahlaki ve siyasi açıdan ağırlığı olabiliyor. (YH)

 

ABD Türkiye’yi böyle dinledi

ABD Ulusal Güvenlik Kurumu’nun (NSA) vatandaşların ve üst düzey politikacıların telefon ve internet üzerinden yaptığı bütün görüşmeleri dinlemesinden Türkiye’nin de önemli ölçüde etkilendiği ortaya çıktı. Der Spiegel’de NSA eski ajanı Edward Snowden’in verdiği belgelere dayanılarak hazırlanan haberde, ABD’nin dünyanın 80 ayrı noktasında NSA ve CIA’dan uzman ekiplerden kurduğu “Special Collection Service (SCS)” ekiplerinin iki grubunun Türkiye’de olduğu ortaya çıktı.

“Çok Gizli” ibareli “SCS Global Presence” belgesine göre, dünyanın tam 80 ayrı kentinde dinlemeler yapılıyor. Bu kentler bulundukları kıtalara göre gruplara ayrılmış. Abu Dubai’nin başını çektiği grupta Türkiye’den Ankara ve İstanbul var.

13 Ağustos 2010 tarihini taşıyan bu belgeye göre, SCS ekiplerinden ikisinin Türkiye’de görev yaptığı böylece kesinlik kazanmış durumda.

İstanbul ve Ankara’nın yer aldığı grupta ayrıca Cezayir, Umman, Amara, Bağdat, Basra, Beyrut, Belgrad, Kahire, Şam ve Cidde bulunuyor. Bu listede Irak’tan üç kentin (Bağdat, Amara ve Basra) olması dikkat çekici. Buraya yerleştirilen antenlerle İran’ın dinlenmek istendiği tahmin ediliyor.

SCS’nin Almanya’daki bu çalışma sistemine baktığımızda benzer bir uygulamanın bulunduğu tahmin ediliyor. Bu durumda İstanbul/İstinye’de bulunan ABD İstanbul Konsolosluğu ile Ankara’da bulunan büyükelçilikten, telefon ve internet üzerinden yapılan her türlü görüşmenin SCS tarafından yerleştirilen antenlerle dinlendiğinin güçlü bir ihtimal olduğu sanılıyor.

NSA’nin SCS grubu tarafından “Çok Gizli” ibaresiyle çıkarılan haritada Türkiye’den iki büyük kent yer almasına rağmen, hükümet sanki NSA Türkiye’de dinlemeler yapmamış gibi davranıyor. Ancak, yayınlanan belgeler Türkiye’de geniş kapsamlı bir dinlemenin yapıldığı, bundan başbakan ve hükümet üyelerinin de etkilenme olasılığı bulunuyor.

NSA’nın kurduğu sistem sayesinde en az 35 ülkenin liderinin dinlendiği ileri sürülmüştü. Bu liderler arasında Brezilya Cumhurbaşkanı Dilma Rousseff’in dinlendiği kesinleşmiş ve her iki ülke arasında diplomatik kriz yaşanmıştı. Merkel’in dinlendiğinin ortaya çıkmasından sonra bu hafta da İspanya Başbakanı Mariano Royaj’nın da dinlendiği ileri sürülmüştü. (YH)

 

‘Ulusal istihbaratın haberi vardı’

NSA dinlemeleri nedeniyle iyice zor durumda kalan ABD yönetimi bir taraftan skandalı soruşturma sözü verirken diğer taraftan ise savunmaya geçti. Önceki gün Temsilciler Meclisi İstihbarat Örgütleri Komisyonu’na açıklamalarda bulunan NSA Direktörü Keith Alexander ve İstihbarat Örgütleri Koordinatörü James Clapper, savunmadan saldırıya geçerek, yabancı istihbarat örgütlerinin de Almanya’da dinlemeler yaptığını ileri sürdüler. Komisyonda soruları yanıtlayan Clapper ve Alexander, AB üyesi ülkelerin istihbarat örgütlerinin ABD’de halen dinlemeler yaptıklarını açıkladılar.

Ne ABD ne de başka ülkelerin yurttaşlarını dinlemediklerini, her şeyin yasalar çerçevesinde yapıldığını ileri süren her iki istihbaratçı, yapılanlardan ulusal istihbarat örgütlerinin haberdar olduğunu ve karşılıklı bilgi paylaşımı içerisinde olduklarını dile getirdiler. Alexander yaptığı açıklamada, “Snowden’in verdiği bilgileri analiz edenler şunu anlayamıyorlar. Müttefik güçler topladıkları verileri NSA ile paylaştılar” dedi.

Clapper ve Alexander ifade sırasında, yabancı başbakanlar ve cumhurbaşkanları hakkında bilgi toplamanın 50 yıldan beri sürdüğü gerçeğini de açıklamaktan çekinmediler. (YH)